“Yaşam, size verilmiş boş bir filmdir. Her karesini mükemmel bir biçimde doldurmaya çalışın.” Ara Güler (1928-2018) Fotoğrafın efsane ismi ve arkasında 2 milyonu aşkın fotoğraf karesi bırakarak 90 yaşında sevenlerine veda eden Foto-Muhabir Ara Güler için öğrencisi ve televizyon dünyamızın yakinen tanıdığı, aslen de Foto-Muhabir olan Coşkun Aral’ın belirtiği üzere yereli ulusala, ulusalı da evrensele bağlayan bir köprüydü. Güler’in açtığı bu köprü tarihimizin ve kültürümüzün açığa çıkmasına ve dünyaya ulaştıran bir köprü görevi üsleniyordu. Sizlere bu köprünün çok önemli ve güzel bir örneğini tekrardan anlatmak isterim. Çünkü bu örnek tarihimize de ışık tutuyor. ************************************************** Yavuz Zırhlısı eski adıyla Goeben Muharebe Kruvazörü, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesinde önemli rol oynayan savaş gemisi olarak tarihteki yerini almıştır. Alman İmparatorluk Donanması için kardeş gemisi SMS Moltke ile beraber 1911'de Hamburg tersanelerinde yapılan Moltke sınıfı iki gemiden biri olan SMS Goeben yani Yavuz Zırhlısı benzer nitelikteki gemilere göre daha büyüktü. Goeben 186.6 metre uzunluğunda, 29.4 metre genişliğinde ve tam yükle 9.19 metre su çekimine sahipti. Geminin normal ağırlığı 22,616 t (22,259 long ton), tam yüklü ağırlığı 25,300 t (24,900 long ton) idi. Goeben, toplam 52,000 shp (39,000 kW) güç üreten iki set Parsons buhar türbini ve 24 kömürle çalışan Schulz-Thornycroft buhar kazanı ile maksimum saatte 25.5 deniz mili (47.2 km/sa; 29.3 mil/saat) hıza ulaşabiliyordu. Geminin maksimum menzili ise saatte 14 deniz mili (26 km/sa; 16 mil/saat) hızla 4,120 deniz miliydi (7,630 km; 4,740 mil). Geminin ana bataryası, beş ikiz tarette toplam 10 adet 28 cm'lik (11 inç) toptan oluşuyordu. İkincil silahları geminin ortasında kazamatlarda yer alan 12 adet 15 cm'lik (5.9 inç) top ile başta, kıçta ve kumanda kulesiyle kaptan köşkü etrafında yer alan 12 adet 8.8 cm'lik (3.5 inç) toptan oluşuyordu. Gemide ayrıca su hattının altında dört adet 50 cm'lik (20 inç) torpido tüpü bulunmaktaydı. Balkan Savaşları boyunca Almanya İmparatorluğu adına Akdeniz'de devriye görevi üstlenen SMS Goeben ve hafif kruvazör SMS Breslau ile birlikte 28 Temmuz 1914'te I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İngiliz Akdeniz Donanması'nın takibinden kaçarak İstanbul'a ulaştılar. SMS Goeben burada Osmanlı hizmetine girdiğinde Yavuz Sultan Selim veya kısaca Yavuz adını almıştır. Yavuz ve kardeşi Midilli’nin peşi sıra gelen Karadeniz’de Rus Donanmasına karşı yürüttükleri operasyonlar, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı'na katılmasına sebep olmuştur. Yavuz ve Midilli Zırhlı Gemi ikilisi bu yıl 103.cü Kutlama Yıldönümünü kutladığımız Çanakkale Deniz Zaferimizde Nusret Mayın Gemisi gibi çok etkin role sahip olmuşlardır. Tarihler ;25 Nisan 1915'i gösteriyor. Rus donanması, müttefiklerin Gelibolu çıkarması ile aynı günde İstanbul Boğazı'nın girişindeki tabyaları bombaladı. İki gün sonra Yavuz, müttefik askerlerini bombalamak için Turgut Reis drednot-öncesi zırhlısı ile birlikte Çanakkale Boğazı'na doğru yola çıktı. Şafakta HMS Queen Elizabeth tarafından salınan bir gözetleme balonu iki gemiyi bombardıman pozisyonu alırken tespit etti. Queen Elizabeth tarafından atılan ilk 15 cm'lik mermi Yavuz'un çok yakınına düşünce Yavuz ateş pozisyonundan çıkıp denize inen uçurumların yakınına yol aldı, bu sayede İngiliz gemisinin toplarının ateş alınından çıktı. Yavuz ve Midilli Zırhlı Gemi ikilisinin Karadeniz operasyonları bitmemişti. Çeşitli operasyonlar düzenlediler. Bu dönemde 18 Temmuz'da Midilli bir kez daha mayına çarparak 600 ton su aldı ve işlevini yitirdi. Tek başına kalan Yavuz Zırhlısı 1915- 1918 tarihleri arası çeşitli deniz operasyonlarında aktif görev üslendi. Bu dönemde ağır hasar aldıysa da tamir edildi. Bu dönem Yavuz’un ölüme mahkum edilmek istendiği bir dönemdir. 2 Kasım'da Alman donanması geminin mülkiyetini resmi olarak Türk hükümetine devretti. Sevr Antlaşması şartları gereği Yavuz'un savaş tazminatı olarak İngiliz Kraliyet Donanması'na teslim edilmesi gerekliydi. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının önderliğinde büyük bir milli mücadelenin yürütüldüğü Kurtuluş Savaşımız, pek çok şehit ve gazi verilerek kazanıldı ve Sevr Anlaşması da tarihin tozlu sayfalarına karışarak çöpe atılmış oldu.
(Devamı yarın)