SON DAKİKA
reklam
reklam

İzlediğimiz film

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 28 Eylül 2018, Cuma - 09:02   Okunma Sayısı:

                                                                                        Uzun yolculuklar tek bir adımla başlar

                                                                                                                            (Konfiçyus)

 

Bugüne kadar yazdığım bütün yazılarda PKK’nın özellikle büyük şehirlerde yuvalandığını, örgütlendiğini, baskı ve terörle halka nefes aldırmadığını vurgulamaya çalışmıştım. Gerek sınır bölgemizde ve sınır ötesinde yapılan hava destekli operasyonlarda gerekse yurt içi operasyonlarda çok sayıda terörist imha edilmiştir.

Kendiliğinden teslim olan teröristlerle polisin yaptığı nokta operasyonlarında ele geçirilen PKK militanlarının sayısı da oldukça yüksektir.

 

Kararlılık

Çok değil daha düne kadar dinlemekten büyük üzüntü duyduğumuz sınır ötesinden karakollarımıza yapılan saldırılar, kaybettiğimiz Mehmetçik’ler, alan hâkimiyeti, köy basmalar, toplu katliamlar ve okul yakmalar neredeyse sıfıra yakın düzeye çekilmiştir. Silah kaçakçılığının önü alınmış, ancak uyuşturucu kaçakçılığıyla aralıksız mücadele devam ettirilmektedir. Ele geçen uyuşturucu madde sayısında büyük artış olduğu ortada…

KCK yapılanmasının BDP ile bağ oluşturduğu dünya âlemin bildiği bir konuydu. Hedef belirleme ve eyleme yöneltmeyle ilgili talimatların İmralı’dan verildiğine dair duyum ve iddialar vardı.

Bu ülkeyi sahipsiz zanneden zihniyetin en ucundaki maşalar ise araç yakıyor, bankaları taşlıyor, mağazaları yakarak içindeki malları gasp ediyorlardı. Artık bu işleri yapmaya fırsat da bulamıyorlar.

Operasyonların etki ve sonuçlarını görmek mümkündür. Şehirlerde şiddete yönelik eylemler, gasp yoluyla elde edilen haksız kazançlar ve örgüt propagandasına hizmet eden direniş ve gösteriler azalmıştır. Canlarını dişlerine takarak görev yapan tüm güvenlik güçlerimize teşekkürler.

 

Dış destekler

Eksik kalan konu AB ülkelerinin PKK’ya verdikleri desteği hâlâ kesmemiş olmalarıdır. Bazı AB ülkeleri ele geçirdikleri örgüt elemanlarını Türkiye’ye iade etmemekte, Fransa ise Türkiye’nin aleyhinde olabilecek her türlü gelişmeye çanak tutmaktadır. Bu nedenlerle PKK’nın Avrupa’daki mali kaynakları henüz kurutulamamıştır.

Hem Türkiye ile müttefik olacaksın hem de onu dışlayacaksın. Türkiye tepki gösterince de başka konularda anlaşmazlık yaratacaksın. Tabii bu durumda Türkiye’nin işi zorlaşıyor.

Siyasetçi olmak zahmet ve külfete muhatap olmak demektir. Siyaset de bir nevi yönetme sanatıdır. Terör konusunda önlemler alındıkça dış destek göremediğimiz hatırlarsınız. İşin, sindirilebilecek yanlarını bulup “daha ne yapabiliriz?”i düşünüyorduk.

 

Daha önce yaşamıştık

Bu devlet 1911-1922 yılları arasında yedi düvele karşı birçok cephede dört büyük savaş vermiş, her türlü yokluğun, baskının ve zorluğun altından kalkabilmişti. Devlet, o günlerde de kendisine karşı zararlı faaliyetlerde bulunan iç ve dış mihraklara karşı ne yaptıysa bugün de aynısını yapıyordu. Bu etkisizleştirmenin çağımızın değerlerine, hukukun gereklerine ve insan haklarına uygun şekilde yapıldığından kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

34 yıl önce bir adımla başladık terörle mücadeleye… Öz kaynaklarımız kurutulmaya çalışılmış, insanımız acılara itilmiştir. Nice gencecik fidanımız dalından koparılmış, niceleri toprağa düşürülmüştür.

Türkiye yerel seçimlere hazırlanıyor. Yaşadıklarımız, yaşayacaklarımıza temel teşkil etmelidir. Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgemizin insanı kendisini temsil edecek vekillerini “kılı kırk yararak” Ankara’ya göndermelidir. Kendisine vekâlet verilen temsilciler de buna lâyık olmaya çalışmalıdır.

 

 

 

 

     

           

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam