SON DAKİKA
reklam
reklam

Türkiye-Hollanda krizi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 31 Temmuz 2018, Salı - 09:56   Okunma Sayısı:

 

Bakan Çavuşoğlu’nun uçağının iniş izni Hollanda Hükümeti tarafından iptal edilmiş, Çavuşoğlu’nun Hollanda’ya alınmamasının ardından Aile ve Sosyal Politikalar eski Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, kara yolu ile Rotterdam’daki Türkiye Büyükelçiliğine gitmek istemişti.

Kaya’nın büyükelçiliğe girişi Hollanda Polisi tarafından engellenerek, polis merkezine götürülüp burada bir buçuk saat bekletilmişti. Olayın ardından Kaya “Persona non grata” (İstenmeyen kişi) ilan edilerek Almanya’ya sınır dışı edilmişti. Yaşanan durum karşısında Türkiye ile Hollanda’nın diplomatik ilişkileri kopmuş, Hollanda Büyükelçisi ülkesine geri dönmüştü.

 

Dün de gergin ilişkiler vardı (İbadet yasağı ve ilk tacizler)

Önceki bölümde belirtilen kısıtlama ve baskılarla kalmayan Hollanda, 1716 yılında başkaldırı içgüdüsünü tetikleyebileceği endişesiyle Endonezya’daki Müslüman halkın hac ibadetini de engellemiştir.

Hollanda istilâ zihniyeti, Müslümanların hac ibadetini, “sömürgeciliğe karşı bilinçlenmenin bir başkaldırı sürecini tetikleyeceği” endişesi olarak görmüştür. Bu şekildeki baskılar 19’uncu yüzyılda Açe Savaşı (1873-1904)’na ve dolaylı olarak binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştır.

Hindistan’ın güneyindeki Sumatra Adası’nın batısında bulunan, üç milyon Müslümandan oluşan Açe hükümeti, Felemenk hükümetinin idaresine girmeyince savaş çıkmış ve Osmanlı Devleti’nden yardım istemiştir. Osmanlı hükümeti, aradaki mesafenin uzaklığını dikkate alarak Felemenk Devleti’ne dostane bazı ihtaratta bulunulmasını havi Meclis-i Vükelâ’da karar almıştır.

 

İlk yazışmalar

Açe konusunda yoğun ilgi ve yazışmalar Açe meselesi ile ilgili Lord Granwille’nin mektubu,  Açe meselesi hakkında Morning Post Gazetesi’nde bir makale yayımlanmış ve bu makaleyle ilgili raporun alındığı bildirilmiştir. Hollanda’nın Açe üzerinde uyguladığı politikanın kıymetlendirmesi, Osmanlı arşivinde net ve ayrıntılı olarak 1890 yılında ele alınmıştır.

Hollandalı misyonerler, bir başkaldırının önlenmesi konusunda kendilerine yandaş kişi ve kitleleri ele geçirmeye çalışmışlardır. Bunun üzerine Osmanlı istihbarat kaynakları da Açe üzerinde bilgi toplama faaliyetlerini sıklaştırmışlardır.        

          

İstihbarat faaliyetleri

Açe halkı üzerinde nüfuzu olup Felemenk-Açe savaşında bir hayli etkili olan Seyyid Abdurrahman ez-Zahiri veya ez-Zahidi Paşa Hollanda yönetimi tarafından Mekke’ye gönderilmiştir. Paşa Mekke’ye gittikten sonra kızı Şerife Ayşe Hanım Batavya’ya gelmiş ve dikkat çekmiştir. Batavya Başşehbenderliği’nden gelen yazıda olayın tahkik edilmesi istenmiştir.

Flemenklerin (Hollandalılar) yaptığı haksız ve uygunsuz muameleden şikâyet eden Açe halkının hallerinin Padişah’a arz edilmesi amacıyla Açe(Cava Adası) emîrine mektup vermişlerdir.

Hollandalı yerleşimciler kendilerine sığınmak isteyen yerli halktan birçok kişiyi katletmiş, 5-6 yaşlarındaki çocukları annelerinin kucaklarından alarak parçalamışlardır. Bazı çocukları alevlere bazılarını nehirlere atmışlar, silahsız köylülere katliam yapmışlardır.

9 Aralık 1947’de Hollanda sömürge birlikleri bugün Java adasında bulunan Rawagede köyünde silahsız 430’dan fazla kişiyi katletmişlerdi. Endonezya’daki misyonerlik faaliyetleri bizzat Hollanda devleti tarafından finanse edilmiş ve bu durum Endonezya’nın bağımsızlığını kazandığı 20’nci yüzyılın ortalarına kadar devam etmiştir.

Protestan Kilisesi 1815’ten itibaren tamamen devletin kilisesi olarak faaliyet göstermiş, atamalar, maaş ödemeleri ve programlar bizzat devlet tarafından yapılmıştır. 20’nci yüzyılın başlarından itibaren Hristiyanlaştırma politikası batılılaşma adı altında devam ettirilmek istenmiştir.

İşte size Türk bakanlara yönelik ırkçı ve faşist uygulamalarıyla demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen tutumuyla Hollanda’nın geçmişi… Katliam ve kara lekelerle dolu…  Sen Hollanda 1915 soykırımını hâlâ kabul et! Ama şu sorulara da cevap verebilir misin acaba?

  • Sizin Müslümanları Hristiyanlaştırdığınız gibi, Osmanlı Devleti Hristiyanları veya

Ermenileri Müslümanlaştırdı mı?

  • Sizler, Batavya’nın Hollanda Genel Valisi’nin direktiflerine karşı gelen Müslümanları

kurşuna dizdiniz. Oysa Osmanlı yöneticileri devletin yasalarına karşı gelen Ermenileri kurşuna dizdirmedi. Tehcire ve mecburi ikâmete tabi tuttu. Siz bunlara cevap hazırlayadurun ben Srebrenitsa’yı da yazayım bu arada…

 

İlişkiler yeniden kuruluyor

Türkiye ve Hollanda Dışişleri Bakanları, 11 Temmuz’da Brüksel’deki NATO zirvesinde bir araya gelmişler ve ilişkilerin bozulmasına sebep olan olayları ele aldıklarını belirtmişlerdi. İki ülke 400 yılı aşkın süredir yakın ilişkiler sürdürmüşlerdi.

Halen 60 yılı aşkın süredir NATO müttefiki olan iki ülke, aralarında kayda değer ticaret ve yatırım ilişkilerinde bulunmuşlardı.  Zirvedeki bu olumlu görüşmenin ardından iki Bakan birbirleriyle tekrar temasa geçmek için inisiyatif almışlardı. Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok, bu yılın ikinci yarısında Türkiye’yi ziyaret edeceğini açıklamıştır.

Hadi hayırlısı!

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam