İstanbul Üniversitesi Müze ve Kültür Miraslarının Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (MÜZEYUM) ile Kadıköy Bostancı Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde açılan sergide, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi'ndeki mozaikler geleneksel nakış teknikleriyle yeniden yorumlandı.
Sergi İstanbullu sanatseverlerin yanı sıra Beyazıt-Laleli arasında gezen yerli ve yabanı turistlerinde oldukça yoğun ilgisi çekti.
Açılışa katılan İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya el sanatlarıyla tarihi birleştirmesi bakımından serginin önemli olduğunu söylemişti. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ise “Ülkemizin ve dünya insanlık tarihinin binlerce yıllık medeniyetine ev sahipliği yapmış Zeugma'yı, İstanbul'da biz de öğretmen ve öğrencilerle buluşturmak istiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Öyle de oldu ve II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi'nde açılan sergi umulanın da üzerinde bir ilgiyle karşılandı.
Kursiyerler sergilenen eserlerde Zeugma Müzesi’nin nadide eserlerini büyük bir sabır ve titizlikle işleyip adeta Zeugma Müzesini nakış olarak II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi’ne taşıdı.
Bu eşsiz serginin meydana gelişinin kilometre taşları da elbette merak ediliyordu ve bu yolculuk da eserlerin sergilendiği müzede anlatıldı.
“Gaziantep Zeugma Müzesi ve Mozaiklerin Nakışlara Uygulama Teknikleri” seminerini Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya Narsap ve Nakış Öğretmeni Zekiye Ensari yaptı.
Sunuma, Müze ve Kültür Miraslarının Yönetimi, Uygulama ve Araştırma Merkezi (MÜZEYUM) Müdürü Doç. Dr. Güner Sağır, İstanbul Üniversitesi, II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi Müdürü Yazgülü Turan, kursiyerler ve konuklar katıldı.
HÜLYA NARSAP
Sunumda ilk konuşmayı Kadıköy Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya Narsap yaptı.
Bostancı Halk Eğitimi Merkezi’nin faaliyetlerine kurum müdürü Hülya Narsap’ın eğitim kariyeri de bir anlamda yön veriyor. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Ve Cam Ana Sanat Dalı mezunu olan Hülya Narsap, yüksek lisansını da Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Eğitim Yönetimi ve Denetimi üzerine yapmış.
Hülya Narsap, Gaziantep Zeugma Müzesi’nin genel yapısını ve içinde barındırdığı eserlerin sanatsal değerlerini ve özelliklerini detaylarıyla anlatarak başladığı sunumunda sergilenen eserlerin ortaya çıkışının ana perspektifini çizdi.
Zeugma’nın, verimli topraklar diyarı Mezopotamya’da, Fırat nehrinin kenarında konumlandığını ve çağlar boyu medeniyetlerin doğmasına neden olan kültürlerin kaynaşma ve geçiş noktasında yeri aldığını belirten Hülya Narsap, “Çoklu kültüre sahip kent sakinlerinin yaşamlarının sürdürdükleri konutlar da bu kültürlere ait izleri bulabiliyoruz. Konutlardaki mekanların tabanlarını süsleyen mozaikler bu olgunun en güzel örneklerini oluşturmakta” derken bu eserlerin sergideki eserlerin ana temasını oluşturduğunu söyledi.
Hülya Narsap, sergilenen eserlerin etkilendiği noktalara işaret ederken, “Mozaikler günümüzün halıları gibi işlenmiş, mozaikler bazen de havuz diplerine konulmuş ve balıklar yüzüyor gibi görünüyor. 13.000 çeşit renk kullanılmış. Mozaikler 3 boyutlu olacak şekilde renklendirilmiş. Bunların hepsi kursiyerlerimiz için çok önemli kaynak oldu” ifadelerini kullandı.
Hülya Narsap, sözlerini şöyle tamamladı; “ Açık denizlerin tanrısı olarak kabul edilen Oceanos ve eşi Tethys Mozaiği, deniz canlıları ile birlikte resm edilmiş.
Dionysos ve Nike, antik Yunan mitolojisinden hikâyeleri ve karakterleri anlatıyor.
Zeugma Müzesi’ndeki önemli mozaiklerden bir tanesi de Yunan tanrısı (Göklerin Tanrısı) Zeus'un boğa kılığına girerek beğendiği bir kadını kaçırışını anlatır. Bu canlı mozaiklerden esinlenerek bu müzede sunulmuş olan değerli işlemeler de geçmiş ile günümüz arasında bir kültür köprüsü oluşturmakta, geçmiş ile olan bağları yeniden canlandırmaktadır. Kursiyerlerimiz de bu eserlerden en iyi şekilde faydalanıp bu eşsiz sergiyi ortaya çıkardılar. Öğretmenimiz Zekiye Ensari ve kursiyerlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.”
ZEKİYE ENSARİ
Sunumda çalışmaların başladığı ilk günlerden sergiye kadar uzanan süreci özetleyen El Sanatları Öğretmeni Zekiye Ensari şunları söyledi;
“Ben konuşmama size el işi ürününü anlatarak başlamak istiyorum.
El işi ürünler emek veren kişinin ruhundan, kalbinden çıkmış sevgidir.
O ürünün üzerinde bolca emek, sabır deneyimler, defalarca denenmiş başarısız olunmuş girişimler, tasarımlar, renkler, saatler, günler, haftalarca çalışma vardır.
Kalpteki sevgiyi yansıtmak çok kolay bir iş değildir.
Bu ürünü yaparken kaygılar azalır, duygu durumu iyileşir içe attıklarımız yaşanmışlıklarla içimizde biriktirdiklerimiz, söylediklerimiz ürünümüze sanat olarak yansır.
Bizim kültürümüzde el işleri çok özel bir yer almıştır. Çok şanslıyız ki yüzyıllarca her yöreden, her kültürden bizlere kadar aktarılmıştır.
Bizde bu unutulmaya yüz tutmuş geleneksel nakış tekniklerimizi gelecek nesillere aktarmak sevdirmek için gayret ediyoruz.
Sevgili öğrencilerimle çıkmış olduğumuz bir yolculuk Gaziantep gezimiz, bu serginin ilham kaynağı olan Zevgma mozaikleri, Gaziantep e kültürel bir gezi yapmak için hazırlıklarımızı yaptığımızda hiç birimiz Zevgmanın bizi bu kadar etkileyeceğini düşünmemiştik.
Mozaik müzesini gezerken hepimiz kendimizi o tarihin akıcı yolculuğunda eserleri nakışlara dökerken hayal ettik.
Hayallerimizin peşinde koştuk, hiç denenmemiş bir konuyu nakışlara geçirmek en büyük zorluğu desenlerin şablonlarını hazırlarken yaşadık.
Çektiğimiz resimler, kaynak kitaplar, fotokopiler, sayılarla yolculuk, uzun uğraşlar, kumaş seçimleri, teknik seçimleri, renkler sonunda işlemeye geçiş. Kumaşın her bir delikli dokumasına iplerle hayat verdik. Biraz söktük tekrar başladık, beğenmedik rengi değiştirdik yeniden başladık ve sizlere sunacak çok güzel işler hazırladık.”
Sergide emeği geçenlere teşekkür eden Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya Narsap, Müze ve Kültür Miraslarının Yönetimi, Uygulama ve Araştırma Merkezi (MÜZEYUM) Müdürü Doç. Dr. Güner Sağır ve İstanbul Üniversitesi, II. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi Müdürü Yazgülü Turan’a teşekkür belgeleri takdim etti.
Editör: Uğur Faruk Yıldız - İsmet Akkoç