Son dönemin güncel konusu olan kripto paralar; geleceğin parası olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle; konu hakkında işin uzmanları yürüttükleri tartışmalarla bize ufuk açıyorlar. Değerli kardeşim ve Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Cankat Şir de bu konular üzerinde uzun bir süredir çalışmakta. Onun yönlendirmesiyle ben de bu konuya merak duymaya başladım. Doğrusu; bu konudaki çalışmalar kayda değer çalışmalar ve sanal para konusuna gelecekte daha fazla eğileceğiz. Yapan arkadaşlarımızı tebrik ederim.
Avrupa Birliği Temmuz ayı içinde ;Kripto para kavramı ve güncel durumu üzerine yakın mercek altına alan bir raporu yayımladı. Bu rapor; kripto paralar ve Avrupa Birliği Bankacılık Otoritesi (EBA)’nın yaklaşımını anlamak adına da oldukça kayda değer bir çalışma.
Söz konusu raporun İngilizce metinlerine meraklıları http://www.europarl.europa.eu/cmsdata/149900/CASE_FINAL%20publication.pdf linkinden erişebileceklerini belirtelim. Raporda; en çok pazar payına sahip üç kripto para (Bitcoin, Ethereum, Ripple) birbirleri ile karşılaştırması yapılırken; sanal paraların sahip olduğu potansiyel ekonomik avantajların altı çizilmiş.
Özellikle, sınır aşan işlemler açısında düşük işlem maliyetleri, işlem hızı, bu avantajlardan en önemlilerinin başında gösterilmekte iken; buna ek olarak anonim işlemlere fırsat sağlanması örneğin hassas dataların paylaşımına gerek olmaksızın işlemlerin yerine getirilebilmesi sanal paraların kullanım avantajları olarak işaret edilmiş. Bununla birlikte bu avantajların çeşitli riskleri de beraberinde getirdiği vurgulanmış ve avantajların karşılığında ne gibi dezavantajlar olduğu, her avantajın karşısında ele alınmış.
AB yetkilileri önce ekonomik avantajların üzerine eğilmişler raporda.
Bu avantajlar arasında; işlem maliyetleri açısından sanal paraların kullanımı ile oluşan maliyetlerin hesaplanması; işlemlere ilişkin güvenilir verilerin noksanlığı sebebi ile pek mümkün bulunmadığı hususuna vurgu yapılıyor. Buna karşın; işlem maliyetleri geleneksel yöntemde 2-4 % iken, sanal paralara dayalı işlemlerde bunun 1%’den daha az olduğu ve özellikle sınır aşan işlemlerde döviz kullanımında oluşan makasın bertaraf edilmesine olanak sağlaması sanal para kullanıcıları için mevcut bir avantaj gibi göründüğünden de bahsedilmiş. Avrupa Bankacılık Otoritesi (EBA), mevcut maliyetlerin düşük algılanmasının herhangi bir düzenleme olmaması ve işlem güvenliğinin garanti altına alınmaması ile yakından ilgisi olduğuna işaret etmekte. Kaldı ki; EBA işlemleri gerçekleştiren sanal para madencilerinin de kendi yatırımlarını karşılamak adına daha fazla kesintiye gidebileceğinin mümkün olduğu belirtiyor. Avrupa Bankacılık Otoritesi, özellikle Avro bölgesi içerisinde Single European Payment Area (SEPA)’da işlem gerçekleştiren ülkeler için, sanal paralarla işlem yapmanın sanıldığı kadar avantajlı olmadığını çünkü düşük maliyetli sınır aşan işlemlerin Avro ile kendi sistemleri içerisinde gerçekleştirilebildiğini hatırlatmaktalar.
Sanal paralarla yapılan işlemlerin geleneksel yöntemlerle, devlet paraları yapılanlardan daha hızlı olması bir başka avantaj olarak kabul edilmekte. Örneğin Bitcoin’le 10 dakikada yapılan bir işlem, geleneksel yöntemde pek çok parametreye bağlı olarak gecikebilir ve günler alır. Sanal paralar 7/24 kullanılabilir iken, geleneksel bankacılık sistemi hafta sonları, resmi tatil günleri gibi zaman dilimlerinde çalışmazlar. Buna rağmen; söz konusu raporda bu avantaja ilişkin olarak yine hatırlatmada bulunulmuş ve pek çok ülkenin hızlı transfer mekanizmaları geliştirerek devlet paralarını da neredeyse Bitcoin’den daha hızlı bir başka ülkeye iletebildiklerini vurgulamışlar.