SON DAKİKA
reklam
reklam

Bir değerlendirme -II-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 3 Eylül 2018, Pazartesi - 10:14   Okunma Sayısı:

 

Son bir girişim daha

12 Eylül 1829 tarihinde, ABD Başkanı Andrew Jackson tarafından, bir ticaret antlaşması oluşturmak ve imzalamak üzere, bu kez elçiler Biddle, Offley ve Rhind’e tam yetki verilir. Rhind 2,5 ay süren bir yolculuğun ardından 8 Şubat 1830’da İstanbul’a ulaşır ve 13 Şubat’ta sarayda Pertev Reis Efendi ile buluşur. Reis Efendi, Rhind’in isteklerini rapor edeceğini söyler. 16 Şubat’ta Pertev Efendi yerine Hamid Efendi atanır.

12 Mart günü Rhind, yeni Reis Efendi ile görüşme sağlar. Bu görüşmede Reis Efendi, Rhind’in tekliflerine birkaç gün içinde büyük ihtimalle olumlu bir yanıt geleceğini söyler. 16 Mart 1830 tarihinde Osmanlı Sultanı, özel kâtibine, Reis Efendi’nin bu antlaşmayı tamamlaması için bir emir yazmasını iletir. Konu o akşam Divan’a sunulur.

 

Anlaşmanın imzalanması

Avrupalı devletler böyle anlaşmaya karşıdırlar.7 Mayıs 1830 tarihinde taraflar arasında antlaşma imzalanır. Böylelikle Amerika’nın Osmanlı Devletiyle bir ticaret antlaşması imzalayabilmek için giriştiği diplomasi mücadelesi 7 Mayıs 1830 tarihinde başarıyla sonlandırılmış olur.

Amerika’nın güçlü donanmasıyla öncelikli olarak dönemin en güçlü sömürgeci devleti İngiltere’yi rahatsız etmesi beklendiğinden bu antlaşmaya engel olmak isteyen devletin de İngiltere olması kuvvetli ihtimaldir.

Bu Avrupalı devletin ve temsilcisinin, her fırsatta bu anlaşmaya engel olması hatta Amerika ve Osmanlı temsilcilerinin görüşmesini rahat bir şekilde basabilmesi, henüz 1820’li yıllarda bile Osmanlı’nın içine düştüğü diplomatik güçsüzlüğü göstermesi bakımından oldukça önemlidir.

Osmanlı tüccarları Amerika’ya gidecek durumda değildir; çünkü Osmanlı Devleti’nin okyanus aşabilecek gemileri bulunmamaktadır. Ayrıca Osmanlı Devleti 1828-1829 yıllarında Rusya ile savaşmış ve bu savaştan yenik çıkmıştır. 1830’da da Cezayir Fransızlar tarafından işgal edilmiştir.

 

Sonuç

19’uncu yüzyılın ortalarına doğru ilk kâğıt para olan kaime basılmış, hemen akabinde sahtelerinin piyasaya sürülmesiyle devlet zarara girmiştir.  Yüzyılın sonlarına doğru İngiltere’nin 1878’de Kıbrıs’ı, 1882’de Mısır’ı, Fransa’nın da 1881’de Tunus’u işgal etmeleri Osmanlı yönetiminde kaygılar uyandırmıştır.

Bu olayların tamamı Osmanlı Devleti’nin dış ticaretini olumsuz etkilemiş, bu nedenle ABD, bu ticaret antlaşmasından büyük oranda kârlı çıkmıştır. Faizler, gümrük vergisi oranları ve vadeler hep ABD lehine tecelli etmiştir.

Batı’nın büyük devletleri, çıkarları elverdiği ölçüde Osmanlı İmparatorluğu’nun devam etmesini gözetmişlerdir. Sultan Abdülhamit, Almanya ile ilişkilere önem vermeye başlamış ve desteği güçlendirmek amacıyla Almanya’ya bir dizi ekonomik imtiyazlar tanımıştır. Bu imtiyazların başında şüphesiz Bağdat demiryolu inşası gelmiş ve bu süreç I. Dünya Savaşı’nın bitimine kadar devam etmiştir.

ABD, bir ticari anlaşmayı elde edebilmek için10 yıl boyunca Osmanlı sarayının kapılarını aşındırmış; ama bugün bir gecede aldığı kararlarla ticareti sekteye uğratabilecek kadar işi abartmıştır.

Ne diyelim, oluklu demir çıktı yiğitlik öldü…

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam