Yeşilırmak Vadisi'nin bereketli toprakları üzerinde yükselen Tokat, yaklaşık 6 bin yıllık geçmişiyle Anadolu'nun en köklü yerleşimlerinden biridir. Hititlerden Roma'ya, Danişmendlilerden Selçuklulara ve Osmanlı'ya kadar pek çok medeniyetin izlerini taşıyan şehir; tarihi konakları, hanları, kaleleri, medreseleri, müzeleri ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine zengin bir kültür mirası sunuyor. Evliya Çelebi'nin "Âlimler ve Şairler Şehri" olarak tanımladığı Tokat, tarihî dokusunu koruyan sokakları, asırlık eserleri ve köklü gelenekleriyle geçmişi günümüze taşıyan özel bir Anadolu şehridir. Ünlü Tokat Kebabı başta olmak üzere zengin mutfağıyla da öne çıkan kent, tarih, kültür ve gastronomiyi aynı rotada buluşturarak her ziyaretçisine unutulmaz bir keşif deneyimi yaşatıyor.
Tokat Müzesi
Osmanlı döneminden kalma tarihi Arastalı Bedesten'de hizmet veren Tokat Arkeoloji ve Etnografya Müzesi; kentin binlerce yıllık geçmişini gözler önüne seriyor. Müzede; Kalkolitik Çağ'dan Osmanlı dönemine kadar uzanan arkeolojik eserlerin yanı sıra etnografik objeler, geleneksel kıyafetler, el sanatları ve sikkeler sergileniyor. Tarihi dokusuyla dikkat çeken yapı, hem mimarisi hem de zengin koleksiyonuyla ziyaretçilerine kapsamlı bir tarih yolculuğuna çıkartıyor. Tokat'ın kültürel mirasını yakından tanımak isteyenler için mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelen Müze, Tokat gezimizin ilk durağını oluşturuyor. Sulusokak Kent Meydanı olarak adlandırılan bölgede ayrıca; Yağıbasan Medresesi, Hisariye Medresesi, Takyeciler Camii, Deveciler Hanı ve Sulu Hanı da gezebilirsiniz.
Tokat Kalesi
Sulusokak Kent Meydanından ayrıldıktan sonra Ulu Caminin önünden 15 dakikalık bir yürüyüşler Tokat Kalesine ulaşıyoruz. Roma döneminde inşa edildiği düşünülen kayalıklar üzerindeki Tokat Kalesi, şehre hâkim konumuyla eşsiz bir manzara sunuyor. Tarih boyunca savunma amaçlı kullanılan kale, özellikle Drakula olarak da bilinen III. Vlad'ın bu kalede hapis hayatı yaşaması nedeniyle Drakula efsaneleriyle de anılıyor. Bizans, Danişmendli, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kullanılan kale, yaklaşık 500 metre yükseklikteki konumuyla Tokat'ı kuşbakışı izleme imkânı sunuyor. Girişin kuzey yönündeki bir oyuktan yapıldığı kalenin; mazgalları, kuleleri, burçları, sarnıcı, cephaneliği ve kulelerinin bir bölümünün günümüze kadar ulaşmış durumda. Hem tarih meraklıları hem de eşsiz manzara arayan ziyaretçiler için Tokat'ın mutlaka görülmesi gereken noktaları arasında yer alıyor.
Gök Medrese
Tokat Kalesi seyir terasından Tokat'ın eşsiz manzarasını izledikten sonra 10 dakikalık bir yürüyüşle Selçuklular tarafından yaptırılan Gök Medrese'ye ulaşıyoruz. 1277 yılında Selçuklu Veziri Muineddin Süleyman Pervane tarafından yaptırılan Gök Medrese, Anadolu Selçuklu mimarisinin Tokat'taki en görkemli eserlerinden biri. Adını, yapıyı süsleyen turkuaz ve mavi çinilerden alan medrese; taş işçiliği, taç kapısı ve zarif süslemeleriyle dikkat çekiyor. Uzun yıllar eğitim merkezi olarak hizmet veren yapı, Selçuklu döneminin bilim ve kültür hayatına ışık tutan önemli bir miras. Günümüzde restore edilen Gök Medrese, tarih ve mimariye ilgi duyan ziyaretçilerin Tokat'ta mutlaka görmesi gereken eserler arasında yer alıyor. Osmanlılar zamanında XVIII. yüzyıla kadar medrese, bimarhane ve bir odası türbe olarak kullanılan yapı, daha sonraları şifahane ve göçmen barınağı olarak kullanılmış.
Ali Paşa Camii ve Hamamı
Gök Medrese'den ayrılıp, Gaziosmanpaşa Bulvarı'ndan güneye doğru 8 dakikalık bir yürüyüşle Tokat'ın en önemli Osmanlı eserlerinden biri olan Ali Paşa Camii'ne ulaşıyoruz. 1572 yılında Osmanlı devlet adamı Ali Paşa tarafından Mimar Sinan'ın ekolünü yansıtan klasik mimari anlayışıyla kesme taştan inşa edilmiş cami, zarif kubbesi ve sade süslemeleriyle dikkat çekiyor. Caminin hemen yanında yer alan Ali Paşa Hamamı ise aynı külliyenin bir parçası olarak yüzyıllar boyunca halka hizmet vermiş önemli bir Osmanlı hamamı. Tarihi Sulusokak güzergâhında bulunan bu iki yapı, Tokat'ın zengin kültürel mirasını yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için mutlaka görülmesi gereken eserler arasında yer alıyor. Camii avlusunda Ali Paşa Türbesi ile Tokat'ın önde gelenlerinden olduğu düşünülen Burgaç Hatun Türbesi bulunuyor.
Latifoğlu Konağı Müze Evi
Ali Paşa Camiisinden çıkıp aynı güzergahta 5 dakikalık bir yürüyüşle Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Latifoğlu konağına geliyoruz. Osmanlı Barok üslubunda inşa edilen Konak; ahşap süslemeleri, tavan işlemeleri ve geleneksel yaşam kültürünü yansıtan odalarıyla ziyaretçilerini geçmişe götürüyor. Latifoğlu Konağı, 1988 yılında Tokat Müzesi bünyesinde, yörenin eşyaları ve kıyafetleriyle donatılıp Tokat’ın geleneksel ev kültürünün yansıtıldığı Müze-Ev olarak hizmet vermekte. İki katlı konağın odalarına yerleştirilen yöresel kıyafetli mankenler, ziyaretçilere dönemin atmosferini yaşatıyor.
Komana Antik Kenti
Tokat'ın yaklaşık 9 kilometre kuzeydoğusunda, Gümenek Mevkii'nde yer alan Komana Antik Kenti, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin en önemli kutsal yerleşimlerinden biri. Ana Tanrıça Ma adına kurulmuş büyük tapınak devleti olarak bilinen Komana, antik çağda aynı zamanda önemli bir ticaret ve hac merkezi olmuş. Günümüzde sürdürülen arkeolojik kazılar, kentin binlerce yıllık geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. Tokat merkezinden özel araçla Almus yolu (D850) yönünde yaklaşık 15 dakikalık bir yolculukla ulaşılabilen antik kente, Gümenek güzergâhındaki minibüslerle de gidilebiliyor. Tarih ve doğanın iç içe geçtiği bu eşsiz ören yeri, Tokat gezisinin mutlaka görülmesi gereken duraklarından biri. Şayet aracınız varsa D850 kara yolunu kullanarak Çamlıbel istikametinde 1 saat 15 dakikalık bir yolculukla Sulusaray'daki Sebastapolis Antik Kentini de ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Roma ve Bizans dönemine ait mozaikleri, hamamları ve sütunlu yapılarıyla Tokat'ın bir diğer önemli antik yerleşimlerinden birisi.
Kültür ve Sanat
Tokat, yüzyıllardır yaşayan geleneksel el sanatlarıyla Anadolu kültürünün önemli merkezlerinden biri oldu. Özellikle; Yazmacılık, Bakırcılık, Ahşap oymacılığı, Dokumacılık, Seramik, Halı ve kilim dokumacılığı halen ustalar tarafından yaşatılmaktadır. Tokat türküleri ve halk oyunları ise Anadolu folklorünün en önemli örnekleri arasında yer alır. "Hey Onbeşli" türküsü Tokat denildiğinde ilk akla gelen eserlerden arasında gösterilebilir. Eğer bir gününüzü ayırmayı düşünür, Tokat'ın en büyük ilçelerinden biri olan Turhal'ı ziyaret etmek isterseniz; Antik çağlarda Gaziura adıyla bilinen yerleşimi, ilçenin simgesi olan sarp kayalıklar üstündeki Turhal Kalesini ve Roma İmparatoru Julius Caesar'ın Zela Muharebesi'nden sonra söylendiği ünlü Veni, Vidi, Vici sözünün doğduğu yer olarak kabul edilen Zile Kalesini ziyaret edebilirsiniz. Tokat Şehirlerarası Otobüs Terminali ve şehir merkezinden gün boyunca düzenli olarak Turha'al kalkan minibüsler ile bölgeye 40 dakikada ulaşmak mümkün.
Tokat Mutfağı
Tokat mutfağı; bağları, bahçeleri ve verimli ovalarında yetişen doğal ürünlerle şekillenmiş zengin bir yemek kültürüne sahip. Odun ateşinde kuzu eti, patlıcan, domates, biber ve Tokat'ın meşhur sebzeleriyle hazırlanan Tokat Kebabı adeta kentin simge lezzetlerinden. İnce bulgur, yeşil mercimek, salça ve taze otlarla hazırlanan hafif ama doyurucu yöresel bir yemek olan Bat, Yoğurt, buğday ve nohutla hazırlanan geleneksel Anadolu çorbası Toyga Çorbası, İncecik hamurun üzerine özel sos sürülerek taş fırında pişirilen yöresel bir lezzet olan Tokat Yağlısı, Kendine özgü kıvamı ve odun fırınında pişirilmesiyle şehrin vazgeçilmez lezzetlerinden biri Tokat Simidi mutlaka tadılması gereken lezzetlerin başında geliyor. Ayrıca madımak yemeği, keşkek, baklalı dolma, pehlili pilav, çökelekli pide, köme, pestil ve kuşburnu reçeli de Tokat sofralarının öne çıkan tatlar arasında yer alıyor. Tokat mutfağını keşfetmek isteyenler için Pirhan Restaurant, Gurme Restaurant ve Metin Chef Premium Tokat'ın zengin gastronomi kültürünü otantik bir atmosferde deneyimleme fırsatı sunuyor.
Ballıca Mağarası
Tokat'ın Pazar ilçesinde bulunan Ballıca Mağarası, Türkiye'nin ve dünyanın en etkileyici doğal mağaralarından birisi. Yaklaşık 3,4 milyon yıllık bir geçmişe sahip olan mağara, milyonlarca yıl boyunca damlayan suların oluşturduğu sarkıt, dikit, sütun ve traverten oluşumlarıyla adeta yer altındaki doğal bir sanat galerisi görünümünde. Dünyada çok az örneği bulunan soğan sarkıtları, Ballıca Mağarası'nı benzerlerinden ayıran en önemli doğal zenginlikler arasında yer alıyor. 2007 yılında Tabiat Parkı ilan edilen Ballıca Mağarası, sahip olduğu eşsiz jeolojik oluşumlar nedeniyle UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alıyor. Tokat merkezden minibüs veya otobüslerle Pazar ilçe merkezine ulaştıktan sonra Ballıca Mağarası'na taksiyle yaklaşık 10 dakikada ulaşabilirsiniz. Ayrıca Pazar ilçe sınırları içinde kalan Mahperi Hatun Kervansarayı ve Kaz Gölü Kuş Cennetini de ziyaret edebilirsiniz.
Kaynak: Özel HaberEditör: Yusuf Kemal YILDIZ - Murat İLTER