Ağır vasıta (!)
Dışarıda bunlar olurken sinirlenmemek elde değil. Ama elden de bir şey gelmiyor. Ya içeride neler oluyor? Trende bir ağır vasıta (!)… Nefesi başka yerinden alırken gözleri kaymaya başladı. Arabayı rampaya vurdu. İkinci viteste çıkarken tıslamaya ve sonunda su kaynatmaya başladı. Elindeki tespih düştü.
Bu manzaradan, çıkan ses ve egzostan rahatsız olan ayaktaki kişi ayağıyla tespihi itti. Ağır vasıta garip seslerle vites değiştirirken bazen ara gazı vererek ikiliyordu. Bir yerlerde rampada kalacağı belliydi. Sonunda kazayı yaptı. Yanındaki hanımın omuzuna başı düşünce,
---Kendine gel be herif!
ikazıyla uyanmak durumunda kaldı. Tabii suskundu; ama özür dilemek gibi bir kaygısı da yoktu. Göbeği, cephe sebilini anımsatıyordu. Gömleğin göbeğini kapatmaya zorlandığı anlaşılan düğmelerden ikisi kopuktu. Ayağında parmak arası tokyo vardı. Hadi bi’de ellerinle parmak aralarını kaşı koçum, kibarlık (!) ne demekmiş görsünler…
…Kaşımadı. Rampada kalmıştı, aynı yerden vitesi takarak devam etme tercihini kullandı. Yine ikiliyordu. Yeniden su kaynatmaya başladı. Ağzından salyalar gömleğine doğru akmaya başladı. Bütün vagondakiler gülerek ona bakıyordu. Sinirlenmiş olan hanım da gülmeye başlamıştı. Oysa biz ondan,
---Çek kardeşim sağa, ver ehliyet ve ruhsatını (!)
demesini bekliyorduk. Hay Allah, Kadıköy’e gelmişiz. Tiyatro yine bitti… Şimdi vapura bineceğim.
** ** **
Kadıköy’deki Karaköy vapur iskelesine vapur yanaştı. İskeleler verildi. Gelen yolcular indi, kapılar açıldı ve binmek için vapura yürüyoruz. Her zaman olduğu gibi yer kapma kaygısı taşıyan bir medeniyetsiz ve meymenetsiz, halatın üzerine basarak uzatılan iskelenin haricinde binmeye çalışıyor. Görevli kişi onu uyardı:
---Neden uzatılan iskeleden geçmiyorsunuz? Oradan geçmeyin!
---Yasak mı?
---Yasak diyen mi oldu?
---Sen dedin ya?
** ** **
Zaman ve mesafe kavramlarını pek algılayamayan bir yapımız var. Bilmediğiniz bir yeri sorarsanız;
---Git abi doğru (?)
---Kaç dakika?
---5 dakka…
Oysa hayatın onun söylediği 5 dakikaya tahammülü yoktur. Çünkü cevap verebilmek için zaten düşünme süresi de beş dakikadır. Gideceğiniz yeri bildiği şüphelidir. Gidilecek yerin süresi de asla beş dakika değildir.