- Kore tırmanıştan inişe geçti
Kuzey Kore’nin nükleer programını geliştirmek istemesi karşısında ABD’nin uyarıcı tavırlarını hafife almasını hatta tehditkâr şekilde ABD’ye kafa tutmasını görmüştük. Dünya kamuoyunun kendine daha çok güvenen lider olarak tanıdığı Kim Jong-un komşularına saldırmaktansa yanlış hesaplamalar sonucu çatışmalara girebileceği ve konvansiyonel askeri tehlikeleri göze alabileceği değerlendiriliyordu.
Kuzey Kore’nin pazarlık edilemeyecek “kırmızı çizgi”leri nedeniyle Batılı ülkeler uzlaşma zemini bulamıyorlardı. Trump için başa çıkmanın bir diğer yolu ise, “kırmızı çizgi” yi yeniden tanımlamak ya da görmezden gelmek olabilirdi.
Ancak bu konunun Kuzey’i caydırmayacağı, bölgedeki diğer ülkeleri kendi askeri modernleşme planlarını yürütmeye cesaretlendireceği ve gelecekte çok daha büyük sorunlar yaratacağı da düşünülen varsayımlar arasındaydı.
Kuzey Kore, İran’dan ithal ettiği petrol karşılığında İran’a silah satıyordu. Kuzey Kore’nin balistik füze denemelerinin ardından ABD, savaş gemilerini Kore sularına göndermiş ve Kuzey Kore’nin petrol ithalâtını engellemeye çalışmıştı.
Ancak ne olduysa çok kısa bir süre içinde oldu ve önce kanlı bıçaklı durumdaki Kuzey ve Güney Kore liderleri biraraya gelerek kardeşlik şarkıları söylemeye başladı. Ardından ABD ile görüşmeler ele alındı. Bir süre sonra da ABD ve Kuzey Kore liderleri görüştüler. Ne diyelim?
--- Hadi Kim Yong, şu ABD’ye dersini vereceksen ver artık!
ABD’nin yaptırımına karşı
ABD, İran’a yaptırım konusunda kararlı gibi gözüküyor. Bu sadece Trump’un son zamanlarda verdiği demeçlerle ortaya konulmuş bir durum değildir. Aylar öncesinden İran halkını karıştırma yöntemleriyle başlattığı çalışmalarını, İran ekonomisi üzerindeki enflasyonist baskı ve ticarî engellemelerle sürdürürmüş, devleti yönetenleri itibarsızlaştırarak halkı ayaklanma noktasına getirmiştir.
Nitekim İran’ın iki üç büyük şehrinde halk polisle karşı karşıya gelmiştir. ABD bununla yetinecek midir? Elbette hayır! Yaptırım belki de nükleer tesisleri söktürme noktasına kadar gidecektir.
Güç kullanır mı? ABD, menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapacaktır. Ancak İran halkını karşısına almaktan ziyade yönetici kadroyu öne aldığını görüyoruz. Bazı yerlerdeki halk hareketlerinin de yönetici kadroya dönük olduğu ortadadır.
Avrupa’nın büyük ülkeleri İran ile ticaretlerinin süreceği iradesini ortaya koymuş ve ABD karşısındaki yerlerini almışlardır. Alman, İngiliz ve Fransız firmaları İran ile yüksek oranda ticaret yapmaktadırlar. Üstüne üstlük Fransız firmaları İran’ın nükleer kapasitesinin arttırılmasında önemli rol de oynamışlardır.
Ambargo kararına karşı İran neler yapabilir?
- Yetiştirdiği illegal veya sınır ötesi güçlerle Amerikan hedeflerine küçük çaplı saldırılar
düzenleyebilir,
- Batılı ülkeleri tamamen kendi saflarına çekebilmek için onlara bazı imtiyazlar
sağlayabilir,
- Türkiye dahil ABD karşıtı ülkeleri ambargoyu deldirici faaliyetlerin içine çekmek
isteyebilir.
Umarım, gelişmeler daha fazla tırmanışa vardırılmadan çözüme ulaşır.