SON DAKİKA
reklam
reklam

Avrupalının teröre bakışı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 7 Ekim 2018, Pazar - 00:38   Okunma Sayısı:

tedirginlik içindeydi. Bu tavır, 11 Eylül’den sonra biraz farklı boyuta ulaştı. Televizyonlardan terörün her yere ve herkese ulaşabileceği görüldükçe işin ciddiyeti anlaşıldı. Ancak bir sorun daha vardı. Terör Kıta Avrupası’nın dışında ise mesele yoktu.

 

Avrupa Parlamentosu’nun önceki kararları

 

Avrupa Parlamentosu’nun 11 Nisan 2008’deki gündem maddelerinden biri terördü. Avrupalılar, 11 Eylül’den sonra birçok AB ülkesinde “anti terör yasaları”nın gündeme getiriyorlardı. AB’li politikacılar, temel hakların ihlâli konusunu dile getirmeye başlamışlar ve terörle mücadelede Birlik üyelerinin genellikle güvenlik güçlerine endeksli ve bununla sınırlı bir yaklaşım içerisinde olmalarını görüşmeye açmışlardı.

 

Terörle mücadele ancak çok boyutlu bir strateji ile ele alınmalı ve sorun sadece güvenlik güçlerine bırakılmamalıydı. Bu mücadelede, temel hakların bile demokrasi ve insan haklarına saygı gözetilmek kaydıyla sınırlanabileceğini belirten Parlamento’nun yaklaşımı oldukça yeniydi.

 

Şiddet, eski Avrupa sömürgelerinin veya ABD’ye karşı direnen hareketlerin, başka politik seçeneği olmadığı için başvurduğu politik bir “mücadele metodu” veya “haklı bir direniş” olarak algılanıyordu.

 

Ne zaman ki, ikiz kulelere saldırı oldu, olayın rengi değişmeye başladı. İstanbul, Madrid ve Londra’daki terör eylemleri ile Avrupa kamuoyunun bilincine iyice yerleşen terör sorunu, Türkiye’deki PKK terörüne bakışta da belki bir dönüm noktası olmuştu.

 

Terör örgütü elemanlarının iadesinde direniş

 

Belçika ve Fransa, konuya hiç bulaşmak istemese terör ve şiddeti, “Kürt bağımsızlık mücadelesi” olarak görmemeye başlamıştır. Terör konusunun AP’de sık sık gündeme alınması, AB ülkelerinin anti terör yasalarına “evet” demesi dengeleri değiştirmiş gibi görünüyor.

 

Türkiye'yi ziyaret eden Türk kökenli Avrupalı parlamenterlerden Akgün, “ölümler Avrupa’nın yakınlarında olunca, Avrupa terörü farklı algılıyor” demişti. Lale Akgün (Almanya Federal Meclisi):

 

“PKK veya İslami grup ayrımı yapmadan, ideolojik düşüncelerini kan dökerek gerçekleştirmeye çalışanları terörist kabul etmek gerekiyor. Avrupa, bugüne kadar PKK'yı yeterince araştırmadan ‘Kürtler'in hakları peşinde koştuğu’ savıyla değerlendirme yaptı.

 

Ateş düştüğü yeri yakar. Zalimce ölümler yakınlarında olunca, Avrupa terörü farklı algılıyor. Bununla birlikte PKK'ya ve Türkiye'deki terör saldırılarına yaklaşımda değişim olacaktır.”

Hüseyin Araç (Danimarka Parlamentosu): “Başta İngiltere olmak üzere AB ülkelerindeki bakış açısı değişecektir. Terörün dini, etnik kökeni ve ideolojisi olmadığını anlayacaktır.”

Fatma K. Kaya (Hollanda Temsilciler Meclisi): “Yavaş da olsa PKK terörüne bakış değişmeye başladı. Terör, Türkiye'nin yalnız çözebileceği sorun değil. Avrupa, bunu görmeye başlıyor.”

Yılmaz Kerimo (İsveç Parlamentosu): “Türkiye terör konusunda yıllardır yalnızdı. Artık teröre karşı dayanışma olacaktır. İsveç'in kesinlikle PKK'ya yardımı yok. Ancak PKK ile Kürt halkını birbirine karıştırmamak gerekiyor.”

Emin Özkara (Brüksel Bölge Meclisi): “Ülkeler artık terörü ortaklaşa engellemeyi görüşecek. Avrupa'da da, Türkiye'nin durumu iyice anlaşılacaktır.”

 

Cumhurbaşkanı’nın Almanya ziyareti

 

Resmî demeç ve açıklamalarda sık sık vurgulanan PKK olgusu, karşı tarafın yetkilileri tarafından hâlâ önceki düşüncelerle örtüşmektedir. Bu yetmiyormuş gibi bir de FETÖ artıklarını korumaya almışlardır.

 

İade etmemelerine gerekçe olarak daha çok net bulgu ve nesnelerin kendilerine ulaştırılmamış olmasını göstermektedirler. İşte sorun burada başlıyor. Aynı acıyı duymayan insanlar aynı tedbirlerde buluşmaya çalışıyorlar. Bugün bana yarın sana…

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam