SON DAKİKA
reklam
reklam

BRİCS Örgütlenmesi (II)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 12 Ağustos 2018, Pazar - 12:53   Okunma Sayısı:

Türkiye’nin karşısında alternatif mi? Dünya nüfusunun yüzde 40'’ndan ve küresel ekonominin beşte birinden fazlasını oluşturan BRICS ülkelerinin geçen yılki toplam dış ticaret hacmi 5,9 trilyon dolar olarak gerçekleşmişti. Geçen yıl Türkiye’nin BRICS üyesi 5 ülkeye toplam ihracatı 7,3 milyar dolar, bu ülkelerden ithalatı ise 53,4 milyar dolar seviyesindeydi. Türkiye, Arjantin, Endonezya, Meksika ve başka ülkeler daha önce üyelikle ilgilenmeleri karşısında BRICS liderleri ayrıca üye sayısını arttırma imkânlarını da ele almışlardır. Üyelerden biri olan Hindistan, yeni üyelerin Çin’i destekleyebilecekleri endişesiyle BRICS’in genişletilmesine karşı çıkmıştır. Zirvenin gündem maddelerinden biri de BRICS ülkeleri arasında finansal ve ekonomik işbirliği için ulusal para birimleriyle ticaretin arttırılması ve BRICS ülkelerinin finansal sorunlarını hafifletmek amacıyla kendi para birimleri cinsinden tahvil ihracatı ve şartlı yabancı döviz rezerv havuzunun (100 milyar dolar) kullanılması konularının ele alınmış olmasıdır. Kaygılar BRICS’in üyeleri bazı alanlarda ciddi fikir ayrılıkları taşıyacakları, stratejik ve jeopolitik çıkar çatışmalarına düşecekleri ve birbirleri arasında bir statü rekabeti içerisinde olacakları kaçınılmazdır. Özellikle Çin, Hindistan ve Rusya üçlüsü arasında bir rekabet olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Hindistan’ın Çin’in Kuşak ve Yol Projesine şüpheyle yaklaşması ve bu proje içerisinde yer almaktan kaçınması bu rekabeti açık bir şekilde yansıtmaktadır. Sonuç bildirgesi Öte yandan, sonuç bildirgesinde, BRICS üyesi ülkelerin, Ortadoğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde devam eden çatışmalara son verilmesi, Filistin-İsrail çatışması, Suriye ve Yemen’deki krizin daha fazla uzatılmaması gerektiği konusunda görüş birliğine vardığı vurgulanmıştır. Şu anda dünyanın en sorunlu bölgeleri Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere Filistin-İsrail çatışması, Suudi Arabistan-Yemen Krizi, Suriye olayları ve benzerleri… Çözüm için sadece dileklerin vurgulandığını, sorunların uzatılmaması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldığını ve Kudüs sorununun İsrail ile Filistin arasındaki görüşmelere bağlı olarak karara bağlanması değerlendirmesinde bulunulduğunu görüyoruz… Karara varılamazsa Peki, karara varılamazsa ya da süreç uzarsa ne olacak? Mutlaka çözüm için başka ne gibi tedbirler ve alternatif planlar ortaya konacak? Diğer tedbirler nelerdir? Birleşmiş Milletler Yakındoğu Filistin Mültecilerine Yardım Ajansına (UNRWA) tam destek verileceğini belirten BRICS üyeleri, yaklaşık 5,3 milyon Filistinli mülteciye eğitim ve sağlık başta olmak üzere birçok alandaki desteğinden dolayı UNRWA’yı tebrik etmiş; ama BRICS’in sağladığı veya sağlayacağı bir destekten de söz etmemiştir. Bu oluşumun yaptırım gücünün olmadığı, çetrefilli konuların çözümünde de etkisinin olamayacağı, 28 yıldan beri sürmekte olan Azeri-Ermeni çatışma sürecini yöneten MİNSK Grubu gibi sadece adının var olacağı kaçınılmazdır. BRICS’e katılım Batılı gelişmiş devletlerin kurdukları küresel iktisadî kuruluşlar, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerin pek de yararına olmamaktadır. Ekonomik güçlerinin yanında askeri güçlerini de sürekli olarak geliştiren ve büyülten Batılılara karşı zaman zaman seslerini yükselten hatta “dünya beşten büyüktür” şeklindeki çıkışlarla direnen ülkeler ortaya çıkmaktadır. Bu çıkışlarını BM platformlarında dahi dile getiren yegâne ülke Türkiye olmuştur. Belki de BRICS’i tutunacak bir dal olarak görse de Batı ittifakı ve iktisadi kuruluşlarının üyesi durumunda olması nedeniyle Türkiye’nin çabuk kararlar alması ve uygulamaya geçmesi en azından kısa vadede mümkün olmayabilir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam