Çekmeköy Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (ÇEKSİAD) düzenlediği kahvaltılı üye buluşmasının konuğu olan ekonomist ve finans eğitmeni Bora Tokgöz, iş dünyasına yönelik kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Yatırım kararlarından risk alma davranışına, şirketlerin temel hedeflerinden enflasyonla mücadele sürecine kadar birçok başlıkta görüşlerini paylaşan Tokgöz, sanayici ve girişimcilerin ekonomik gelişmeleri değerlendirirken risk, getiri ve enflasyon arasındaki ilişkiye dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.
ÇEKSİAD Başkanı Çağlar Aksoy “Hiç Canımızı Karartmıyoruz, Hepsi Geçecek”
ÇEKSİAD’ın yaz aylarının ardından gerçekleştirdiği ilk toplantı, dernek üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan ÇEKSİAD Başkanı Çağlar Aksoy, konuşmasına derneğin kurucuları ve tüm dernek üyelerini selamlayarak başladı.
Aksoy, ÇEKSİAD’ın yalnızca ticari ilişkilerin ve iş dünyasının gündeminin konuşulduğu bir platform olmadığını vurgulayarak, derneğin yıllar içerisinde güçlü bir aile yapısına dönüştüğünü ifade etti.
2011 yılından bu yana ÇEKSİAD’ın içerisinde yer aldığını belirten Aksoy, derneğin üyeleri arasında oluşan dostluk ve dayanışma kültürünün önemine dikkat çekti.
“ÇEKSİAD Büyük Bir Ailedir"
ÇEKSİAD Başkanı Çağlar Aksoy, derneğin kuruluşundan bu yana geçen süreçte üyeler arasında güçlü bağlar oluştuğunu belirterek, ÇEKSİAD’ın iş dünyasının yanı sıra sosyal anlamda da önemli bir birliktelik oluşturduğunu ifade etti.
Aksoy’un konuşmasında, dernek üyelerinin yalnızca iş bağlantıları üzerinden değil, dostluk ve dayanışma ilişkileri çerçevesinde de birbirlerine destek olduğu mesajı öne çıktı.
Yaz döneminde dernek faaliyetlerine kısa bir ara verildiğini hatırlatan Aksoy, Temmuz ve Ağustos aylarını kapsayan iki aylık süreçte iş insanlarının dinlenebilmesi, aileleriyle vakit geçirebilmesi ve tatil yapabilmesi amacıyla toplantılara ara verdiklerini söyledi.
Yaz arasının ardından yeniden bir araya gelmenin kendisi açısından da mutluluk verici olduğunu dile getiren Aksoy, dernek üyelerini özlediğini ifade etti. Toplantının öne çıkan başlıklarından biri ise son dönemde iş dünyasının karşı karşıya kaldığı ekonomik koşullar oldu.
ÇEKSİAD Başkanı Aksoy, son aylarda ekonomik açıdan çeşitli sıkıntıların yaşandığına dikkat çekerek, iş insanlarının bu süreçte moral ve motivasyona ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Ekonomik şartların iş dünyasının günlük faaliyetlerinden yatırım kararlarına kadar pek çok alanı etkileyebildiğine dikkat çeken Aksoy, yaşanan zorlukların kalıcı olmadığına inandığını söyledi.
Konuşmasında üyelerine moral veren mesajlar da paylaşan Aksoy, ekonomik sıkıntıların aşılacağına olan inancını dile getirdi.
Aksoy, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Malum son birkaç aydır eminim ki herkes hissediyordur; ekonomik sıkıntılar, ülkenin birazcık zor durumda olması... Geçecek mi? Hepsi geçecek, hiç canımızı karartmıyoruz. Normal şartlarda ben hep Pollyanna gibi bir insanımdır, çok mutluyumdur ama ben bile bu ara senin gelip bize güzel bir moral vermen gerektiğini düşündüm.”
Aksoy’un bu sözleri toplantıda bulunan üyeler tarafından dikkatle dinlenirken, ekonomik koşullar karşısında dayanışma ve motivasyonun korunması gerektiği mesajı öne çıktı.
İşletmeci Aşkın Taşkın ÇEKSİAD’a üye oldu
Toplantıda ekonomi gündeminin yanı sıra derneğin büyümesi ve yeni üyelerin ÇEKSİAD ailesine katılması da gündeme geldi.
Program kapsamında derneğe yeni katılan isim için rozet takdim töreni düzenlendi. Madenler bölgesinde işletmecilik yapan ve yaklaşık 15 yıldır Çekmeköy’de ikamet eden Aşkın Taşkın, ÇEKSİAD’ın yeni üyeleri arasında yer aldı.Taşkın, toplantı sırasında sahneye davet edilerek üyelerle tanıştırıldı.
ÇEKSİAD’a katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Aşkın Taşkın, yeni dönemde dernek çatısı altında iş insanlarıyla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
Taşkın’a ÇEKSİAD rozeti, kendisine referans olan isim tarafından takdim edildi. Rozet takdiminin ardından Taşkın, dernek üyelerinin alkışları eşliğinde ÇEKSİAD ailesine katıldı.
Yeni üyenin katılımıyla birlikte derneğin iş dünyasındaki birliktelik ve dayanışma ağının daha da genişlemesine yönelik mesajlar verildi.ÇEKSİAD’ın yeni dönem toplantısında verilen mesajların merkezinde birlik ve beraberlik yer aldı.
İş dünyasının ekonomik açıdan zorlu dönemlerden geçtiği süreçlerde, meslektaşlar arasındaki iletişim ve dayanışmanın önemine dikkat çekilirken, üyelerin birbirleriyle bilgi ve deneyim paylaşmasının da iş hayatına katkı sağlayabileceği vurgulandı.
Ekonomist Bora Tokgöz "Daha yüksek kazanç beklentisi beraberinde daha yüksek risk alma ihtiyacını getiriyor"
ÇEKSİAD üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Tokgöz, özellikle iş insanlarının günlük ticari faaliyetlerinde zaten önemli ölçüde risk aldıklarına dikkat çekerek, yatırım kararlarının da bu gerçeklikten bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti.
Konuşmasının başında modern finans teorisi ve yatırım kararlarının temel mantığı üzerine değerlendirmelerde bulunan Bora Tokgöz, şirketlerin varlık nedenlerinden birinin kâr elde etmek olduğunu belirtti.
Şirketlerin temel amaçlarından birinin kârı maksimize etmek olduğunu ifade eden Tokgöz, daha yüksek kazanç beklentisinin beraberinde daha yüksek risk alma ihtiyacını getirdiğine dikkat çekti.
Finans dünyasında getiri ile risk arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu belirten Tokgöz, yatırımcıların karar verirken yalnızca elde edilecek kazanca değil, bu kazancı elde etmek için üstlenilecek riskin boyutuna da bakması gerektiğini anlattı.
Tokgöz, yatırım kararlarının yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, yatırımcının psikolojisinin ve risk karşısındaki davranışlarının da önemli olduğunu vurguladı.
Girişimciliğin doğasında belirsizlik ve risk var
Bora Tokgöz, konuşmasında daha fazla kazanç elde etmenin temel unsurlarından birinin risk almak olduğunu belirtti.
Ancak risk almanın kontrolsüz biçimde hareket etmek anlamına gelmediğine dikkat çeken Tokgöz, yatırımcıların karşılaşabilecekleri riskleri önceden değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
Özellikle iş insanlarının ticari hayatlarında her gün farklı kararlar almak zorunda kaldığını belirten Tokgöz, girişimciliğin doğasında belirsizlik ve risk bulunduğunu söyledi.
Bu nedenle sanayici ve girişimcilerin yatırım dünyasındaki risk kavramına yabancı olmadığını belirten Tokgöz, işletme kurmanın, üretim yapmanın, yeni pazarlara açılmanın ve yatırım gerçekleştirmenin zaten başlı başına çeşitli riskleri beraberinde getirdiğini anlattı.
Tokgöz, konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden birinde girişimcilerin risk alma davranışını ele aldı.Katılımcılara çeşitli varsayımsal yatırım örnekleri yönelten Tokgöz, insanların aynı miktardaki kazanç veya kayıp ihtimali karşısında nasıl farklı kararlar verebildiğini anlattı.
Televizyon yarışmalarındaki seçenekler üzerinden yaptığı benzetmelerle yatırım kararlarının psikolojik boyutuna dikkat çeken Tokgöz, insanların risk karşısındaki davranışlarının her zaman matematiksel beklentilerle aynı doğrultuda olmayabileceğini ifade etti.
Girişimcilerin ise iş hayatlarının gereği olarak risk almaya daha alışkın olduğunu belirten Tokgöz, yeni bir işletme kurmanın veya mevcut bir işletmeye yatırım yapmanın zaten belirli ölçüde risk üstlenmek anlamına geldiğini söyledi.
Yatırım kararlarında "Risk ve Getiri" dengesini kurmak önemli
Bora Tokgöz, yatırım konusunda karar verirken yalnızca “ne kadar kazanırım?” sorusunun sorulmaması gerektiğini belirtti.
Bunun yanında “ne kadar risk alıyorum?”, “yatırımın geri dönüşü ne kadar sürede gerçekleşebilir?” ve “ekonomik koşullar değiştiğinde ne olur?” gibi soruların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Finansal kararların kişiden kişiye değişebileceğini belirten Tokgöz, bir yatırımcının yüksek risk olarak gördüğü bir yatırımın başka bir yatırımcı tarafından farklı değerlendirilebileceğine dikkat çekti.
Bu noktada yatırımcının kendi risk iştahını doğru belirlemesinin önemine değinen Tokgöz, yatırım kararlarının kişisel finansal durum, beklenti ve ekonomik şartlarla birlikte ele alınması gerektiğini anlattı.
Mevduat hesapları için önemli değerlendirmeler
Tokgöz konuşmasında mevduat hesaplarını da yatırım araçları açısından değerlendirdi.
Mevduatın, devlet güvencesi kapsamında belirli şartlar ve limitler çerçevesinde en güvenli yatırım araçlarından biri olarak değerlendirilebileceğini belirten Tokgöz, yatırımcıların güvenlik ile getiri arasında tercih yapmak durumunda kalabileceğini söyledi.
Daha yüksek getiri beklentisinin genellikle daha yüksek risk anlamına geldiğini ifade eden Tokgöz, yatırım araçlarının değerlendirilmesinde güvenlik, getiri ve likidite gibi farklı unsurların birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye'nin yüksek enflasyon geçmişi var
Bora Tokgöz’ün konuşmasında en fazla üzerinde durduğu başlıklardan biri ise enflasyon oldu.
Yatırım kararlarının değerlendirilmesinde yalnızca nominal getirinin dikkate alınmasının yeterli olmadığını belirten Tokgöz, enflasyonun yatırımın gerçek değerini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Bir yatırımın belirli bir oranda kazanç sağlamasının tek başına yeterli olmadığını belirten Tokgöz, söz konusu getirinin aynı dönemde gerçekleşen enflasyonla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.
Bu nedenle yatırımcıların karar verirken paralarının satın alma gücündeki değişimi de hesaba katmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin yüksek enflasyonla ilk kez karşılaşmadığını belirten Bora Tokgöz, konuşmasında özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda yaşanan ekonomik süreçlere dikkat çekti.
Son 40 yıllık dönemde Türkiye ekonomisinin farklı dönemlerde yüksek enflasyonla mücadele ettiğini ifade eden Tokgöz, geçmişte yaşanan deneyimlerin bugün alınan ekonomik kararların değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu söyledi.
Tokgöz, yüksek enflasyonun yalnızca fiyatların yükselmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda yatırım kararlarından tüketici davranışlarına, şirketlerin maliyetlerinden tasarruf tercihlerine kadar ekonominin birçok alanını etkilediğini ifade etti.
“Dezenflasyon sürecindeyiz, yani enflasyon kademeli olarak düşmeye başladı. Bu nedenle enflasyona çok dikkat etmemiz gereken bir dönemdeyiz.”
Konuşmasının önemli bölümünü Türkiye’nin mevcut dezenflasyon sürecine ayıran Tokgöz, enflasyonun kademeli olarak düşürülmesine yönelik politikaların uygulandığını belirtti.
Tokgöz, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Dezenflasyon sürecindeyiz, yani enflasyon kademeli olarak düşmeye başladı. Yeni politikalarla beraber 2026 sonu için açıklanan Orta Vadeli Plan'da enflasyon hedefi %28.4, 2027 için %21, 2028 için %13.5... Tek haneli enflasyonları ancak 2029'da görmeyi bekliyoruz. Türkiye maalesef yüksek enflasyon gerçeğiyle ilk kez karşılaşmıyor; 80'leri ve 90'ları hatırlayanlar bilir. Dolayısıyla enflasyona çok dikkat etmemiz gereken bir dönemdeyiz.”
Tokgöz, bu değerlendirmesiyle iş insanlarının önümüzdeki dönemde yatırım ve finansal planlamalarını yaparken enflasyon beklentilerini de dikkate almaları gerektiğine işaret etti.
Dezenflasyon süreci zamana yayılan bir süreç
Bora Tokgöz, konuşmasında Orta Vadeli Plan kapsamında açıklanan enflasyon hedeflerini de gündeme getirdi.
2026, 2027 ve 2028 yıllarına ilişkin hedeflerin yatırım ve ekonomi açısından önemli göstergeler arasında bulunduğunu belirten Tokgöz, dezenflasyon sürecinin zamana yayılan bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Tokgöz’ün aktardığı hedeflere göre 2026 yılı sonunda yüzde 28,4, 2027 yılında yüzde 21 ve 2028 yılında yüzde 13,5 enflasyon oranının hedeflendiğini ifade etti.
Tek haneli enflasyon beklentisinin ise 2029 yılına işaret ettiğini belirten Tokgöz, iş dünyasının bu süreçte ekonomik göstergeleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Geniş ekonomik çerçeveyi değerlendirin
Tokgöz’ün değerlendirmelerinde kısa vadeli ekonomik hareketlerin yanı sıra uzun vadeli bakış açısı da öne çıktı.
İş insanlarının yatırım kararlarında günlük piyasa hareketlerinden ziyade daha geniş ekonomik çerçeveyi değerlendirmesinin önemine dikkat çeken Tokgöz, ekonomik göstergelerin birlikte okunması gerektiğini belirtti.
Enflasyon, faiz, yatırım getirisi ve risk gibi unsurların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Tokgöz, finansal kararların bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini anlattı.
Bilgiye dayalı hareket edin
Bora Tokgöz, iş insanlarının finansal kararlarında bilgiye dayalı hareket etmesinin önemine de değindi.
Ekonomik koşulların sürekli değişebildiğini belirten Tokgöz, yatırım kararlarının yalnızca çevreden duyulan bilgiler veya kısa vadeli beklentiler üzerinden verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Risk ve getiri arasındaki dengenin doğru kurulmasının yatırım sürecinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Tokgöz, ekonomik gelişmelerin takip edilmesinin ve yatırım araçlarının özelliklerinin bilinmesinin önemini vurguladı.
ÇEKSİAD üyeleri de Tokgöz’e sorular yöneltti
Bora Tokgöz’ün sunumunun ardından toplantıda soru-cevap bölümüne geçildi.
ÇEKSİAD üyeleri, ekonomi ve finans gündemine ilişkin merak ettikleri konuları Tokgöz’e yöneltti.
İş dünyasının farklı sektörlerinden gelen sorular üzerinden ekonomik gelişmeler değerlendirilirken, yatırım kararlarında karşılaşılabilecek riskler ve mevcut ekonomik ortamın iş dünyasına yansımaları üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Soru-cevap bölümüyle birlikte ÇEKSİAD’ın kahvaltılı üye buluşmasındaki ekonomi ve finans gündemi tamamlandı.
Yaz döneminin ardından gerçekleştirilen ilk buluşma, ÇEKSİAD açısından yeni çalışma döneminin başlangıcı niteliği taşıdı.
Toplantıda hem geçmiş dönem faaliyetleri hem de yeni dönemde gerçekleştirilebilecek çalışmalar açısından üyelerin bir araya gelmesi sağlanırken, ekonomik gündem de toplantının önemli başlıkları arasında yer aldı.
ÇEKSİAD Başkanı Çağlar Aksoy’un üyelerine yönelik moral mesajları, finans eğitmeni Bora Tokgöz’ün ekonomi ve finans odaklı sunumu ve yeni üye Aşkın Taşkın’a gerçekleştirilen rozet takdimiyle toplantı tamamlandı.
Kaynak: Özel HaberEditör: Tuğba SARIKAYA