Klasik Türk Müziğini bambaşka yere taşıyan Sanat Güneşimiz Zeki Müren 22.Ölüm Yıldönümünde bir kere daha saygıyla ve rahmetle anıyoruz. 1931’de Bursa’nın Hisar semtinde Kaya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya gelen Zeki Müren’in ailesi Bursa’ya Üsküp’ten göç ettiler. Babası kereste tüccarlığı yapmaktaydı ve ailesini bu şekilde geçindirmekteydi. Müren eğitimine Bursa Osmangazi İlkokulu’nda ( O tarihlerdeki adıyla Tophane İlkokulu ve Alkıncı İlkokulu) başlar. Müren’in yeteneğiyse daha o yıllarda öğretmenleri tarafından keşfedilir ve sonra müzikli müsamerelerde oynarken, ilk rolünü çoban rolü olarak oynar. Orta okulu bitirdikten sonra; İstanbul Boğaziçi Lisesine gider. Bu arada Müren her ikisini de birincilikle tamamlar. Genç Zeki de; çok istediği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine ( Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) girer ve Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezun olur. Bu arada da ;desen çalışmaları birçok kez sergilenir. Zeki Müren’in müzik hayatına tam anlamıyla başlaması da Bursa’da tamburi İzzet Gerçekler’den aldığı solfej ve usul dersleriyle öğrenmesiyle olacaktır. Yine ;bu dönemde tam on yedi yaşındayken bestelediği "Zehretme hayatı bana cânânım" mısraıyla başlayan ünlü acemkürdi şarkı da bestelediği ilk şarkıdır .1949'da henüz on sekiz ’inde ;Boğaziçi Lisesi'nde okurken sinema yönetmeni ve yazar Arşavir Alyanak'ın babası Agopos Efendi ile bir başka hocası Udi Krikor'dan aldığı derslerle de musiki eğitimini sürdürür. Zeki Müren’i müzik açışından etkileyen isimlerin başında ise Şerif İçli, Refik Fersan, Sadi Işılay ve Kadri Şençalar geliyorlar. Zira; Müren yukarıda bahsettiğimiz bu isimlerin birikimlerinden de yararlanmış ve kendi çalışmalarını icra etmiştir. 1950’lerin başına geldiğimizde Zeki Müren;henüz bir üniversite öğrencisi. Tam da o yıllarda henüz hizmete giren TRT İstanbul Radyosu bir sınav açıyor. Müren tam 186 adayın katıldığı solist sınavını çekinerek ve çok stresli bicimde giriyor ve o sınavı birincilikle kazanıyor. Müren ; 1 Ocak 1951'de yani yeni senenin ilk günü, İstanbul Radyosunda canlı olarak yayımlanan bir programda Harbiye Radyoevinde ilk radyo konserini vermiştir. Bu arada da;konser ekibiyse dev bir kadrodur. Saz ekibi Hakkı Derman, Serif İçli, Şükrü Tunar, Refik Fersan ve Necdet Gezen'den (ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Müjdat Gezen'in babası) oluşmaktadır. Söz konusu konserden sonra Türk Müziğinin dev assolistlerinden olan usta bir ses; Hamiyet Yüceses stüdyoyu arayarak kendisini tebrik eder ve başarı dileklerini sunar. Yine şu durumun altını çizelim; o dönemde TRT İstanbul Radyosu henüz kitlelerle yeni yeni buluşmaktaydı ve çok eski bir tarihte acılan (1936) TRT Ankara Radyosu Anadolu'da en çok dinlenen radyoydu ve İstanbul Radyosu da Anadolu'dan net olarak dinlenemiyordu. Bu yüzden Anadolu'ya ulaşma kaygısı hisseden Zeki Müren; bir çözüm arıyordu. Müren’e aradığı çözüm aynı hafta ünlü klarnet sanatçısı Şükrü Tunar’dan gelecektir. Tunar; Müren'i Yeşilköy'deki kendisine ait plak fabrikasına götürerek yine kendi eseri olan "Muhabbet Kuşu" şarkısını plağa doldurur. Bu plak sayesinde Zeki Müren tüm Anadolu'da tanınmaya başlar. “Kalbimi bezlederim minnet-ü zevk-e ,dilesen dilesen dilesen ,bir muhabbet kuşu da ben olurum .” diye başlayan bu plağın arkasında “Yiğidin Alnına Yazılan Gelir” adlı türkü forumunda eser de bulunur. Zeki Müren, bu başarılı ilk konserden ve plak çalışmasından sonra Türkiye radyolarında düzenli olarak eserler seslendirmeye başladı. Müren’in yoğun ilgi gören radyo programları tam on beş yıl sürdü, bunların çoğu canlı yayın programlarıydı. Zeki Müren bundan sonra da kendini daha çok sahne ve plak çalışmalarına verir. Müren’in ilk sahne konseri ise 26 Mayıs 1955 tarihinde olacaktır. Genellikle kendi dizayn ettiği sahne kıyafetlerini giyen Müren; ”Saz heyetine tek tip kıyafet giydirmek”, “ T podyum kullanmak” gibi çeşitli yenilikleri sahne hayatımıza getirmiştir. Zeki Müren;bu arada 1953'te Beklenen Şarkı adlı filmde sinema oyunculuğuna da başlar. “Gözlerinin içine başka hayal girmesin .Bana ait çizgiler dikkat et silinmesin” dizeleriyle hatırladığımız Beklenen Şarkı’nın filminde Zeki Müren’in rol arkadaşı ise Cahide Sonku’dur ve Sonku filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini de üslenmiştir. Münir Nurettin Selçuk ile ara verilen şarkılı filmler dönemi de "Beklenen Şarkı" ile tekrar başlamış ve sinemamız tarihinde şarkılı filmler seyirciyi sinemaya çekmek açısından epey başarılı olmuştur. (Devamı yarın)