Bir şehri tanımanın en güzel yolu, sokaklarında yürümek; ruhunu anlamanın en doğru yolu ise mahallelerini dinlemektir. İstanbul, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin, dinlerin ve kültürlerin izlerini mahallelerinde yaşatmış eşsiz bir şehir. Bu yazı dizisinde, İstanbul'un tarih kokan mahallelerini geçmişten günümüze uzanan hikâyeleriyle keşfedeceğiz. İkinci durağımız ise rengârenk evleri, taş sokakları ve yüzyıllardır iç içe yaşayan kültürleriyle Haliç'in kıyısında yükselen İstanbul'un yaşayan tarihi Balat.
Balat'ın Ruhu
İstanbul'un en eski yerleşimlerinden biri olan Balat, adını Bizans döneminde burada bulunan "Palation" (Saray) sözcüğünden aldığı kabul edilen tarihi bir mahaller. Haliç kıyısındaki konumu nedeniyle yüzyıllar boyunca ticaretin ve deniz yaşamının merkezlerinden biri olan Balat, Osmanlı döneminde Yahudiler, Rumlar, Ermeniler ve Müslümanların birlikte yaşadığı önemli bir yerleşim haline gelmiş. Dar sokakları, cumbalı evleri ve tarihi yapılarıyla bugün de eski İstanbul'un ruhunu yaşatan Balat, zamanın izlerini taş duvarlarında, renkli cephelerinde ve mahalle kültüründe yaşatmaya devam ediyor. Farklı dinlerin ibadethaneleri, yüzyıllardır aynı sokakları paylaşan insanlar, Haliç'in dinginliği ve eski İstanbul'un mahalle kültürü burada hâlâ yaşatıyor. Her köşe başında ayrı bir hikâye, her sokakta farklı bir medeniyetin izi var. Bu yüzden Balat, İstanbul'un en renkli ve en karakteristik mahallelerinden biri olmayı sürdürüyor. Tarihi, kültürü ve insanıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan yaşayan adeta bir açık hava müzesi olan Balat, modern kafeleri, restoranı ve eğlence mekanlarıyla yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyor.
Balat Evleri
Balat denildiğinde akla ilk gelen, rengârenk boyanmış tarihi ahşap evlerdir. Çoğu 19. yüzyıldan günümüze ulaşan bu yapılar, Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örnekleri arasında yer alır. Dar sokaklara dizilen cumbalı evler mahalleye kartpostallık bir görünüm kazandırır. Son yıllarda yapılan restorasyonlarla yeniden hayat bulan evler, fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez durakları arasındadır. Balat'ın simgesi hâline gelen bu yapılar, geçmiş ile bugünü buluşturmaktadır.
Vodina Caddesi
Mahallenin en hareketli noktalarından biri olan Vodina Caddesi, tarihi dükkânları, sanat galerileri, antikacıları ve butik kafeleriyle Balat'ın kalbi sayılır. Günün her saatinde yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktasıdır. Eski taş binaların arasında yürümek ziyaretçilere adeta zamanda yolculuk hissi verir. Sokak sanatçıları ve küçük işletmeler caddeye ayrı bir canlılık kazandırır. Balat'ın sosyal yaşamı büyük ölçüde bu cadde etrafında şekillenir.
Merdivenli Yokuşlar
Balat'ın dar ve eğimli sokakları arasında yer alan renkli merdivenli yokuşlar, mahallenin en çok fotoğraflanan noktalarındandır. Evlerin arasından yükselen bu sokaklar, İstanbul'un eski mahalle kültürünü yansıtır. Çiçeklerle süslenen merdivenler her mevsim farklı bir güzelliğe bürünür. Sinema ve dizi çekimlerinde de sıkça kullanılan bu alanlar, Balat'ın simgeleri arasına girmiştir. Mahalleyi keşfetmenin en keyifli yolu bu sokaklarda yürümektir.
Fener Rum Patrikhanesi
Balat ile iç içe geçmiş olan Fener Rum Patrikhanesi, Ortodoks dünyasının en önemli dini merkezlerinden biridir. Osmanlı döneminden bu yana faaliyetini sürdüren Patrikhane, Hristiyanlık tarihi açısından büyük önem taşır. Tarihi yapıları ve kutsal emanetleriyle dünyanın birçok ülkesinden ziyaretçi ağırlamaktadır. Avlusu ve kilisesi dikkat çekici mimariye sahiptir. Balat gezisinin en önemli duraklarından biridir.
Sveti Stefan Bulgar Kilisesi (Demir Kilise)
Haliç kıyısında yükselen Sveti Stefan Kilisesi, tamamen demirden üretilmiş olmasıyla dünyadaki sayılı kiliseler arasında yer alır. Parçaları Viyana'da hazırlanarak gemilerle İstanbul'a getirilmiş ve burada monte edilmiştir. 1898 yılında ibadete açılan yapı, uzun süren restorasyonun ardından yeniden ihtişamına kavuşmuştur. Neo-Gotik mimarisiyle dikkat çeken kilise, Balat'ın en önemli simgelerindendir. Özellikle gün batımında etkileyici bir görüntü oluşturur.
Ahrida Sinagogu
İstanbul'un en eski sinagoglarından biri olan Ahrida Sinagogu'nun 15. yüzyılda kurulduğu kabul edilmektedir. Osmanlı döneminde Balat'taki Yahudi cemaatinin en önemli ibadet merkezlerinden biri olmuştur. İç mekânındaki gemi pruvasını andıran Teva bölümü oldukça dikkat çekicidir. Sinagog, İstanbul'un çok kültürlü geçmişinin yaşayan tanıklarından biridir. Günümüzde de özel izinle ziyaret edilebilmektedir.
Ferruh Kethüda Camii
Mimar Sinan'ın eserlerinden biri olan Ferruh Kethüda Camii, 1562 yılında inşa edilmiştir. Küçük ölçülerine rağmen zarif mimarisiyle dikkat çeken cami, klasik Osmanlı mimarisinin seçkin örnekleri arasında yer alır. Mahalle dokusuyla bütünleşen yapı huzurlu atmosferiyle öne çıkar. Avlusu ve çevresindeki tarihi sokaklar ziyaretçilerin ilgisini çeker. Balat'ın manevi mirasının önemli parçalarındandır.
Balat Çarşısı
Balat Çarşısı, yıllardır mahalle kültürünün yaşadığı en önemli merkezlerden biridir. Antikacılar, eski kitapçılar, el sanatları dükkânları ve küçük esnaf burada bir arada bulunur. Geleneksel lezzetler sunan fırınlar ve kahvehaneler geçmişin izlerini yaşatır. Çarşı, günümüzde kültür ve sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapmaktadır. Balat'ın samimi atmosferini en iyi hissedebileceğiniz yerlerden biridir.
Haliç Sahili
Balat'ın Haliç'e açılan kıyısı, mahalleye ayrı bir güzellik kazandırır. Sahil boyunca yürürken tarihi yarımadanın ve karşı kıyının etkileyici manzarası izlenebilir. Gün doğumu ve gün batımı saatlerinde fotoğraf tutkunlarının uğrak noktasıdır. Sahil, geçmişte olduğu gibi bugün de Balat'ın yaşamının önemli bir parçasıdır. Tarih ile denizin buluştuğu bu manzara ziyaretçileri büyüler.
Kaynak: Özel HaberEditör: Yiğit CİGERLİ - Murat İLTER