SON DAKİKA
reklam
reklam

Duyduklarım dinlediklerim

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 19 Ağustos 2018, Pazar - 00:17   Okunma Sayısı:

Ürperti yaratan olay
10 Ağustos Cuma günü… Beyoğlu Tüneldeyim. Öğle saatlerinde orta şiddette rüzgâr esmeye, yerde çöp, naylon ve kâğıtlar havalanmaya ve uçuşmaya başladı. Bir kâğıt parçası sürüklenirken temizlik işçisi tarafından faraşa süpürülmek istendi. O süpürgesini uzattıkça, adımlarını hızlandırdıkça rüzgâr alay edercesine kâğıdı uzaklaştırıyordu. Hepimizin dikkatini çekmeye başlayan bu olayı telefonuyla kaydedenler oluyordu. Temizlik görevlisi sekerek koşmaktan koşturmaya başlıyor ve kâğıdı yakalamaya çalışıyordu. Sonunda başardı, kâğıdın üstüne basarak faraşa süpürdü. Hepimiz alkışladık. Sonra ne mi oldu? Bir an düşündüm. Bir zamanlar başımıza çuval geçirenler şimdi de bedenimizi mi çuvala sokmak istiyorlardı? Türkiye bir yaprak gibi savruluyor muydu? Birileri bizi faraşa mı iteleyecekti? Süratle bu düşünceden uzaklaştım. Aman Allah korusun! Yaşıma başıma bakmam koşarım cepheye dedim. Yeter ki ülkemizin başına bir şey gelmesin…
Eminönü’ne geçiyorum
Galata Köprüsü’nün üzerindeyim. Balık tutanları izliyorum. Yeni yetmelerden biri yakaladığı balığı çekiyor. Yaklaşık 7-8 m. yüksekliğe ağzından takılmış bir istavrit geliyor. İncecik ağız derisi tüm vücut ağırlığını üstlenmiş ve oltayla yukarı çekiliyor. Yandaki kovaya baktım, balık dolu.

---Ne kadar zamanda tuttunuz bunu?
---Gece yarısından beri buradayım ve uykusuzum.
---Kaç seneden beri İstanbul’dasın?
---(Yaşı 30 civarında olan bu atmaca cevap verdi) 10 yıldan beri…
---İyi, çoluk çocuğun rızkı çıkmış o zaman ---Yok abi, ben bekârım. Satacam, şarap parası çıksın.
---Yuh!
---Bir işin var mı? Günlerini nerede ve ne yaparak geçiriyorsun?
---Genellikle burada geçer. Bazen döviz alır satarım.
---Eee, şimdi nasıl görüyorsun ekonomiyi? -
--B.m b.k Eminönü’nde Karşımıza anket düzenleyen gençler çıktı. Ellerinde birtakım formatlarla kalıp halinde sorular soruyorlar:
---Türkiye’nin bugünkü durumunu nasıl görüyorsunuz?” Al sana günlerce sürebilecek ve araştırma gerektirecek çalışma. Birkaç dakikada anlatabilecek yiğit varsa gelsin. Bir seminer veya forum yaptınız, soru yönelttiğiniz adamı davet ettiniz de özet mi istiyorsunuz, yoksa kafa mı buluyorsunuz? Ezbere dayalı eğitim sistemi ezbere konuşmaya her zaman müsaittir. Anketin muhatabı,

---Valla siz nasıl görüyorsanız ben de öyle görüyorum” diyor.
---Beyefendi ben size soruyorum, Türkiye’nin bugünkü durumunu nasıl görüyorsunuz?”
---Dedim ya!
---Soruyu bir daha soracak olursak?
---Türkiye’nin ekonomisi bozuk… (Ne zaman düzeldi ki?)
---Neye göre karar veriyorsunuz? Adam bu noktadan itibaren işi şamataya vardırıyor.
---Ben eskiden cebimde dolar da bulunduruyordum. Şimdi yok.
---Bu durum Türkiye’nin ekonomisini anlatmaya yeter mi?
---Bunu da Trump biradere sormak lâzım!

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam