SON DAKİKA
reklam
reklam

Rami Kütüphanesi’nde Müzik Terapisi

Eklenme Tarihi: 5 Mart 2025, Çarşamba - 08:18   Okunma Sayısı: 50326
Kadıköy Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Türk Sanat Müziği ekibi Rami Kütüphanesi’nde “Makamdan Şifaya Müzik Terapisi” ile kütüphane ziyaretçilerine müzikle tedavi seansı sundu. Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik’in de izlediği müzik tedavi seansına ziyaretçiler büyük ilgi gösterdi .

 

Yaklaşık 2.5 asırlık bir geçmişe sahip, her noktası tarih kokan bu özel binada gerçekleşen programda, dört bin yıldan beri çeşitli kültürlerde hastaları tedavi etmek amacıyla kullanıldığı bilinen müzik terapisi anlatıldı.

Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik, programın hazırlanması nedeniyle Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya Narsap’a teşekkür etti

Programda Kadıköy Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Türk Sanat Müziği öğretmeni Fulya Soyata’nın şefliğinde değişik eserlerden sunum yapılırken Kadıköy Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Türk Sanat Müziği Korosu’ndan Gaye Şen ve Berna Gündüz özel olarak hazırlanmış bakır kaplarda musikinin ritmine göre müzikle aynı anda su sesi ile çalışma yaptı.

Şifa terapisi sırasında değişik makamlardan örnekler sunan Fulya Soyata’ya k emanda Hilmi Birol ve bendirde Hülya Soyata eşlik etti ve orta asya çalgılar dinletisi gerçekleştirildi.

Seminer sonunda tüm katılımcılara dört ayrı nota dağıtıldı dağıtıldı ve Fulya Soyata nihavent makamında mihrabım diyerek ile kız sen istanbulun neresindensin adlı eserleri seslendirdi.

Berna Gündüz Nihavend makamında Hatırla Sevgili adlı eseri ve Gaye Şen, Rast makamında Eski Dostlar adlı eseri seslendirdi. Şarkılara seyirciler de eşlik etti.

Rami Kütüphanesi personelinin yoğun ilgi gösterdiği konserde seyirciler Şifa terapisi hakkındaki düşüncelerini yazdılar ve programın tekrarını istediler

 

Fulya Soyata müzik terapisi konusunda şu bilgileri verdi;

“Müzik Terapisi’nde kullanılan makamlar,

Rast makamı: İnsana sefa(neşe, huzur) verir.

Rehavi makamı: İnsana beka (sonsuzluk fikri) verir.

Küçek makamı: İnsana hassasiyet (duyarlılık) verir.

Büzürk makamı: İnsana havf ( çekinme, sakınma duygusu) verir.

İsfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti ve güven hissi verir.

Neva makamı: İnsana lezzet ve ferahlık verir.

Uşşak makamı: İnsana gülme ‘dilhek’ verir.

Zirgüle makamı: İnsana uyku ‘nevm’ verir.

Saba makamı: İnasana şecaat (cesaret, kuvvet) verir.

Buselik makamı: İnsana kuvvet verir.

Hüseyni makamı: İnsana sulh (sükunet, rahatlık) verir.

Hicaz makamı: İnsana tevazu (alçak gönüllülük) verir.

Müzik, kişileri sadece ruhsal olarak güçlü kılmaz, aynı zamanda akıl ve vücut sağlığının tedavisinde kullanılan en etkili terapi metodlarından biridir.

Müzik düşüncelerimizi ve duygularımızı açığa çıkararak, kendiliğin farkına varılması ve ifadenin zenginleşmesi için eşsiz bir olanak sunabilir. Tarih boyunca müzik, insanlar için sanatsal bir ilham kaynağı olmasının yanında, toplumsal bilinci ifade etmede de rol oynamıştır. Hayatın her alanında, doğumdan ölüme kadar müziksiz bir sürece maruz kalınmadığını bilmekteyiz.

Her yaştan ve kültürden insanların, etrafını çevreleyen, kulakarını dolduran tınıların varlığı, müziği tedavide halen etkin ölçülerde kullanmadığımız gerçeğini de açık etmektedir. Müzik terapisi çok eski tarihlere dayanan, aslen denenmiş, ama bir yandan da henüz potansiyeli yeterince kavranmayan ve günlük pratiğe yansıtılmayan bir tedavi modelidir.

Müziğin kuramsal olarak iletişimdeki rolü insanlık tarihiyle başlar. Müzik, tarih boyunca kişiler ve toplumlar arasında duygu ve düşüncelerin anlatımında ve iletişiminde kullanılmış en etkili yöntemdir. Dünya kurulduğundan beri toplumların dini, askeri ve manevi güçlerinin geliştirilmesinde en büyük rolü oynamıştır. İletişimde müzik, konuşmadan çok daha önce başlamıştır. Müzik, kişilerin zihinsel, bedensel ve ruhsal davranışlarını etkileyen, iletişim ihtiyaçlarını karşılayan ve toplumsal ilişkileri dengeleyen çok güçlü bir temel olgudur. Müzik terapi metodu olarak kullanıldığında, kişiler hangi yaşta olurlarsa olsunlar, onların ruh ve beden sağlığını korur ve geliştirir.

Müzik, kişileri sadece ruhsal olarak güçlü kılmaz, aynı zamanda akıl ve vücut sağlığının tedavisinde kullanılan en etkili terapi metodlarından biridir.

 

Acemaşiran Makamı;

Ateş tabiatlıdır. Kuru-sıcak makamdır. Fecirden kuşluk vaktine kadar etkilidir. Kemiklere ve beyne etkilidir. Vücutta yağ dengesine yardım eder. Yaratıcılık duygusu ve ilham verir. Durgun düşünce ve duyguları canlandırır. Kadınlarda doğumu kolaylaştırır. Anne karnındaki çocuğun yanlış duruşlarının düzelmesine yardım eder. Ağrı giderici ve spazm çözücü özelliği vardır. Lezzet verir, gevşemeye yardımcı olur. En eski şed makamlardandır.

 

Rehavi Makamı;

Nemli ve kuru, sarı safra, erkek, sağ omuz, baş ağrıları, burun kanamaları, ağız çarpıklığı ve balgamdan gelen hastalıklara, akıl hastalarına faydalıdır. Doğuma yardımcı olur. Göğüs, mide ve yan böğür (basen) için faydalıdır. Sonsuzluk ve yer çekiminden kurtulma duygusu verir.

 

Irak makamı;

Omuz, kol, sol kol ve ellere etkilidir. Başın üst tarafına etkisi belirtilmektedir. Lezzet verir, düşünme ve kavrama konusunda etkilidir. Korku gidericidir. Saldırganlığı önleyici ve nevrotik hastaları tedavi edici etkisi vardır. Tarih olarak en az 7 asırlıktır. Spiritüel tesiri görülür. Irak-ı Acem´den gelmektedir.

 

Büzürk makamı;

 Zihni temizler, vesvese ve korkuyu def eder. Fikre yön verir. Kulunç ve beyin hasarı ile ortaya çıkan şiddetli hastalıklara yararlıdır. Güç kazandırır. Boyun, boğaz, göğüs, ciğer ve kalp ve yan böğür (basen) için etkilidir. Farsça “büyük” demektir. Yedi-sekiz asırlık bir makamdır.

 

Zirgüle makamı;

Kalça eklemleri ve bacak içleri ile ilgisi bulunur. Kalp hastalıklarına, menenjit ve beyin hastalıklarına etkilidir. Beyin hastalıkları ve ruh hastalıklarının tedavisi için mide ve karaciğer ateşini yok eder. XIII. asırdan önce Hicaz makamından ayrılarak oluşmuştur. Hayal ve sırlar telkin eder, uyku verir masal duygusu verir. Farsça “çıngırak, def pulu, zil” demektir. İran mitolojisinde bir Türk kahramanın adıdır.

 

Zirefkend Makamı;

Yengeç Burcu. Merkür. Su tabiatlı. Uyku vakti etkilidir. Sıcak- nemli özelliğe sahiptir. Kan, erkek ve gündüz bağlantıları vardır; günü Çarşamba´dır. Sırt, mafsal ağrılarına ve kulunca faydalıdır. Beyinle ilgili ağız çarpılmasına, kalp, ciğer, göğüs, kalça ve sağ omuza etkilidir. Meclisin neşesini arttırır, derin duygu hissi verir.

Editör: Uğur Faruk Yıldız - İsmet Akkoç

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam