Memleketinden üzüntüyle ayrılan, görev yerine gittiğinde özlem çeken, dönüp sevdiklerine kavuştuklarında büyük sevinç duyan gazilerimiz… Ya bu destanı yazıp sevdiklerine kavuşamayanlar? Onlar şimdi dost bir ülkenin topraklarında yatıyorlar… Güney Kore toprakları yorgandır onlara!
20’nci yüzyılın yüz karası sahneleri… Harp hukukuna riayetsizlik, amansız saldırılara ve sinsi tuzaklamalara karşı inatla ve ısrarla karşı koymalar, sızma ve istihbarat faaliyetleri… Komünist gerillaların gece saldırıları… Türk tugayının yıpratıcı taarruzları…
Kaechon muharebesi, Kunuri muharebeleri, Wawon muharebesi ve diğerlerinde subay, astsubay ve erlerimizin kahramanlıkları, taktik aldatma ve şaşırtmalar, standart Batı askeri doktrinininde ötesine geçerek arazi yapısını, gece koşullarını ve düşmanın psikolojik zafiyetlerini kendi lehine kullanmasına imkân sağlamıştır.
Prof. Ali Denizli
Sınıf arkadaşım sevgili Prof. Al Denizli, 24-27 Eylül 2026 günleri Pendik Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi’nde “Kore Gazilerini Anma” etkinliği olduğunu söylemişti. Kendisi Kara Harp Okulu 1975 mezunu ve emekli kurmay albaydır. Daha önce yazdığım yazılardan da hatırlayacağınız üzere Prof. Denizli, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı konusunda da çalışma ve araştırmalar yapmış ve gazetemizde yayımlamıştır.
Prof. Denizli, şehitler, yurt içi ve yurt dışı şehitlikler, mezarlar, anıtlar ve şehit aileleriyle ilgili araştırma heyecanını hiç yitirmemiş, elde ettiği bilgi, belge ve resimleri kitaplaştırmıştır.
Tünaydın gazetesinden sevgili Başak Ertekin ile bu sanat merkezine gittik. İki er gazimizin kızları Semra Kılıç ve Elif Şahin Hanımlarla tanıştık. Çocukluk dönemlerindeki babalarını anlattılar. Sergi hakkında bilgiler verdiler. Şehit aileleriyle her buluşmamda bu nemli gözler benim de içimi acıtmıştır.
Kuzey Kore
birliklerinin saldırıları
25 Haziran 1950 günü saat 11.00’de Kuzey Kore, Güney Kore askerlerinin 38’inci paralel boyunca sınırı geçtiklerini ileri sürerek Kore Cumhuriyeti’ne resmen harp ilan etmişti. Bu açıklamanın ardından Sovyet tankları Kuzey Kore birlikleriyle Güney Kore’ye girmişti. (S: 48)
BM Kore Komisyonunun, ivedi olarak BM Güvenlik Konseyi’nden duruma müdahale etmesini isteyince zayıf Güney Kore ordusu, kendi başına Amerikan birlikleri yetişmeden düşmanı durduramamış ve Kuzeyliler 29 Haziran 1950’de Seul’ü zapt etmişlerdi. (S: 50)
Japonya’daki 24’üncü Amerikan Tümeni, 5 Temmuz 1950’de Güney Kore ordusunun yanında yer almış, oyalama muharebeleri icra ederken Kuzey Kore birlikleri zayıf Amerikan birliklerini Taegu Masan kuzeybatısındaki Waegon’a kadar Naktongang Nehri gerisine atmıştı. Amerikan ve Güney Kore müşterek harekâtı 15 Eylül 1950 sabahı başlamıştı.
Türkiye’nin Kore’ye
asker göndermesi
NATO üyesi bile olmayan Türkiye, 25 Temmuz günü BM Genel Sekreteri’ne Kore’de vazife görmek üzere 4500 mevcutlu bir tugay göndermek istediğini bildirmişti. Türk Genelkurmay Başkanlığının 3 Ağustos tarihli emriyle üç piyade taburlu ve üç motorlu topçu bataryası Etimesgut’ta hazırlıklarını tamamlamış ve 1’inci Tugay adıyla, 19-21 Eylül’de demiryoluyla İskenderun’a taşınmıştı.
Övgüler
Kore’de icra ettiğimiz muharebeler harp tarihi sayfalarında övgülerle yerini almıştır. Kunuri bölgesine 1’inci Tugay’ın yaptığı ileri harekât, 28 Kasım 1950 Wawon muharebesi, 29 Kasım 1950 Sinnim-ni, Kaechon, Kunuri ve Boğaz muharebeleri destan sayılabilecek nitelikte olup yurt içinde büyük yankı bulmuştu. 8’inci Amerikan Ordusu Komutanı General Walker, 13 Aralık 1950 günü Türk Tugayı’na yaptığı ziyarette,
“...Eğer sizin düşmanı durdurmak için kahramanca çarpışmanız ve mukavemetiniz olmasaydı, ordumuz kuşatılarak çok zor duruma düşürülecek ve belki de imha edilecekti...” şeklinde demeç vermiştir.
Washington Tribune’de çıkan yazıda “...4500 asker ateş hattının ortasında harikalar yaratmasını bilmiştir...” denilmiş, Time’de ise, “...Türk Tugayı’nın kahramanca muharebeleri bütün BM kuvvetleri üzerinde bir iksir tesiri yaratmıştır...” satırları yayınlanmıştır. Abend Post gazetesinin “Kore muharebelerinin sürprizi Çinliler değil Türkler olmuştur” şeklinde yazması, kıvanç duyduğumuz başka bir övgüdür.
Kahramanlarımız
29 Kasım 1950 saat 10.15…Düşman, 2’nci Bölüğümüzün mevzilerini zorlamaktadır. Bölüğün telli ve telsiz irtibatı çökmüş, cephanesi tükenmiş ve ağır makineli tüfek mermisi bitmiştir. Teğmenler Kemal Saldıraner ve Hilmi Sönmez, takımlarına süngü hücumu yaptırmış ve kaçan düşmanın bıraktığı dördü ağır yedi makineli tüfek, iki roketatar, bir havan, tabancalar ve mermileriyle birlikte piyade tüfeklerini ele geçirmişlerdir.
Bu savaşlarda yapılan süngü hücumlarında 2’nci Tabur’daki bölüğün Başçavuşu Haydar Yazgan, Astsb. Çavuş Muhittin Teoman, Çavuş İsmail, Er Recep Yılmaz ve diğer erler büyük kahramanlıklar göstermişlerdir. (S:125)
2’nci Tabur ile irtibat sağlanmış, Hilmi Sönmez düşmanın terk ettiği mevzide iki manga ile kalarak bölüğün çekilmesini himaye etmiştir. Teğmen İhsan ile kolundan yaralı olmasına rağmen gayret gösteren Çavuş İbrahim büyük hizmet ve yararlılıklar göstermişlerdir. S 125-126
Amerikan Kongresi tarafından 25-27 Ocak 1951’de yapılan muharebelerdeki başarılarından dolayı Türk Tugayı’na Mümtaz Birlik Nişanı ve Beratı verilmiştir. S 214 Ayrıca Güney Kore Cumhurbaşkanı da Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı vermiştir. S 216
Kore Harbi
sonundaki zayiat
Üç yıl süren Kore Harbi, 220.000 Güney Kore askerinin ve 1.000.000 Koreli sivilin ölümüne neden olmuştur. Türk kuvvetlerinin Kore’ye ayak bastığı 19 Ekim 1950’den 27 Temmuz 1953 mütarekenin imzalandığı güne kadar 14.936 Türk askeri Kore’de çarpışmıştır.
Kore Harbi’nin sona ermesinden sonra 1960 yılına kadar Türkiye Kore’ye bir tugay göndermiş ve en son giden 10’uncu Tugay olmuştur. Bu tarihten itibaren 1966 yılına kadar bir bölük gönderilmiş, 1966 yılından 1971 yılına kadar da her yıl manga büyüklüğünde şeref kıtası gönderilmiştir.
Bu savaşta şehitlerimiz farklı kaynaklarda değişik rakamlarla belirtilmiştir. Şehitlerimizin sayısı Gnkur. Harp Tarihi Başkanlığı kayıtlarında 720 kişi (37 subay, 25 astsubay, 658 erbaş ve er) olarak belirtilmiştir. Akademik kaynaklarda daha farklı rakamlar da verilmiştir. Şehitlerin bir kısmı muharebe sırasında, bir kısmı hastalıktan, bir kısmı da soğuktan hayatını kaybetmiştir.
Şehitlerimizin 462’si Pusan şehrindeki Birleşmiş Milletler şehitliğinde yatmakta olup, diğer şehitlerimiz savaşın çetin Kunuri muharebeleri) Kuzey Kore topraklarında gerçekleştiği için, Kuzey Kore topraklarında veya esir kamplarında kalmıştır. 229 askerimiz Çinlilere esir düşmüştür. Üç sene sonra tüm esirlerimiz zayiat vermeden geri dönmüşlerdir.
Aziz şehitlerimiz
ve sevgili şehit yakınları
Tarihin uzak coğrafyalarından birinde barış, adalet ve insanlık onuru uğruna gözünü kırpmadan canlarını feda eden Kore şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Evlerinden yurtlarından, sevdiklerinden binlerce kilometre öteye giden siz yiğitler! Sizler sadece bir görevi yerine getirmekle kalmadınız, Türk milletinin asil karakterini, cesaretini ve yardımseverliğini de tüm dünyaya kanıtladınız.
Kunuri muharebelerinde karlı tepelere meydan okudunuz. Gösterdiğiniz direnç ve fedakârlık, askerlik tarihine altın harflerle yazılmıştır. Cephede gösterdiğiniz eşsiz cesaretin yanı sıra yetim kalan Koreli çocuklara kucak açarak “Ankara Okulu” ile insanlığın ve merhametin de unutulmaz sembolü oldunuz. Kanlarınızla suladığınız o topraklar, bugün iki ülke arasında sarsılmaz bir dostluk ve kardeşlik köprüsü oluşturmuştur.
Tugay Komutanı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı ve Alay Komutanı Albay Celâl Dora başta olmak üzere tüm şehitlerimizin bu şerefli mirasına sahip çıkmayı erdemli vatansever bir davranış olarak kabul ediyor, gelecek nesillere aktarmayı görev biliyoruz. Sizlere sonsuz rahmetler diliyor, huzurlarınızda saygıyla eğiliyoruz. Müsterih olun, huzur içinde yatın! Şehitlerimizin ve vefat eden gazilerimizin ailelerine şükranlarımızı sunuyoruz. Sergiyi düzenleyenlere sonsuz teşekkürler.
Not. Yazıdaki sayfa numaraları Gnkur Atase Bşk.lığı’nın “Kore Harbi’nde TSK Muharebeleri (1950-1953) isimli kitaptan çıkarılmıştır.
Kaynak: Özel HaberEditör: Başak ERTEKİN - Cengiz BAYSU