SON DAKİKA
reklam
reklam

Dünya Kupası Geliyor

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 18 Haziran 2018, Pazartesi - 10:00   Okunma Sayısı:

Mübarek ramazan ayını geride bırakıyoruz. Nasıl ramazan 11 ayın sultanı ise Dünya Kupası da 48 ayın sultanıdır. Ramazan’ın son günü; Dünya Kupamıza kavuşuyoruz. Rusya gibi geniş coğrafyada oynanacak olması yüzünden ülkeler , Rusya’nın dört bir tarafını dolaşıp “Adım Adım  Rusya” diyecekler. Rusya ise oldukça iddialı. Hem takım; hem de organizasyon olarak baya iddialı bir konumdalar.  Biz de kupa hakkında bazı önemli ve ilginç bilgileri paylaşacağız.

*Dünya Kupası'nı Avrupa ve Güney Amerika dışındaki hiçbir ülke kazanamadı ve son 3 finalde Avrupa kıtası Almanya, İspanya ve İtalya ile bu kupaya ulaştı. Bu nedenle; rekabet Avrupa ve  Güney Amerika arasında geçecek. 

*Dünya Kupası finallerinde bugüne dek oynanan 836 maçta toplam 2 bin 379 gol atılırken, Alman Miroslav Klose,her ne kadar futbolu bıraksa da finallerin en golcü futbolcusu unvanını elinde bulunduruyor. Klose'yi 15 golle Brezilyalı Ronaldo izlerken, Alman futbolcu Gerd Müller 14, Fransız Just Fontaine 13 gol, Brezilya ve dünya futbolunun en büyük ismi olarak kabul edilen Pele ise 12 golle bu futbolcuları takip etmekteler.

* Yine Fransız Just Fontaine 1958'de çıktığı 6 maçta 13 gol ile , Brezilyalı Jairzinho 1970'te forma giydiği 6 maçta 7 golle, ve Uruguaylı Alcides Ghiggia da 1950'de oynadığı 4 maçta 4 golle  bir Dünya Kupası'nda oynadıkları tüm maçlarda gol atmayı başaran futbolcular olarak tarihe geçen isimler arasında . 

* Dünya Kupası finallerinin en farklı galibiyetlerine yeniden eski günlerine geri dönmeye başlayan Macaristan elde etti. Macaristan’ın 1982 Dünya Kupası'nda El Salvador'u 10-1 mağlup ettiği karşılaşma halen kupa tarihinin en farklı galibiyetidir. Sadece bu maç değil; 1938'de Brezilya-Polonya, 1954'te Macaristan-Batı Almanya maçları da 11 gollük diğer en gollü maçlardır.

* Dünya kupalarına katılan ülkelerin 5'i bırakın puan almayı gol bile atmayı başaramadı. Bu ülkeler  sırasıyla, Kanada, Çin, Endonezya, Trinidad Tobago ve Zaire (şimdiki adıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti) olarak sıralanmakta. 

* Dünya kupalarına 17 kez katılan ve 4 kez şampiyon olan İtalya, finallerin en çok berabere kalan takımı oldu. Sadece İtalya değil; İngiltere ve Almanya da kupa tarihi boyunca çok sık berabere kalmıştır.

*Dünya Kupası’nda bugüne değin 79 ülke katılmış, 104 maç oynayan ve bu karşılaşmalardan 70'ini kazanan Brezilya, genel klasmanda 227 puanla liderken, 106 maçta 218 puanla Almanya ikinci, 83 maçta 156 puanla İtalya üçüncü olarak yer almış. Bizde ülkece  3 kere katıldığımız Dünya Kupasında  tam 16 puan toplamışız. 

*Endonezya, Irak, Togo, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Haiti, Zaire ve El Salvador Dünya Kupası tarihinde hiç puan alamamışlar. 

*Almanya Milli Takım’ının kozu olan  Mario Götze kupa tarihinde en son golü atan kişi, gol demişken Brezilyalı  Pele henüz 17 yaşındayken ve 1958’deki kupada kupanın en genç gol atan kişisi olurken, 1994’deki kupada  ise  Kamerunlu Roger Milla  kupa tarihinin gol atan en yaşlı futbolcusu olmuş. Milla aynı zamanda 2006 yılında da , Afrika Futbol Birliği (CAF) tarafından yapılan bir değerlendirme sonucunda , son 50 yılın en iyi Afrikalı futbolcusu seçilmiştir.

*FIFA Dünya Kupası tarihinde en uzun süre gol yemeyen kaleci bir dönem boyunca da Gaziantepspor’u çalıştıran Walter Zenga’ydı. Zenga  bu tarihi başarısını  kendi ülkesinde düzenlenen 1990 Dünya Kupası'nda 517 dakika boyunca gol yememesiyle elde etmişti.

*Kaleci demişken Dünya kupalarında en fazla maçta gol yemeyen kaleciler ise İngiliz Peter Shilton ile Fransız Fabien Barthez olmuş;  Meksikalı kaleci Antonio Carbajal ile Suudi Arabistan'dan Muhammed Al Deayea, finallerde en çok gol yiyen kaleciler olarak ( ikisi de 25’er gol yediler) tarihe geçmişlerdi.

* Bir dönem Kayserispor'u da çalıştıran Robert Prosinecki, 1990'da Yugoslavya adına gol attıktan sonra, 1998'de de Hırvatistan adına fileleri havalandırdı . Prosinecki, böylece kupa tarihinde iki ülke milli takımı adına gol atan ilk futbolcu oldu.

*  Kolombiyalı defansif futbolcu Andres Escobar'ın kendi kalesine attığı gol nedeniyle ki rakibi de Gheorghe Hagi’li, Gheorghe  Popescu’lu çok  sağlam kadrosuyla Romanya idi, ülkesinde öldürülmesi bugün bile tartışılıyor.  Aslına bakarsanız pozisyonda Andres Escobar’ın çokta bir kusuru yok; Beşiktaş ve Kolombiya kalesini  yılarca çok sağlam korumuş ve aynı zamanda Andres Escobar’ın çok yakın arkadaşı Oscar Cordoba’nın bir anlık tedirginliği bu golün yenmesinde çok etkili olmuş. Yine olaya bizzat tanık olan Oscar Cordoba’nın anlattığına göre, barda taraftardan birisi Andres Escobar’a sataşıyor, itiş kakıştan sonra olay duruluyor. Ancak;  Escobar’a laf atan kimse bar çıkısında Andres Escobar’ı vurarak öldürüyor. Bu olay dahi futbolun çok ciddiye alınması durumunda nelerle karşılaşabileceğimizi açıkça gösteriyor. 

* Dünya Kupası için tamı tamına 13 Milyar $ dolarlık  harcama yapan Rusya’nın soğuk ikliminden ötürü olsa gerek insanları sıcak ve gülümseyen yüzlerini başta  kolay kolay göstermez ve oldukça da çok ciddi bir görüntü verir. Gerçi sonradan açıldığınızda benim gibi  Ruslarla kaynaşırsınız sıcak kanlı olurlar, anma coğrafya ve iklim meselesi vesselam. Bu nedenle olsa gerek okuduğum bir habere göre Rus görevliler, Dünya Kupası için ülkeye gelecek yabancı misafirlere sıcak bir karşılama sunmak amacıyla havalimanı ve metrolarda çalışanlara gülümseme dersleri verildiğini açıklamışlar. 

* Bir Dünya Kupasını  daha evde izleyeceğiz ülkece, 2002’deki 3.  olduğumuz  Dünya Kupası’ndaki Brezilya maçını okuduğum Cevizli İlkokulunda özel izinle ve sınıftan birkaç kişi olarak hocalarımızla öğretmenler odasında izlemiş ve Serdar öğretmenimiz maçları izlerken tadında izlememizi ve  maçları fazla abartmamamızı öğütlemişti. 

*Hey gidi günler diyeyim ve  Spor Toto Süper Lig'in yıldız isimlerinin  de 2018 FIFA Dünya Kupası'nda ülkemizi  de temsil edeceklerini buradan ileteyim. Bu isimler arasında  Galatasaray’dan  Fernando  Muslera(Uruguay) , Belhanda (Fas) ve  Nagatamo (Japonya) ,Fenerbahçe’den Nabil Dirar (Fas) ,Beşiktaş’tan Quaresma ve Pepe (Portekiz) ile Vida (Hırvatistan) , Trabzonspor’dan Onzai (Nijerya) Bursaspor’dan Moussa Sow (Senegal) ve  William Troost-Ekong (Nijerya),   Kasımpaşa’dan Trezquet (Mısır) ve Siyam Ben Youssef (Tunus), Göztepe’den Beto (Portekiz) en dikkat çekenleri  olarak göze çarpıyorlar.

* 2010 Güney Afrika Dünya Kupası iki şeyle hatırlanır; birincisi tuhaf melodisiyle ve kafamızı şişirmesiyle aslında bir yerel bir çalgı olan  Vuvuzela’dır.  2018’deki Dünya Kupasında    organizasyon komitesi tarafından yapılan duyuruya göre araftarların maçlara sokamayacağı eşyaların listesinde ateşli silahlar, kavanozlar, şişeler, yüksek frekanslı telsiz ve iletişim araçları, yanıcı ve patlayıcı aletler, reçetesiz ilaçlar, şırınga, alkollü içecekler, yiyecek, bisiklet, kaykay, paten, televizyon, 2x1,5 boyutlarını aşan bayraklar, müzik aletleri ve vuvuzela, rulo kağıt, 25 cm uzunluğunu aşan şemsiyeler ve uçurtma da yer alıyor. Yani: kafamız vuvuzela ile şişmeyecek. 

* 2010 Güney Afrika Dünya Kupası denince hatırladığımız ikinci şey de her maçı bilen kahin ahtapotumuz Paul’dur.Esasen ahtapotlar çok keskin bir zekaya sahiptirler ve anne ahtapotlar da  yavrularına en fazla sahip çıkan canlılar arasında zirvededir. Ve ahtapotlar  DNA kodlarına boyun eğmeden RNA'larını değiştirebiliyorlar ve her bir ahtapotta farklı bir kombinasyon oluşuyor.  Bu kupada kahin ahtapotumuz Paul’un yerini ise Rus kedi “Achilles” ve Yeni Zelandalı  papağan “Newton”  alıyorlar.  Kahin ahtapotumuz Paul’u saygı ve rahmetle anıyoruz. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam