Doğu Anadolu Bölgesi'nin kuzeydoğusunda yer alan Kars, Türkiye'nin en etkileyici şehirlerinden birisi olma özelliğini taşıyor. Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan şehir, Türkiye'nin "Kafkaslara açılan kapısı" olarak da adlandırılıyor. Tarihi dokusunu korumayı başarmış ender şehirlerden biri olan Kars, her köşesinde farklı bir hikâye saklayan bir şehir. Rus mimarisinin izlerini de taşıyan şehir merkezi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Ani Harabeleri, kış aylarında beyaza bürünen doğal manzaraları ve meşhur Kars kaşarıyla tanınan Kars, son yıllarda kültür ve doğa turizminin önemli merkezlerinden biri hâline geldi. Tarihi oldukça eski dönemlere uzanan Kars'ın ilk yerleşimlerin MÖ 3000'li yıllarda başladığı bilinmekte. Tarih boyunca Urartular, İskitler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi pek çok medeniyet bölgede hüküm sürdü. Özellikle Bagratlı Ermeni Krallığı döneminde büyük bir gelişim gösteren Kars ve çevresi, Orta Çağ'ın önemli ticaret ve kültür merkezlerinden biri hâline geldi. Selçuklu Sultanı Alparslan'ın 1064 yılında Ani'yi fethetmesiyle bölge Türk hâkimiyetine girdi. Osmanlı döneminde önemli bir sınır şehri olan Kars, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında yaklaşık kırk yıl Rus yönetiminde kaldı. Bu dönemde şehir merkezinde inşa edilen taş yapılar ve geniş caddeler, günümüzde Kars'ın mimari kimliğinin önemli parçalarını oluşturuyor. 1918 yılında yeniden Türk topraklarına katılan Kars, Cumhuriyet döneminde de stratejik önemini korumuş ve Doğu Anadolu'nun önemli şehirlerinden biri olmuştur. Kars'ın Sarıkamış ilçesinde bulunan şehitlik, Türk tarihinin en hüzünlü sayfalarından biri olan Sarıkamış Harekâtı'nın anısını yaşatmakta. Her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilen bölge, tarih bilincinin yaşatılması açısından büyük önem taşıyor.
Ani Harabeleri
Kars denildiğinde akla gelen ilk yerlerden biri hiç şüphesiz Ani Harabeleri ya da günümüzdeki ismiyle Ani Ören Yeri'dir. Kars şehir merkezine yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunan Ani, Orta Çağ'ın en önemli kentlerinden biri olarak kabul edilmekte. "Binbir Kilise Şehri" olarak da bilinen Ani, tarih boyunca İpek Yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi olmuş. Günümüzde surları, kiliseleri, camileri ve saray kalıntılarıyla ziyaretçilerine adeta açık hava müzesi sunmakta. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Ani Harabeleri, Kars'a gelenlerin mutlaka görmesi gereken yerlerin başında geliyor. Şehri çevreleyen surlar, iç içe yapılmış iki duvar sisteminden oluşuyor. Bu da şehrin olası kuşatılması durumunda düşmanların koçbaşı kullanabilmeleri güçleştirmekteydi. Surların dışında yine savunma amaçlı hendekler yapılmış. Ortasında bir haç bulunan ve kolları dik açıyla aynı yöne kıvrılan geometrik semboller olan Svastika desenleri çokça kullanılmış. Ören yerindeki en iyi korunmuş ve en önemli yapı ise Büyük Katedral. Haç şeklindeki planı, ortadaki alan kemerlerini taşıyan dayanıklı sütunlarla sınırlandırılmış. Kırmızı tüf taşından inşa edilen katedral, basamaklı bir zemine kurulu. 1064 yılında Sultan Alparslan’ın Ani’yı fethinden sonra katedral Fethiye Camii ismini almış.
Kars Kalesi
Şehrin simgelerinden biri olan Kars Kalesi, 12. yüzyılda Saltuklular döneminde inşa edilmiştir. Şehre hâkim bir tepede bulunan kale, tarih boyunca birçok kez yıkılmış ve yeniden yapılmıştır. Kaleye çıkan ziyaretçiler, Kars şehir merkezini ve çevresindeki geniş ovayı kuşbakışı izleme fırsatı bulmaktadır. Özellikle gün batımında ortaya çıkan manzara büyüleyici bir görüntü sunmaktadır. Kaleyi ilk olarak 12. yüzyılda Saltuklu hükümdarlarından Melik İzzeddin döneminde yaptırıldığı kabul edilir. Tarih boyunca Selçuklular, Osmanlılar ve Ruslar gibi farklı devletlerin egemenliğinde kalan kale, çeşitli savaşlar sırasında zarar görmüş ve birçok kez onarılmış. Kale, kesme bazalt taşlardan yapılmış sağlam surları ve burçlarıyla dikkat çekiyor. Kalenin eteklerinde yer alan tarihi mahalleler, taş yapılar ve köprüler de Kars'ın kültürel mirasını tamamlayan önemli unsurlar arasında yer alıyor. Kars'a gelen ziyaretçiler için kale, hem tarihî hem de fotoğrafçılık açısından mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri.
Ebul Hasan Harakani Türbesi
Kars Kalesine çok yakın yürüme mesafesinde olan Ebul Hasan Harakani Türbesi'ne Kars Ulu Cami ve Aziz Havariler Kilisesini ziyaret ettikten sonra ulaşıyoruz. Anadolu'nun manevi önderlerinden biri olarak kabul edilen Ebul Hasan Harakani'nin türbesi, Kars'taki önemli ziyaret noktalarından biri. Türbe, hem tarihî hem de dini açıdan büyük önem taşımaktadır. Tasavvuf düşüncesinin önemli isimlerinden biri olmuş Ebul Hasan Harakani, Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında etkili olan alp-erenler arasında gösterilmekte. Günümüzde türbe, aynı avlu içerisinde bulunan Evliya Camii ile birlikte ziyaret ediliyor. Mevcut yapının önemli bölümleri Osmanlı döneminde yenilenmiş, son kapsamlı restorasyonlar ise modern dönemde gerçekleştirilmiş.
Kars Müzesi
Türbeden ayrıldıktan sonra Alparslan Caddesini takip ederek Cumhuriyet Caddesi üzerindeki Kars Müzesine ulaşıyoruz. Doğu Anadolu Bölgesi'nin zengin tarihini ve kültürel mirasını yansıtan önemli müzelerden birisi olan Kars Müzesinde arkeolojik ve etnografik eserler sergileniyor. Müze şehir merkezine ve Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alıyor. Koleksiyonlar; Paleolitik Çağ'dan Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsamakta ve bölgenin binlerce yıllık geçmişine ışık tutmakta. Arkeoloji bölümünde özellikle Ani Ören Yeri kazılarından çıkarılan eserler, seramikler, sikkeler ve taş buluntular dikkat çekiyor. Ayrıca bölgede bulunan tarih öncesi dönemlere ait kalıntılar da burada sergileniyor. Etnografya salonunda ise Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır yörelerine ait geleneksel kıyafetler, halılar, kilimler, el yazmaları ve günlük yaşam eşyaları ziyaretçilere sunuluyor.
Tarihi yapılar dikkat çekiyor
Kars şehir merkezinde yer alan taş binalar, geniş caddeler ve tarihi yapılar Rus mimarisinin Anadolu'daki en güzel örnekleri arasında gösteriliyor. Özellikle Ortakağı Mahallesindeki Ordu Caddesi çevresinde bulunan tarihi yapılar, ziyaretçilere adeta bir Avrupa şehrinde geziyormuş hissi vermekte. Buraya çok yakın olan ve Kars Çayının hemen yanı başında, Meçhul Asker Abidesinin tam karşısında yer alan Peynir Müzesi Kars merkezdeki uğrak noktalarından birisini oluşturuyor. Türkiye'nin ilk tematik peynir müzesi olarak dikkat çeken müze, Kars'ın zengin peynircilik geleneğini sergiliyor. Tarihî Süvari Tabya binasında yer alan Müze'de gravyer, çeçil ve kaşar gibi Kars'ın ünlü peynirlerinin üretim süreçlerini detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ayrıca Müzede, Kars yaylalarında yetişen endemik bitkiler ve bu bitkilerle beslenen hayvanların sergilendiği bölümler de bulunuyor.
Kars Mutfağı ve Yemekleri
Kars mutfağı, Anadolu, Kafkas ve Orta Asya mutfak kültürlerinin etkilerini taşıyan oldukça zengin bir yapıya sahip. Hayvancılığın gelişmiş olması nedeniyle et ve süt ürünleri mutfağın temelini oluşturuyor. Kars'ın en ünlü ürünü hiç şüphesiz Kars kaşarı. Bölgenin yüksek yaylalarında otlayan hayvanların sütünden üretilen kaşar peyniri, kendine özgü aromasıyla Türkiye'nin en kaliteli peynirleri arasında gösteriliyor. Kars'ta Rus ve İsviçre etkisiyle üretilmeye başlanan gravyer peyniri, Türkiye'nin en özel peynirlerinden biri. Uzun olgunlaşma süreci sonunda elde edilen peynir, dünya standartlarında kabul edilmekte. Kars mutfağının en sevilen yemeklerinden biri olan Hangel, hamur parçalarının haşlanıp üzerine tereyağı ve sarımsaklı yoğurt eklenmesiyle hazırlanıyor. Kuzu eti, nohut ve çeşitli baharatlarla hazırlanan Piti, özel toprak kaplarda uzun süre pişiriliyor. Evelik Aşı, Yörede yetişen evelik otu ile yapılan bu yemek, Kars mutfağının özgün lezzetlerinden biri. Hem besleyici hem de lezzetli olması nedeniyle sıkça tüketiliyor. Kars'ın geleneksel tatlılarından biri olan Umaç helvası, özellikle özel günlerde ve kış aylarında yapılmakta. Doğu Anadolu'nun birçok yerinde yapılan kete, Kars'ta da oldukça yaygın. Tereyağıyla hazırlanan hamur işi, kahvaltıların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer almakta. Kars mutfağının en ünlü yemeklerinden biri ise hiç kuşkusuz kaz eti. Özellikle kış aylarında sofraların baş tacı olan kaz eti, yanında bulgur pilavı ile servis ediliyor.
Kaynak: Özel HaberEditör: Uğur Faruk YILDIZ -Murat İLTER