SON DAKİKA
reklam
reklam

Müzikle Yaşayan” Florence”

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 20 Ekim 2016, Perşembe - 10:00   Okunma Sayısı:

Florence Foster Jenkins.O dünya tarihinin en kötü opera sanatçısı. Ne bir sesi var, ne de bir kulağı .Üstelik bir de herhangi bir tekniği yok. Ancak kendisiyle barışık ve müzik onun için hayat kaynağı. Gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilen ve usta yönetmen Stephen Frears’in bu oto biyografik çalışmasında Florence Foster Jenkins’i usta aktris Meryl Streep hayat veriyor. Filmdeki diğer önemli rolleri ise Hugh Grant, Simon Helberg, Rebecca Ferguson, Nina Arianda, Stanley Townsend ve Alan Corduner canlandırmış. Filmi anlatmadan kısaca Jenkins’in hikayesini anlatalım kıymetli okuyucularımıza…

1868 yılında Pennsylvania’lı çok zengin bir bankacının kızı olarak doğar Jenkins. Bir çok elit ailede olduğu üzere klasik müzik ve piyano eğitimi aldıktan sonra daha 8 yaşındayken ilk konserini verir. Babasına şarkıcı olacağını söyleyen genç Florence babasından sert bir tepki alır. Bu durum onu da yıldırmayacaktır haliyle. “Frank Thornton Jenkins “ adında genç doktor sevgilisiyle Philadelphia yolarını tutacaktır. Ancak mutsuz gecen bu evlilik bir de ömür boyu sürecek amansız bir hastalığa yol açacaktır. Babasının ölümünün ardından 1909’da Florence’e yüklü bir miras bırakmasıyla birlikte artık sesini geniş kitlelerin takdirine sunma vaktinin gelip çattığına karar verir ve kararını hayata geçirir.Bu arada St Clair Bayfield’le tanışıp evlenen; Florence Foster Jenkins buradan sonra Newport’ta, Washington Ve Boston’da verdiği konserlerle adını duyurmaya başlar.Tabi bu arada eşiyle birlikte de “Verdi Clup” adı verilen bir klasik müzik grubu kurmuş ve onu yönetmeye başlamıştır. Çoğunlukta Gaziler ve Kadın Dernekleri yararına verilen bu özel konserlerden gelen gelirler ve servetin büyük çoğunluğunu da yardım dernekleriyle ,sanata, sanatçıya ve genç sanatçılara harcayan Florence Foster Jenkins aslında; “Sanatın Ve Sanatçının Dostu” olmuş; sevimli ve akıllı bir “Deli” görüntüsünü sanat kariyeri boyunca korumayı başarmıştır. Üstelik de söylemesi epey güç sopranoları okumaya çalışmıştır. Kendisine ve dinleyicisine saygılı olmuş; işte bu yüzdendir ki kötü sesine rağmen konserlerde alkış yağmuruna tutulmuştur. Mutluydu ve bu mutluluğu her zaman dinleyicisine yansıtmakta epey başarılı oldu.

Evet; Florence Foster Jenkins’in hayattaki son iki senesini ele alan ve Carnegie Hall’daki ünlü konserine kadarki süreci en ince detaylarına kadar işleyen “Florence” müzikle yaşayan birsi ve Meryl Streep çok başarılı bir şekilde hayat vermiş . Meryl Streep 20.ci Oscar Adaylığına ve 6.cı Oscar’ını kazanırsa ben şaşırmam doğrusu. Yine konserde Florence Foster Jenkins’in piyanistliğini üslenmiş Cosmé McMoon’u oynayan Simon Helberg de başarılı oynadı .Bnce büyük ihtimalle En İyi Yardımcı Oscar’ını alabilir. Hugh Grant’ın da Oscar şansı var tabi. Stephen Frears ise titiz bir çalışma yürütmüş ve ona da En İyi Yönetmen Oscarı gelirse şaşıramamak lazım. Florence Foster Jenkins bence Oscar’da “En İyi Film Kategorisinde” de yarışır ancak bence işi zor bu dalda. Neden derseniz bu sene Nocturnal Animals, The Light Between Oceans gibi iddialı rakipleri olacak.

Sonuçta azimli ve kendine güvenen müzikle hayat bulmuş Florence Foster Jenkins’in hikayesi hem hayat hakkında düşünmenize hem de hoşça vakit geçirmenize yol açacak.

Not : Adana'da AnadoluJet BOTAŞ Cup Turnuvası'ndaki MBK Doğuş Hastanesi karşılaşmasında kalp krizi geçirdikten sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Samsun Canik Belediyespor'un Başantrenörü Mehmet Can Öztürk'e Allah’tan rahmet ailesine ve Samsun Canik Belediyespor camiasına baş sağlığı dilerim…

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam