SON DAKİKA
reklam
reklam

Hava Kahramanımız Vecihi Hürkuş (l)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 8 Haziran 2018, Cuma - 10:00   Okunma Sayısı:

Sezonu geride bırakmaya hazırlandığımız günlerde uzun bir süreden bu yana merak edilen;bir işi nihayet vizyonda gördük. Dedelerimizden ve ninelerimizden bildiğimiz bir havacılık kahramanının  Vecihi Hürkuş’un hikayesinin ilk defa sinemaya uyarlanmasıydı bu. Çünkü; çocukluk yıllarından bu yana Vecihi Hürkuş’u hayranlıkla takip eden usta ve unutulmaz sinemacımız Ertem Eğilmez’in heyecanlı, saf ve sakar  Pilot Vecihi’si ile  çok karşılaştırıyor. Burada Şener Şen’in de unutulmaz performansını unutmamak gerekir. Gülen Gözler 1970’ler bu yana efsaneleşen filmlerimiz arasında. 
1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda vatanı uğruna hayatını sayısız kez tehlikeye atan Vecihi Hürkuş, bitmek bilmeyen uçma sevdası sayesinde tarihimize adını altın harflerle yazdırdı. Hürkuş, ilk Türk uçağını yapan, Türkiye’nin ilk özel havayolu şirketini kuran, TBMM tarafından üç kez takdirname verilen, İstiklal madalyası sahibi gerçek bir kahraman olarak tarihe geçti. 
Vecihi Hürkuş; aynı zamanda Kafkas Cephesi’nde düşman uçağını düşüren ilk Türk pilot olmuş, yine aynı cephede esir düştüğü Nargin Adası’ndan cesareti, azmi ve Azeri Türkleri’nin yardımı ile yüzerek kurtulmuş, esareti asla kabul etmemiş, başına ne gelirse gelsin cepheye koşmuş cesur bir asker. 
Türk Hava Kurumu’nun kurucuları arasında da  yer alan Vecihi Hürkuş, Türkiye’nin ilk paraşütçülük okulunu açmış, ilk havacılık dergisini çıkarmış bir ressam, eskrim ustası ve piyanist. 
Bu renkli ve cesur isimi beyazperdede oynayan ve Survivor programından da tanıdığımız Hilmi Cem İntepe rolünün altından başarıyla çıkmış. Oyunculuğunu daha farklı alanlarda gösterdiğinde Hilmi Cem kendinden daha çok adından söz ettirecektir. 
Bütün buna karşın bazı sahnelerde kopuklukların  olması da; (daha kısa süre olması maksadıyla olmuştur) filmdeki olumlu tabloyu biraz değişmesine  yol açıyor. Örneğin Vecihi Hürkuş ve arkadaşı filmde önemli bir yere sahip  Nargin Adası’ndan kaçıyor; ancak İran’daki bu iki aylık dönüş sürecinde örneğin Vecihi Hürkuş sakallarını kesiyor. Bu sahne de görünmeyince de önümüzdeki iki izleyici, ne oldu da bu Vecihi Hürkuş kısa sürede sakallarını kesti diye film çıkışında tartışıyorlar. Her ne  kadar “İki ay sonra” altyazısıyla verilse de, en azından Hürkuş’un sakallarını kesme mevzuu birkaç kare gösterilmiş olsa olay  izleyici açısından kapanır. İşte bu gibi sahneler zaman zaman yükselen tempoyu sarsmış; fakat sinematografik yapısı güçlü olan Vecihi Hürkuş Göklerdeki Kahraman bizi o yıllara götürmeyi başarıyor. 
Tabi sinemacılarımızın Vecihi Hürkuş’un yaşamı üzerinden en az birkaç film çekeceğine inandığımız bir yaşam öyküsü var ve sizlere de bu kahraman isimin yaşam öyküsünü paylaşmak isterim. 
1896 yılında İstanbul’da doğan Vecihi Hürkuş; henüz 17 yaşındayken I. Dünya Savaşı’na katılır. Filmde de gördüğünüz üzere yaralanınca İstanbul’a dönerek pilot olmak için Yeşilköy’deki Tayyare Mektebi’ne giriyor ve “Pilot “ unvanıyla tekrar Ruslara karşı harekata katıldı ve uçak düşüren ilk Türk olarak tarihe geçer.              

    (Devamı yarın)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam