Günlük yaşantımızda kullandığımız birçok eşya, sahip olduğumuz gelenek ve sarf ettiğimiz sözcüklerin tarihi oldukça derinlere dayanır. Kızdığımız veya beğenmediğimiz insanlara ya da tepki göstermek istediğimiz olaylara bakışımızı farklı kılmak için günümüze kadar gelen ve kültürümüzün bir parçası olan kısa tümcelerle yakıştırmalar yaparız.
Bu ifade biçimi Anadolu’nun her köşesinden adeta fışkırır, her yörenin insanına göre değişir, hatta değişik şekilde telâffuz edilir. Ramazan ayına bir espri katmasını düşünerek hazırladığım bu yazıyı şu başlıklar altında sizlere sunmak istedim:
Biz insanız ama kendimize şu deyimleri yakıştırırız
İrikıyım bastıbacak
Çam yarması. yerden bitme
Yağ tulumu yer cücesi
Tosun fındık kurdu
Hamhalat çitlembik
Yüz çirkinliğini ifade etmek
Bu ifadeye belli fiziksel özellikleri anlatan sözcükleri de katmak mümkündür. Örneğin; Maymun, şebek, çehre züğürdü, pişmiş kelle, adam küsuratı (değersiz, bayağı kimse), yüzüne bakılmaz, karakoncolos, işkembe suratlı, muşmula suratlı, kepçekulak, kocakafa, sallabaş, pisbıyık, baston yutmuş, sırık…
Kısa tümcelerle geniş ifadeler
Mundar öldüğüne bakmaz, öd ağacından tabut ister,
Evinde yoktur gecelik, gönlünden geçer hocalık
Evinde yok bulgur, ağzı çalıyor tambur,
Başındaki fese bak, girdiği kümese bak
Kepeği yok itine, kemha yamar g.tüne (Aba bulamaz etine atlas yamar g.tüne)
Kılığı adam kılığı, yediği ekmek kırığı
Çalımına bakarsın çırak durasın gelir, evine bakarsın sadaka veresin gelir.
Çuvalında buğday yok, boş değirmen arar.
Bir şinik darısı var, beş değirmende un öğütmek ister
Değişik insan karakterlerini anlatmak için
Ölüyü görür ağlar, davulu görür oynar,
Arasada dilenir, kalaltında (kale altında) sadaka verir İstanbul ağzındaki Sultanahmet’te dilenip Ayasofya’da sadaka vermek deyimiyle eşdeğerdir.)
Elin tazısı gider av getirir, bizimki gider çul götürür.
Gelin oynamayı severdi, güveyi de çalgıcı çıktı.
Ben isterdim gözü sürmeli, onlar gönderdi köyden sürmeli
Cansız koyundan süt sağmak (bitin yağını hesaplamak)
Köre bir pabuç verip de oraya basma buraya basma demek
Hem camide hem kilisede mum yakmak
Güneşinde mendil kurumamak
Kendisi muhtac-ı himmet dede, nerede kaldı gayrıya himmet ede (Kendisi yardıma muhtaç iken başkalarına yardım etmeyi düşünenler için)
Sivrisineği kavağa yaslanırken görüp sormuşlar, kavak bana yaslanıyor demiş
Öksürse uçkuru kopmak
Farklı anlatımlar
Bakma gözüm şaşıdır, gör bahtım ne yahşıdır
Evlek evlek sattık, böyle böyle battık
Ağzımı yaktığına göre aş olsa başımı yardığına göre taş olsa
Ellerin köyüne zerdeli, bizim köye zırdeli
Eşeği düğüne çağırmışlar, ya odun eksik ya da su demiş.
Yengece niçin yan yan gidersin demişler, serde kabadayılık var demiş.
İtle yatan bitle kalkar
Köpeğin ahmağı baklavadan pay umar
Ramazan günlerinizin hoş sohbetlerle geçmesi dileğiyle!