Basından önemli olayları takip ediyoruz… ABD’lilerle bizim güçlerimiz Münbiç’te müşterek devriye görevleri icra ediyor. ABD’li yetkililer Münbiç’teki YPG’lilerin bölgeyi terk ettiklerini belirtirken YPG’li yetkililer “bir grup aydınımız bölgeyi terk etti…” şeklinde açıklama yapıyorlar. ABD Senatosu, Savunma Bakanlığına (Pentagon) 2019 mali yılı için 716 milyar dolarlık bütçe ayrılmasını öngören yasa tasarısını 10’a karşı 85 oyla kabul etti. F-35 ve S-400 ABD Senatosu’nun bir kararı var ki, üzerinde durulmaya değerdir. Geçtiğimiz hafta ABD Senatosu F-35’lerle ilgili kritik bir karar tasarısını görüştü. Senato Alt Komisyonu yeni biryasa tasarısına Türkiye’nin F-35 uçaklarını almasını engelleyecek bir madde getirdi. Türkiye’nin Rus S-400 füzeleri ve ateşleme sistemlerini almaktan vazgeçmemesi halinde Lockheed Martin yapımı F-35 savaş uçaklarının teslimatının engellenmesi maddesi tasarıya eklendi. Aslında bu değişiklik önerisi, 2019 Mali Yılı Dış Operasyonlar ve Bağlantılı Programlar Yasası’na dahil edilmişti. Komisyonun kabul ettiği öneri yasalaşırsa, Türkiye'nin Ruslardan S-400 satın aldığı takdirde F-35’lerin satışı ve teslimatı engellenecek. Tasarının gerekçesi Bir NATO üyesi olan Türkiye’nin Rusya’ya yanaşması ve ondan modern silah sistemlerini alması Batı’yı tedirgin etmiştir. Batılı liderler yarım ağız “Türkiye’nin kendini savunma hakkı kendi bileceği iştir” deseler de bu şekilde insiyatif veya tercih hakkı kullanılmanın NATO güvenliğinde çatlamaya yol açacağını ve ABD ile Türkiye arasındaki ortak silah sistemlerini geliştirmeyi olumsuz etkileyebileceğini dile getirmektedirler. Hatta bunu sadece Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılmasının ötesinde Patriot hava savunma sistemlerinin, Chinook tipi ağır nakliye helikopterinin, AH-1 tipi Kobra, H-60 Black Hawk tipi helikopterlerin ve F-16 savaş uçaklarının da Türkiye’ye satılmasının bloke edilmesini dile getiriyorlar. Sıkıntı nerede? Başkan Trump, son NATO toplantısı öncesi ve sırasında NATO ülkelerinin liderlerine soğuk ve kaba davranmış, hatta AB’ye düşman bile demişti. Orta Doğu’yu dizayn etmeye, Rusya’yı hizaya getirmeye çalışan ABD’nin hedefinin artık Batı ve NATO müttefiki Türkiye olduğu anlaşılıyor. Bölgede ikinci İsrail devletini kurma adımları atmayı kafasına koymuş bir ABD var karşımızda… Bu düşünceyle hareket eden ABD’li yetkililer, karşı çıkanlara yaptırım uygulamaktan geri kalmayacaklarını açık açık söylemeye başladılar. Konu hukuki boyutlarıyla henüz ele alınmış değil ama bazı ülkelere ambargo uygulanmasının da başlangıcı olarak görülmelidir. Ambargoya giden süreç Ambargonun uygulanması için 44 senatör imza vermiştir. Bu sayıdaki senatör önceki gün de mektup göndermiş ve karar 85 senatörün onaylamasıyla kabul edilmiştir. Tasarı yasalaştıktan sonra 60 gün içinde ABD Savunma Bakanının, Dışişleri Bakanına danışarak Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere dair Kongrenin ilgili komitelerine kapsamlı bir rapor sunması istendi. Rapor tamamlanmadan Pentagon’un Türkiye’ye Kongrenin onayına tabi herhangi bir dış silah satışına onay veremeyeceği sınırlaması getirildi. Yasa önce Konferans Komitesi olarak bilinen ortak komisyona gelecek, son düzenlemeler yapıldıktan sonra da ABD Başkanı Donald Trump’ın onayına sunulacaktır. Türkiye’nin yapması gerekenler Türkiye’nin sınır ötesi harekâtlara yönelmiş olması ve icra etmesi Batı’yı tedirgin etmektedir. ABD, Türkiye’yi Orta Doğu’da daha fazla görmek istememekte, her fırsatta Türkiye’yi bu tür icraatlarda yalnız bırakmaktadır. ABD’de de özellikle Yahudi, Fransa’da ise Ermeni lobilerinin faaliyetleriyle Almanya’da PKK baskıları Türkiye’ye yönelik olarak artış göstermektedir. Türkiye, hiç vakit kaybetmeden üsleri kapatmak şeklinde mukabil harekette bulunmalıdır. Rahip Brunson olayının Türkiye’nin bir iç meselesi olduğu ısrarla vurgulanmalıdır. Ve elbette Türkiye kendi milli savunma sanayiini geliştirme çabalarına hız vermelidir.