11-12 Temmuz 2018 tarihleri arasında icra edilen NATO toplantısı sona erdi. Her toplantı sonrasında yapılan değerlendirmeler kısmen basına verilen demeçlerle ortaya konulmaktadır. ABD Başkanı Trump’ın toplantı öncesinde verdiği demeçler görüşmelerin biraz sıkıntılı geçeceği havasını veriyordu.
Hatta AB Konseyi Başkanı Tusk, “Sevgili ABD, lütfen müttefiklerinizin kıymetini bilin, zira sayıları pek fazla değil… Avrupalı askerlerin 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’nin yanında Afganistan’da savaştığını ve hayatlarını kaybettiklerini…” hatırlatmıştır.
Tusk demecinin devamında, “Lütfen bunu yarın NATO zirvesinde buluştuğumuzda hatırlayın. En önemlisi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le Helsinki'de buluştuğunuzda hatırınıza getirin.. Stratejik dostunuzun kim olduğunu ve stratejik sorununuzun ne olduğunu bilmek her zaman iyidir" demek zorunda kalmıştı.
Gündemde neler vardı?
29 NATO lideri, 11 Temmuz günü NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in başkanlığında gerçekleşecek zirve Brüksel’de toplanmıştı. Basında yazılanlara göre gündemdeki;
1. Terörle mücadele,
2. Sorumluluk paylaşımı,
3. ‘Açık Kapı’ politikası,
4. NATO-AB iş birliği,
5. NATO Komuta Yapısının Uyarlanması” başlıkları ele alındı.
Zirvenin biraz da, “ticaret savaşları” ve ABD Başkanı Donald Trump’ın özellikle sorumluluk paylaşımına yönelik eleştirilerinin gölgesinde geçtiği de söylenebilir. Aslında yakın dönemde Avrupa Birliği-ABD arasındaki ilişkiler özellikle ticaret alanında gerilmiş, ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması, İran ve iklim anlaşmalarından tek taraflı olarak çekilmesi ve G7 toplantısının ardından gergin bir ortam oluşmuştu.
Sorumluluk paylaşımı
İki yıl önce Varşova’da düzenlenen Zirve’de müttefik ülkeler, savunma harcamalarını 2024’e kadar gayri safi yurtiçi hasılalarının yüzde 2’sine karşılık gelecek şekilde arttırmayı taahhüt etmişlerdi.
29 müttefik ülkeden sadece altısı bu taahhüdü yerine getirmiştir. Göreve geldiğinden beri müttefiklere savunma harcamalarını artırma çağrısında bulunan ABD Başkanı Donald Trump, zirveden iki gün önce sosyal medya hesabından paylaştığı ilk mesajında “Avrupa’ya gitmeye hazırlanıyorum. ABD onları korumak için diğer tüm ülkelerden daha fazla harcama yapıyor. Bu durum ABD vergi mükellefleri için âdil değil. Üstelik AB ile ticarette 151 milyar dolar kaybettik. Bizi yüksek gümrük vergileriyle suçluyorlar” demiştir.
İkinci mesajında ise, “ABD, NATO’ya tüm müttefiklerden çok daha fazla katkı sağlıyor. Bu âdil değil ve kabul edilemez” ifadelerine yer vermişti
Dolayısıyla zirvede son üç yıldır savunma harcamalarında kaydedilen artışa vurgu yapılmasıyla birlikte müttefiklerden harcamalara daha fazla katkıda bulunmaları çağrısı tekrarlanmış oluyordu.
NATO’da güç ve kapasite arttırımı
Mali kaynakların arttırılmasının NATO’ya yeni bir soluk getireceği muhakkaktır. Bu arttırımın NATO’nun “savunma ve caydırıcılık” kapasitesini güçlendireceğini söylemek de mümkündür. NATO Hazırlık Girişimi, NATO’nun askeri hareketlilik ve kuvvetlerin göreve hazırlık seviyelerini artırmayı öngörmektedir. Bu sayede NATO, 30 mekanize taburu, 30 hava muharip filoyu, 30 muharip gemiyi bir ay veya daha az sürede göreve hazır olabilecek kapasitede tutulabilecektir.
Yeni NATO Komuta Yapısının ele alınmasıyla bağlantılı olarak kuvvetlerin Avrupa içinde ve Atlantik üzerinden daha hızlı bir şekilde hareket etmesini sağlayacak iki yeni komuta merkezi oluşturulması da karar altına alınacaktır.
Kara, hava ve deniz tehditlerinin yanı sıra askeri alanda siber güvenliği de ele alan NATO, siber savunma kapasitesini artırmak için bir “Siber Operasyonlar Merkezi” kurulması çalışmasına ağırlık vermektedir.
Sonuç bildirgesi
Brüksel’de gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin ilk gününün ardından sonuç bildirisi yayımlandı. Bildiride, Suriye’nin kısa menzilli füze envanterine sahip olduğu ve bu füzelerin NATO topraklarının ve ortaklarının bir kısmına ulaşabildiği belirtilerek, “Suriye’nin elindeki füzeleri kendi halkına karşı kullandığı, Suriye topraklarından son dört yılda üç kez Türkiye’ye füze fırlatılmasından endişe duyulduğu” vurgulanmıştır.
Suriye’nin balistik füze tehdidinin izlendiği ve değerlendirmeye devam edildiği ifadelerine yer verilerek, “Güneyden kaynaklanan ve giderek artan güvenlik tehditlerine yanıt vermek için Türkiye'ye uyarlanmış güvence tedbirleri esasen tüm ittifakın güvenliğine katkıda bulunmaktadır ve bu tedbirler bütünüyle uygulanacaktır" şeklinde açıklamalar sürdürülmüştür.
Ayrıca bildiride, NATO Mukabele Kuvveti’nin gücünün artırıldığı ve Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücü’nün (VJTF) kısa sürede hazır olacak durumda olduğu aktarılmıştır. (Devam edecek)