SON DAKİKA
reklam
reklam

Çevre için güçbirliği çağrısı!

Eklenme Tarihi: 20 Aralık 2024, Cuma - 11:37   Okunma Sayısı: 95785
Devridaim Enstitüsü’ne katılan Kazım Karabekir Ortaokulu öğrencileri “Çay ve Kahve Posasından Obje Tasarımı” atölyesinde eğitmenler rehberliğinde yaratıcılığın geri dönüşümle birleştirebileceğini deneyimleyerek gördü

 

 

Devridaim Enstitü, 2021 yılından beri kurum ve kuruluşlara çevre sorunlarıyla ilgili çözüm yollarını yeşil ofis, döngüsel ekonomi, biyobozunurluk, kompost yapımı, tohum (atalık ve hibrit), geri dönüşüm, ileri dönüşüm, takas vb.  başlıklar altında danışmanlık hizmeti olarak sunan bir oluşum. İklim krizi ve çevre sorunları konularında öğrencilere, farkındalık kazanmak isteyen bireylere farklı konularda atölye çalışmaları düzenleyerek bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri yürütüyorlar. Zaman zaman geri dönüşüm, ileri dönüşüm, takas, biyobozunurluk atölyeleri, sergileri ve kermesleri gerçekleştirerek herkesin yapabileceği bir şeyler olduğunu göstermeye çalışıyorlar. “Bir”in gücüne ve önemine yürekten inanıyorlar. Kazım Karabekir Ortaokulu 8-D sınıfı öğrencileri de Devridaim Enstitüsü’nde “Çay ve Kahve Posasından Obje Tasarımı” atölyesinde eğitmenler rehberliğinde yaratıcılığın geri dönüşümle birleştirebileceğini   deneyimlediler.

Kazım Karabekir Ortaokulu Müdürü Nurettin Aydın; “Çevre eğitimi ve iklim değişikliği dersi, 2022-2023 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokulların 6, 7 veya 8. sınıflarında, seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Bu bağlamda ülkemizin ve dünyanın sorunu olan çevre bilincini arttırma ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda öğrencilerimizde farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Okulumuzda çevre ve iklim değişikliği dersi yanı sıra konuyla ilgili ders dışı etkinliklerle öğrenmeyi zenginleştirmek ve kalıcı kılmak için öğretmenlerimizin önerilerini dikkate alıyoruz. Okulumuz öğretmenlerinden Sema Ergin ve Sevgi Cıvaş’ın iş birliği ile öğrencilerimizin bir kısmı Devridaim Enstitüsü’nde atölye çalışmasına katıldılar. Bu atölyede  çay ve kahve posasından obje tasarlayarak el becerilerini, yaratıcılıklarını ortaya koyarken çevre konusunda da bilgi edindiler.” diyerek  ders dışı etkinliklerle öğrencilerin  müfredat kapsamındaki öğrenmelerini desteklediklerini ifade etti.

Öğretmen Sema Ergin, “Kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü olarak tanımlanan doğa; insanların birtakım ihtiyaçlarını karşılamak için değiştiriliyor, yozlaştırılıyor… Doğal unsurlar gittikçe azalıyor. Artık kent dışında kalmış doğal alanların akıbetini, bugün yaşadığımız yoğun kentleşme ve tüketim kültürü çarpıcı bir şekilde ortaya seriyor… Tükettikçe üretileceğini, üretildikçe tüketileceğini, tükeneceğimizi sağır sultan bile duydu… Bu farkındalık ve gerektirdiği hassasiyetle çözüm için biz ne yapabiliriz, sorusunu kendime sorduğumda uzun süredir sosyal medyadan takip ettiğim ve bazı etkinliklerine katıldığım Devridaim Enstitünün doğayı merkeze alan, üretimi, dönüşümü, paylaşımı, değiş tokuşu bir yaşam felsefesi hâline getirmeyi hedefleyen çalışmalarından birine öğrencilerimle katılma fikri gündeme geldi.

Öğretmen Sevgi Civaş ile birlikte, Türkçe ve aynı zamanda rehber öğretmenleri olduğum 8-D sınıfını “Çay ve Kahve Posasından Obje Tasarımı Atölyesi”ne götürmeye karar verdik. 26 Kasım 2024 tarihinde gezimizi gerçekleştirdik. Öğrencilerimiz amaçladığımız gibi dönüştürülebilir atık malzemeleri kullanarak geri dönüşüme örnek verilebilecek birer ürün ortaya koydular. Aynı zamanda çarpıcı örneklerle bir eşyanın üretimi sırasında ne çok su sarfiyatı olduğunun farkına vardılar… Atölye yürütücüsü eğitmenlerce perma kültür, hibrit tohum, ata tohumu, mikroplastik, biyobozunurluk, döngüsel ekonomi gibi kavramlarla tanıştırıldılar…

Eğitimde su götürmez bir gerçek vardır. Yaparak, yaşayarak öğrenilenler bilgiyi kalıcı hâle getirir. Buna koşut olarak öğrencilerimizin çevre duyarlılığını artırmak adına önemli bir adım attığımızı gönül rahatlığıyla ifade edebiliriz.” dedi.

Sevgi Civaş ise, “Okul, hem bir bilgi yuvası hem de sosyal etkinliklerin yerine getirildiği kurumdur. Okulumuzda düzenlenen sosyal etkinliklerle öğrencilerimizin yeni bilgiler edinmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Öğrenmeyi dört duvar arasından çıkarıp hayatlarına dahil etmeyi hedefliyoruz. Bu noktada farklı ortamlarda uzmanların rehberliğinde gerçekleştirilen faaliyetler öğrencilerde farkındalık yaratmada ve öğrenmeyi kalıcı hale getirmede etkili olmaktadır. Devridaim Enstitüsü’ndeki workshop öğrencilerimizin çevre sorunları ve iklim değişikliği konusunda duyarlı ve bilinçli olmalarını sağlamak amacıyla düzenlediğimiz etkinliklerden sadece bir tanesidir.” şeklinde yaptıkları faaliyeti özetledi.

 

Öğrencilerin Devridaim Enstitüsü Atölyesine Dair düşünceleri ise şöyle;

Yağmur Yılmaz, “Tuz, un ve çayı karıştırıp su ekleyerek hamur yaptık. Bu hamurları istediğimiz şekilde şekillendirerek küçük heykeller yaptık. İlk defa böyle bir etkinlik yaptım ve çok eğlendim. Yaptığımız bu etkinlik sayesinde birçok konuda farkındalık kazandık.”

Doğa Gürkan, “ Bu dönemde yani LGS gibi stresli bir dönemde bu etkinlikte deşarj olduk. Herkes farklı farklı objeler yaptı ve sınıfça çok eğlendik. “

Okyanus Kolay, “İlk başta çay ve kahve posası, su ve undan bir hamur hazırladık, sonrasında hazırladığımız bu hamurdan objeler yaptık. Bu tasarımları yaparken hepimiz çok eğlendik. Oradaki görevliler bize çevre sorunlarından bahsettiler. Yaptıkları konuşmalardan plastik şişelerin zararlarını, içindeki mikroplastiğin suyun içine sinmesi ve bizi olumsuz etkilemesini, su tüketimini, bir kot pantolonun içinde 7500 litre su bulunduğunu, atalık ve hibrit tohum arasındaki farkı öğrendik. “

Elif Irmak Taran, “Ben kardan adam yaptım ve çok eğlendim. Ayrıca bizimle biyobozunurluk, döngüsel ekonomi, mikroplastik hakkında güzel bir konuşma yaptılar.”

Defne Boyacı, “Oraya giderken çok hevesim yoktu. Çay ve kahve posasını suyla beraber karıştırmaya başlayınca çok hoşuma gittiğini fark ettim. Oluşturduğumuz hamurlardan şekiller veya karakterler yaptık. Ben kardan adam ve kalp şekli yaptım. Oradaki eğitmenler bize yeni kavramlar öğrettiler. Beni en çok etkileyen şey bir tişörtün üretiminde 2500; bir kot pantolonun üretiminde 7500 litre suyun harcanması oldu.”

Enes Aydoğdu, “Devridaim Enstitü adında bir yere gittik. Serviste oraya giderken çay ve kahve posasından nasıl obje tasarlayacağımızı sorgulamadım değil. Görevliler iki şekilde kap vb. tasarlayabileceğimizi gösterdiler. Ben kendi tarzımda yaptım ve başardım.”

Ediz Çevikoğulları, “Atölye çok güzeldi, çok eğlenceliydi. Hocalarımız bize önemli şeyler anlatıp, bilgi verdiler. Tuz, un ve çaydan oluşan karışımla eşyalar yaptık. Ben de kâse yaptım.”

Azra Erdoğan, “Devridaim Enstitüsünde çay ve kahve posasını suyla karıştırıp geri dönüştürülmüş bir hamur elde ettik.Bu hamurla hayal gücümüze göre objeler tasarladık. Ben bu atölyede çok stres attım. Bu etkinlik sınav döneminde biraz da olsa rahatlamama yardımcı oldu.Umarım bu ve bunun gibi etkinliklerin devamı gelir.”

Osman Dursun,”Bugün sınıfça “Çay ve Kahve Posasından Obje Tasarımı” yaptık. Gayet eğlenceli bir etkinlikti. Ben bir kâse yaptım. Ne kadar fikri önce beğenmesem de eğlendim ve önyargılı yaklaşmamak gerektiğini anladım.”

Azad Mir Saraç,”Bu gezinin en çok hoşuma giden kısmı geleceğe yönelik tasarruf ve israf etmeden birtakım objeler yapmamızdı. Eğitmenlerimizde bize nasıl objeler yapacağımız hakkında bilgi verip döngüsel ekonomiden bahsettiler. Çok şey öğrendim bu gezide.”

Betül Çağla Kömeçoğlu, “Bu atölyedeki eğitmenler; döngüsel ekonomi, çevre duyarlılığı, su tüketimi, ileri dönüşüm vb. konulardan bahsettiler. Mikroplastik maddeler çok ilgimi çekti. Pet şişelerden su içmek yerine mataralardan, termoslardan su içmemizin daha faydalı olduğu söylendi. Bu atölyede hem eğlendik hem de bir sürü şey öğrendik.”

Beril Aydın,”Bugün Kadıköy’de bir atölyeye gittik. Acayip tatlı bir mekân. Olay şöyle çay ve kahve posası, un ve tuz ile önce hamur yapıyoruz (Biraz da su kullanarak). Benim hamurum önce çok sert oldu. Ama öğrendim ki zaten sert olmalıymış.”

Tuğra Sakal, “ Çay ve Kahve Posasından Obje Tasarımı Atölyesi’nde hem el becerilerimizi geliştirdik hem de kendimize ürünler yapmış olduk. Ben kendime kâse yaptım. Bu kâseyi artık evde kullanabileceğim. Eğitmenler etkinliğin sonunda bilgilendirici bir konuşma yaptılar.”

Enes Hüseyin Yalçınkaya, “Devridaim Enstitüsüne gittiğim için çok mutluyum. Burası hem çok güzel hem de eğlenceliydi. Bize geri dönüşümle ilgili birçok şey öğrettiler. Örneğin; takas, biyobozunurluk, ileri dönüşüm…”

Beril Özgöncü, “Bir sürü yeni bilgi öğrendim: döngüsel ekonomi, mikroplastik, perma kültür, biyobozunurluk… Daha önce hiç böyle bir deneyimim olmamıştı. Açıkçası çay posasından obje yapmak ilgimi çekmişti. Suyla katılaşmaya başlayan hamur kıvamındaki karışımla oynamak beni rahatlatmıştı. Bugünün bana kattıklarını anlatamam. Bir kez daha olsa tekrar gideceğim bir yer…”

Can Aydın, “Çay ve kahve posasından obje tasarımı yapmayı öğrendim. İlk başta biraz zorlandım ve yapamayacağımı düşündüm. Eğitmenler nasıl yapacağımızı anlatınca kendime bir kâse yaptım. Bu benim için gerçekten çok güzel bir anı oldu.”

Zeynep Keten, “Birçok bilgi öğrendik: çevre duyarlılığı, obje tasarımı, mikroplastik, perma kültür ve tohumlar hakkında yeni bilgiler edindik. Bu gezi gerçekten yararlı ve öğreticiydi. Bir kere daha yapmak isterdim.”

Ömer Fuat Şenoğlu, “Bugün bana çok şey kazandırdı. Tüketim konusunda bugünden sonra istek ile alışveriş yapmak yerine sadece ihtiyacıma göre hareket edeceğim. Bugünü unutmamak için kendi yaptığım çalışmayı odamın güzel bir köşesine koyacağım.”

Ela Filizoğlu, “Hepimiz hamurlarımızla farklı farklı objeler yaptık. Oradaki öğretmenlerimizin bize verdiği bilgiler de oldukça değerli bilgilerdi. Ben hayatımda ilk defa 1 tişört için 2500; 1 kot pantolon için 7500 litre su harcandığını öğrendim. Oradaki öğretmenlerimizden biri dikiş dikmekten söz etti. Dikiş dikmeye hiç ilgim yokken bir anda hayal kurdum ve bu hayal o kadar hoşuma gitti ki belki ileride dikiş dikmeye ilgisi olan biri olabilirim.”

Ege Zambakcı, “Bu etkinlikte yeni kelimeler öğrendim; mikroplastik, biyobozunurluk vb. Üstümüzdeki kıyafetlerin üretiminde kullanılan su miktarı çok dikkatimi çekti. Atölyede babam için özel bir eşya yaptım. İnşallah babam çok sever. Babamın “aslan oğlum” demesi bile benim için çok değerli.”

Can Kerem Özoğlu, “Çay ve kahve posasından çeşitli eserler çıkardık. Bunları yaparken çeşitli bilgiler edindik. Bence gayet güzel bir geziydi, gerçekten çok eğlendim.”

Elif Zeynep Öztürk, “İlk başta hamurun olmayacağını zannettim ama sonradan kıvamlandı. Hamurdan bir kâse yaptım. Kâse çok küçük olduğu için onu takılık olarak kullanacağım. Bu atölyede hem yaratıcılığımı ortaya çıkarmış hem de kafamı dağıtmış oldum. Oradaki eğitmenlerin anlattıklarından en çok tohum ilgimi çekti. Atalık tohum ve hibrit tohum varmış. Bu etkinlik bana daha fazla farkındalık ve duyarlılık kattı.”

Bade Taysung, “Üç tane malzemeyi karıştırıp oyun hamuruna veya kile benzeyen bir madde yapacaktık. Ben de o işleri çok sevdiğim için içimden “Yaşasın!!!” diye bağırmıştım. Ben kardan adam yapmaya karar verdim. Kardan adamım çok güzel olmuştu. Kendimle gurur duyuyordum. Ben çok eğlendim ve aradan yıllar geçse de ben bugünü asla unutamam.”

Ozan Öztürk, “Bugün Kadıköy’de bir atölyeye gittik. Yaptıkları çalışmalar gelecek için çok yararlı. Çevre duyarlılığı, perma kültür, mikroplastik, tohum, döngüsel ekonomi, biyobozunurluk, takas vb. birçok konuda çalışmalar yapıyorlar.”

Derin Kaya, “Hiç duymadığım kelimeler duydum. Mesela biyobozunurluk gibi. Biyobozunur atıklar, doğada mikroorganizmalar yardımıyla kolayca çözülüyormuş.”

Melike Rana Aydın, “Biraz daha bilgi edinmek için ailemle de gitmeyi istiyorum.”

 

Kaan Kızılyel, “En çok garipsediğim şey 1 tişört için 2500; 1kot pantolon için 7500 litre su tüketildiği bilgisi oldu.”

Deniz Alya Denizci, “Bugün sınıfça Devridaim Enstitüsü’nde unutulmaz bir zaman geçirdik. Öğretmenlerimiz sayesinde hepimiz hayal güçlerimizi geliştirerek farklı farklı tasarımlar yaptık. Benim çok ilgimi çeken bir bilgi 1 tane kot pantolonun yapılması için ne kadar su harcandığıydı. Ama bu pantolonumuzdan sıkılsak bile onu giymemiz lazım anlamına gelmiyor. Takas yaparak bu problemden kurtulabiliriz. Farz edin ki tişörtümüzden sıkıldık. Hemen yenisini almak yerine dikiş yapmayı öğrenebilir, kendi zevkimize göre kişiselleştirebiliriz.”

 

Editör: Uğur Faruk Yıldız - İsmet Akkoç

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam