Sorun nedir? ABD silah ambargosu koyar mı? Bence uzak ihtimal… Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ABD ambargosuna maruz kalan, Güneydoğu operasyonları sırasında kullandığı Alman tanklarının sınırlandırılması hatta yasaklanmasıyla karşılaşan Türkiye, başka kaynaklara yönelmiş ve ihtiyacı olan silah sistemlerini almıştır. Üstelik bu silahların ve silah sistemlerinin benzerlerini hatta daha gelişmiş modellerini de üretmeyi başarmıştır. ABD ambargo koyarsa koysun, silahları yine kendimiz yaparız diyebilirsiniz. Burada sorun ABD’nin ambargo kararından ziyade kullandığı üslûptur. Devletlerarası ilişkiler ve diplomasi kuralları biraz destur gerektiriyor. *** *** *** Suudilerde uyanış Bugünlerde kendi derdimize düştük ve bir şeyi gözden kaçırıyoruz. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun Yemen’e yönelik saldırıları konusunda basında farklı haberler çıkmaktadır. Suudi Prenslerinden Velid bin Tallal, üst düzey yetkililere Yemen konusunda uyarılarda bulunmuş. Prens Velid bin Tallal, Amerika’nın Suudi Arabistan’ı bölmek ve zayıflatmak istediğini belirterek bu tuzağa düşülmemesi gerektiğini vurgulamış ve üst düzey yetkililerden Muhammed bin Salman ve Muhammed bin Naif gibi genç liderlerin Suudi Arabistan’ın geleceğiyle oynamasına izin verilmemesini istemiş. Suudi Veliahdı Mukrin bin Abdülaziz de Suudi Arabistan’ın Yemen saldırısına karşı çıkarak eski kralın oğlu ve Ulusal Muhafız Bakanı Mat’ab bin Abdullah’ın safına katılmış. Yemen’e saldırıya karşı çıkan Suudi prenslerinden Halid bin Tallal da sosyal paylaşım sitesindeki kişisel hesabından açıklamalar yapmış. Açıklamada Kral Salman’ın Şarm eş-Şeyh’teki Arap Birliği kararını beklemeden ‘Kesin Kararlılık Fırtınası’ operasyonunu başlatmasının Arap Birliği ülkelerine saygısızlık olduğunu söylemiş. Akla iki soru geliyor. 1.Arap liderler uyumaya devam etseler de genç lider namzetlerinin ABD konusunda doğruyu görmeye başladıklarını söyleyebiliriz, 2.Askeri uzmanlar, Suudi ordusunun Amerika’dan sadece eğitim alan ama gelişmiş silahları kullanma kapasitesine sahip olmayan ‘kiralık bir ordu’ olduğunu belirtmişler. Taşeron örgüt kullanmakta usta olan ABD yarın bu “kiralık ordu”yu bize karşı kullanmaya kalkmasın? *** *** *** Orta Doğu ve Araplar Orta Doğu’da nice olaylar oldu; ama Arap âleminden bir tepki görülmedi. İstirahat ve uyku halini seviyorlardı. Arap birliğinde görüş farklılıkları yaşandığından ve aralarında birlik beraberlik olmadığından söz ediyorduk. Aslında bu ülkelerin her birinde iç yönetim sorunu olduğu da bir gerçek… İsrail gerçeği ortadayken aynı dinin hatta aynı mezhebin mensupları olmalarına rağmen Arap lider ve siyasilerinin vicdan ve dünya görüşlerindeki farklılıklar değişik muhalefet ve tepkilere yol açabilmektedir. Türkiye’nin bölge ülkeleriyle yapacağı siyasi, iktisadi ve askeri anlaşmaların bir diğer Arap ülkesini rahatsız edebileceği, böylesi bir durumun BM’de veto yetkisine sahip ülkelerde de dudak bükmeye neden olabileceği gerçeği göz ardı edilebilir mi? *** *** *** Yunanistan’da yangın Yunanistan’da meydana gelen büyük yangın ve sonrasındaki sel felâketi onlarca can aldı. Suçsuz günahsız insanlar hayatlarını kaybetti. Geçmiş yıllarda ülkemizde meydana gelen yangınlar konusunda daha önce yazdığım yazılarda bu konuyu çok işlemiştim. İki uçak, beş kova, üç tırmık… Koca bir bölgede meydana gelen yangına yapılacak ilk andaki müdahale için uygundur; ama yangının söndürülmesi için yeterli değildir. Çevre ülkelerden temin edilebildiği kadar uçak temin edilmeli, kirası veya bedeli sonradan ödenmelidir. Türkiye’nin Yunanistan’a yangının söndürülmesi için yaptığı teklife Çipras yönetimi yanaşmamıştır. Çipras, siyasi sorumluluğu üstlenen bir demeç vermiştir. Değer miydi bu kadar kayba? Türkiye’den yardım almayı gurur kırıcı bir vesile kabul etti herhalde Çipras… Sonuç ortadadır. Bizde “Al hocam muskanı, hasta kaykıldı” şeklinde bir söz vardır.