SON DAKİKA
reklam
reklam

Bayramdan arta kalanlar

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 28 Ağustos 2018, Salı - 08:55   Okunma Sayısı:

 

Bayram süresince evimizde ve misafirlikte hep kahve içiyor;  gittiğimiz kafelerde kahve siparişi veriyoruz. Hazırlanması biraz zahmetli olsa da genellikle kahve, espresso, filtre kahve, nescafe türleri tercih edilmektedir. Bayram sonrası şu günlerde gelin biraz kahve muhabbeti yapalım:

 

Kahve zararlı mıdır?

Kahve günümüzün içecekleri arasında belki de baş sıradadır. Bazıları kahveyi zararlı görür, bazıları onu aklamaya çalışır. Bazıları da dedikodunun en iyi kahve ile yapıldığını söyler (!).  İsviçre’de yapılan bir araştırma, gündüz içilen kahvenin canlandırıcı etkisinin % 5-10 arasında seyrettiğini, gece ise % 30’lara kadar vardığını göstermiş.

Tıp otoriteleri, kahvenin görme ve duyma duyularını arttırdığı gibi reflekslerin hızını da yükselttiğini belirtmektedirler. Bu nedenle uzun yolda araba kullanırken kahve molası vermekte büyük yarar var.

 

Kahve uykuyu kaçırır mı?

İçerdiği kafein sayesinde evet! Ancak şunu da belirtmekte yarar var, gerçekten uykusuz kalmaya niyetimiz varsa bu yolu deneyelim. Yoksa derin uyku saatlerimizden çalmış, vücudumuzun uyku sırasında üreteceği hormonları engellemiş oluruz. Kahvenin etkisinin uzun vadeli olduğunu da unutmayalım.

 

Kalbe zararlı mıdır?

Sorunun cevabı bugün bile kesinlik kazanmış değildir. Bazı bilim adamları kahvenin ne enfarktüse ne de damar tıkanıklığına yol açtığını ileri sürüyorlar. Kahveye eşlik eden sigara ya da alkol kalbe zararlı olabilir. Sonuçta kahvenin bu organlara doğrudan zarar verdiği kabul edilmiyor.

Fransız Kardiyoloji Enstitüsü’ne göre sadece kahve kalp ve damarlar için sodadan bile daha az tehlikeli… Bayramın güzelliğini bozmayalım. Kahve falı gibi uydurma şeylere de girmeyelim ve sonuç olarak şunu söyleyip konuyu kapatsak daha iyi olacak: Her şeyin azı karar, ortası yarar, çoğu zarar…

Bayramdan arta kalanlar

 

Sevgili Muharrem Demir, bizimle çalışan bir arkadaşımızdır.  Beş yıldızlı bir otelin barını işletir. Hafta başı toplantılarımızda yaşadığı ve tespit ettiği ilginçlikleri bize anlatır. Ben de sizlere nakletmiş olayım:

Bayramın hemen öncesinde Avustralyalı bir turist geldi.  İstanbul’ da gezilecek yerleri ve benim tavsiyelerimi sordu. Bend e Sultanahmet’e gidip Topkapı Sarayı ve Müzesi’ni gezmelerini söyledim. Hatta Ayasofya ile başlamalarının daha uygun olacağını belirttim. Eşi geldi ve bana alışveriş yapmak istediklerini ve en güzel satış yerlerinin nereleri olduğunu sordu.

Kendilerine Kapalı Çarşı’dan alışveriş yapabileceklerini ve bu bölgenin her yere yakın olduğunu anlattım. Kenarda oturan adamlardan biri söze girdi:

 

    ---Gerçek İstanbul Kadıköy’dür. Oraya göndersene!

    ---Orada ne yapacaklar abi?

    ---Ayık gezdirmemek lâzım, önce bir rakı içsinler bakalım. 

 

Sonra bara geçtim. Bardaki arkadaş Avustralyalı turiste rakı vermiş,  içmişler. Turistin eşi bağırıp çağırıyordu:

 

    --- Zaten bir günümüz vardı.  Onu da burada uyuyarak geçirdi…

 

Baktım Avustralyalı bizim Türk’e sarılıyor ve rakı istiyor yine.  Sonuç: Turist yeniden uyumaya başladı ve alış verişe gidemediler.

 

***                               ***                                ***

 

Alman turistleri Kumkapı’ya götürmek için taksiciler otele geldiler. Turistler üç taksiyle hareket ettiler. 4-5 saat sonra otelin önü kalabalıktı. Taksilere baktım, taksiciler arkada sızmış vaziyette yatıyor, taksileri turistler kullanıyor. Otele geldiler. Almanlarla içilir mi yav?

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam