Tokat Bahçeleri hakkında kısa bilgi
Büyük seyyahımız Evliya Çelebi (1611-1682), Tokat Bahçesi’ne ait ilk bilgileri vermiş, bu tarihten sonraki her padişah döneminde Tokat Bahçesi de adından söz ettirir olmuştur. Özellikle 1700’lü yıllarda yabancı seyyah (gezgin), yazar, gözlemci, konsolos, ataşe ve diğer resmi görevlilerin İstanbul hakkında yazdıkları ve söyledikleri çok ilginçtir.
Önceki bölümde zikredilen Antoine Galland (1646-1715)’ın gördüğü o güzel yapılar, ancak 70 yıl ayakta kalabilmiştir. İzzî Efendi’nin yazdığı gibi, “… Zamanın etkisiyle havuzlar ve kasırlar yıpranmış bozulmuştur. Bu nedenle iltifattan uzak kalmıştır. I.Mahmut’un padişah olduğu zaman (1 Ekim 1730) tamamen yıkılacak duruma gelmiştir. 1746 yılında padişah, Sadrazam Hasan Paşa’ya onarılmasını emreder ve onarılır…”
Onarımlar
Bu onarımı anlatan tarih yazarı İzzî ve Şair Mevlâna Nevres Abdürrezzak Efendilerin verdikleri bilgilerden yapıların Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırdığı binalar olduğunu öğreniyoruz.
İzzî Efendi, “Der zikr-i tamir nüzhetgah-ı Kasr-ı Tokat ez hadayık-ı sultan”[1] başlığıyla yapılan havuzları, sebilleri, oturulacak yerleri ve kasırları anlattıktan sonra yeni bulunan bir su kaynağından bu havuzlara su getirildiğini bildiriyor. Ayrıca Şair Nevres Efendi’nin tarih düşürmek için 21 ikiliden oluşan bir kaside yazmıştır. Kasidenin 14 ve 15’inci mısraları aşağıdaki şekildedir:
“Ruşen-i şam eyledi Tokad’ı bu kasr-nev ile
Han Süleyman’ın idüp ruhını şad, adını yâd”
(Bu yeni kasır Tokat’a aydınlık getirdi/Sultan Süleyman’ın ruhunu şad, ismini yâd eyledi)
Tokat Kasrının bu ikinci onarımından 12 yıl sonra Saliha Sultan’ın eşi ünlü bilim adamı ve şair Ragıp Mehmet Paşa 22 Haziran 1758 günü bahçede atla gezinti yapmış. Mehmet Arif Efendi, Paşa’nın gelişini şöyle anlatıyor:
“Yevm-i mezburda (adı geçen günde) rifatlu (yüce) Sadrazam Hazretleri biniş ve töresi üzere ancak kapı huddamı (hizmetliler) ile Boğaziçi’nde vaki (bulunan) Tokat nam vadi-i dilâraya azimet buyurdular (gönüllere hoşluk veren Tokat vadisine gelmek üzere yola çıktılar).
Bir gün mukaddem (önceden) mutbah mebzul naimeleriyle (çok sayıda mutfak görevlisi hanımlar) sayebanlar (gölgelik) irsal edildi (gönderildi). Ertesi alelseher (sabahın gün doğumu öncesi) teşrif etmeleriyle (gelmeleriyle) akşama dek mahal-i mezburda (adı geçen yerde) vaki (bulunan) kasr-ı refi-ül binada (büyük bir yapı olan kasır) -dilkeş seda (gönül okşayan nağmeler) ile enva’-ı sefa (çeşit çeşit eğlenceler) yapıldı…”
Bahçenin yeri hakkında bilgi
Tokat Bahçesi orman içinde, denize yakın ve vadinin kuytu bir yerinde olması nedeniyle havası rutubetlidir. Bu nedenlerden ötürü I. Mahmut zamanında yapılan binalar, zamanla doğanın etkisi ve bakımsızlıktan ancak 60-70 sene dayanabilmişlerdir.
- Mahmut padişah olduğunda (28 Temmuz 1808) yapılar, içinde oturulamayacak kadar yıpranmış olarak kayıtlara geçmiştir. Padişahların buraya sık sık biniş yapmaya gelmemelerinin bir diğer nedeni, Topkapı veya Beşiktaş saraylarından kayıklarla Hünkâr iskelesine oradan da atlarla Tokat Kasrı’na gitmek biraz güç oluyor ve zaman alıyormuş.
Dış bahçelere ve Mevlevi tekkelerine gitmekten pek hoşlanan III. Selim bile ancak bir kez Tokat Bahçesi’ne gelerek atla gezinti yapmış. Padişahın cülûsundan (tahta çıkışından) dört ay sonra buraya yaptığı gezinti, biniş ruznamesinde şöyle anlatılıyor:
“… 3 Ağustos 1789 Pazartesi günü biniş için Hünkâr iskelesine gelindi. Beykoz Çayırı’na otağlar kuruldu. Buradan atlara binilip Ebu Şey Zaviyesi’ne varıldı. Etraftaki kalelerden toplar atılırken Tokat’a varıldı. Atlardan inilmeden havuzların etrafı dolaşılarak gezildi… Akşam namazına doğru Hünkâr İskelesi’ne dönüldü ve ayın doğuşu seyredildi…”[2]
Kasırdaki nişan taşları
- Mahmut, biniş için Tokat Bahçesi’ne hiç gitmemiştir. Prof. Sedat Hakkı Eldem, bahçeyi ve kasırların kalıntılarını inceleyerek konumunu kroki halinde çıkarmış ve bu bilgileri 1976 yılında yayımladığı “Türk Bahçeleri” isimli kitabında belirtmiştir. Bu eserde Evliya Çelebi’nin ve Antoine Galland’ın sözünü ettiği nişan taşlarının yeri belirtilmemiştir. Dolayısıyla 1976 yılından itibaren taşların bulunmadığını söyleyebiliriz. Eldem ise,
“… Bu kasrın da ömrü uzun sürmemiştir. Hammer, II. Mahmut zamanındaki durumunu görmüştür. Eski ihtişam ve zerafetinin bütünüyle göçtüğünü, son kalıntı ve harabelerinin bile ortadan kalkmakta olduğunu söylüyor. Son olarak Sultan Abdülaziz, Sergis Kalfa’ya dördüncü Tokat Kasrı’nı inşa ettirmiştir. Hepsinden daha büyük tutulmuş olan bu kadır, o devre benzer kârgir kasırların üslûbundadır.
Büyük havuz da o zaman yeniden hayat kazanmıştır. Son kasır da 20’nci yüzyıl başlarında yanmıştır. Şimdiki Tokat mevkiinde seyrekleşen ağaçların arasında birkaç duvar harabesinden başka bir şey kalmamıştır…” bilgisini vermektedir.
[1] Padişah bahçeleri ve Tokat Kasrı’nın onarımıyla ilgili söylenenler (emirler)
[2] Tarih-i Lebiba, yk. s: 125