SON DAKİKA
reklam
reklam

Ankara’nın Başkent Oluşu

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 16 Ekim 2018, Salı - 11:05   Okunma Sayısı:

(13 Ekim 1923)

İstiklâl Savaşından Önceki Durum

İki imparatorluğa başkent olmuş İstanbul, Hristiyan Bizans zamanı 1204 yılında Haçlı istilâsını görmüş ve varını yoğunu kaybetmiştir. Müslüman Osmanlı zamanı Balkan Harbi sırasında İstanbul çevresine kadar gelen Rus birlikleri de payitaht için büyük tehdit oluşturmuştur. 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’nin ardından yaklaşık beş yıl süreyle işgal altında kalmıştır. Bu nedenle hem acılara gark olmuş hem de önemini yitirmiştir.

Ayrıca Çanakkale Boğazı en üst seviyede savunma tedbirleriyle tutulsa bile tarihi süreç içinde Don Kazaklarının saldırılarına, Rus bombardımanlarına maruz kalmıştır. Yeni kurulacak Türkiye Devleti için payitahtın iç bölgelere alınması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Devlet Merkezi Neresi Olmalı?

İstanbul’un iyi bir devlet merkezi olamayacağı fikri kesinlik kazanış ise de yeni devlet merkezinin neresi olacağı konusunda bir karara varılamamıştı. Konya ve Kayseri gibi illerin başkent yapılmasının uygun olacağı söylenmekte, Goltz Paşa bunlara Şam ve Halep’i de katmakta, Avusturya  Macaristan İmparatorluğu gibi Türk ve Arap memleketlerinden müteşekkil Osmanlı devletine merkez aramaktaydı.

İstiklâl Savaşı için Seçilen Merkezler

I.Dünya Harbi’nden sonra Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’ya gelip İstiklâl Savaşı’nı teşkilâtlandırmaya başladığı zaman, en emin yer olarak Sivas’ı görmüştü. Erzurum Kongresi’nden sonra 4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi çalışmaya başladı. Tecavüze uğrayan ülkeyi milletçe müdafaa ve mukavemet esası kabul edildi. Bir geçici hükümet kurularak idarenin millet adına ele alınacağı tespit olundu, Misakı Millî’nin esasları kararlaştırılmıştı.

İstanbul hükümeti, Mebuslar Meclisi’nin İstanbul’da toplanmasını uygun görüyor, Heyeti Temsiliye ise Anadolu’da kalmayı tercih ediyordu. Bir süre sonra Heyeti Temsiliye’nin merkezi Ankara olarak kabul edilmişti. Atatürk bu karara kendini sevk eden düşünceyi Nutuk’ta şöyle izah etmiştir:

“Cephelere ve İstanbul’a demiryolu ile bağlı ve genel durumu idare bakımından Sivas’tan farkı olmayan Ankara’ya geldik”

Heyet-i Temsiliye, Sivas’tan sonra Şarkışla, Kayseri, Kırşehir yoluyla 27 Aralık 1919 ‘da Ankara’ya gelmiş ve ülkenin durumunu buradan takip etmeye başlamıştır. 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi Ankara’da toplanmıştır. Bu gelişmeyi devletin başkent arayışındaki ilk adımı olarak kabul etmek gerekir.

Atatürk, Anadolu’da yaptığı bir seyahat esnasında halkın sorularını cevaplandırırken Ankara’nın başkent olmasını şu şekilde belirtmiştir:

“Bu memleketi idare etmek isteyenler memleketin içine girmelidir. Devlet merkezini seçerken iki noktayı göz önünde tutmak icap eder. Her nevi tecavüze karşı yerinden kıpırdamayarak kuvvet ve sükûneti muhafaza edebilecek bir yer olmalı.

Bu itibarla memleketin merkezini araştırmak lâzım. Yoksa bir geminin topundan telâşa düşecek bir yerde hükümet merkezi olamaz, ikincisi, hükümet merkezi öyle bir yerde olmalı ki, hükümet nazarını memleketin bütün muhitlerine eşit surette atfedebilsin. Memleketin bir kenarına çekildiğimiz zaman, vatanın bizden uzak kalan yerlerini unutuveriyoruz. Birçok sebep hükümet merkezinin Ankara, Kayseri, Sivas üçgeni içinde  olmasını icap ettiriyor. Bu üçgenin bir ucunda bulunan Ankara, pekâlâ devlet merkezi olabilir. Esasen hâdisat da orasını merkez yapmıştır. İstanbul türlü bakımdan mevkiini, şerefini mahfuz tutacaktır. Ankara’da oturmakla beraber yine İstanbul’dan daima istifade edeceğiz.

Ankara’nın durumu

Anafikir bu olunca devlet merkezinin nüfus topluluğunun çekirdek teşkil ettiği yerde veya toplulukları birbirine bağlayan bir noktada bulunması gerektiği kesinlik kazanmıştır. Nüfus yoğunluğu, iklim koşulları, sınırlara olan uzaklık, emniyet gibi koşullar incelenmiş, dünya devletlerinin başkentleri ele alınmıştır.

İç Anadolu’daki il, ilçe ve merkezlerin gelişmesinin başlayacağı düşünülere karar verilmiştir. Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923’te imzalanmış ve ilk BMM’de 23 Ağustos’ta onaylanmıştır. Fethi Bey Başkanlığında kurulan ilk vekiller heyeti 13 Ekim 1923’te Ankara’yı Başkent olarak ilan etmiştir.

Kaynaklar

  • Türkiye Tarihi Cilt 4, Çağdaş Türkiye 1908-1980
  • Çankaya, Falih Rıfkı Atay
  • Prof. Dr. Hâmit Sadi Selen Türk Tarih Kurumu: Atatürk Konferansları 1963, (Türk Tarih Kurumu Yayınları XVII. Dizi-Sa. 1-1), Sayfa 95-102

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam