SON DAKİKA
reklam
reklam

Yemen’den Büyük Zafer’e (II)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 2 Kasım 2018, Cuma - 10:47   Okunma Sayısı:

 

Savaş yıllarının getirdikleri

İngiliz Başbakanı Wınston Churchill, 1943 başında Türkiye’yi savaşa sokmak için yoğun bir diplomasi mücadelesi vermiş ve tarihte Adana Görüşmeleri olarak yerini alan zirve için Türkiye’ye gelmiştir. Adana Görüşmeleri uzun süre Türkiye ve dünya kamuoyunda yer almıştır. 2’nci Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943) 1943 yılı 2’nci Dünya Savaşı’nın en kritik yılı olmuştur. 1943 yılında Mihver Devletleri savunmaya geçmek zorunda kalırken, müttefikler ise taarruza yönelmeye başlamıştır. Ancak mihver devletlerinin mevcut gücü, Türkiye için hâlâ tehdit boyutundadır.

Başkan Roosevelt ile İngiliz Başbakanı Churchill, 12-24 Ocak 1943 tarihinde Kazablanka’da bir araya gelerek savaş ile ilgili bir konferans düzenlemişlerdir. İngiliz Başbakanı Churchill, Roosevelt’i ikna ederek; Türkiye’nin bir üs haline getirilmesini ve Akdeniz’de Türk savunmasının oluşturulmasına ikna için gayret etmiş ancak Amerikalı askeri danışman Marshall bu duruma karşı çıkmıştır.

ABD Başkanı, Türkiye’nin Savaşa dahil olmasına ikna edilmiştir. Konferansın son günü Roosevelt’in, Almanya ile ancak kayıtsız şartsız teslimi halinde görüşebileceğini açıklaması, Türkiye’yi endişeye sevk etmiştir. Bu durumun gerçekleşmesi halinde Sovyetlerin, Avrupa’nın en büyük gücü olarak ortaya çıkması söz konusuydu. Bu da Türkiye için önemli bir tehdit anlamına gelmekteydi.

Türk devlet adamlarına göre, Sovyetlerin Türkiye üzerinde baskı kurması ve Türk Boğazları üzerinde söz sahibi olmak için harekete geçmesi öngörülmektedir. Churchill bu kozu kullanarak Türkiye’yi bir oldubitti ile her an bir harekât ortamına girilebileceği göz ardı edilmemektedir. Bu dönemde bu maksatla birçok manevra yapılmıştır. Türkiye muhtemel savaşın taraftarları olarak görülen büyük devletlerle anlaşmalar yapmıştır.

Stalingrad muharebelerinden sonra

Alman ordularının 1942 yılında Stalingrad Savaşı’nı kaybetmesi sonucu Almanların Türkiye üzerindeki baskısı önemli ölçüde kalkmış, müttefiklerin baskısı başlamıştı. Müttefiklerin stratejisine göre; Almanların kesin yenilgiye uğratılmaları için Balkanlara yönelik kesin sonuçlu bir harekât yapılması gerekmekteydi.

Bu dönemde Balkanlar Almanların, Adalar denizi İtalya’nın, Suriye, Irak ve Kıbrıs ise İngilizlerin elindedir. Türkiye müttefikler ve Mihver Devletleri arasında geniş bir toprak parçası ile set teşkil etmekteydi. Churchill’in tezi ise, İtalya’ya karşı topyekün bir savaşın başlatılması yönündeydi.

 

Adana görüşmeleri

30-31 Ocak 1943’te yapılan iki günlük Adana görüşmeleri, II. Dünya Savaşı’nın Türkiye’yi ilgilendiren en kritik günleri olmuştur. Churchill, 30 Ocak 1943’de 14.20’de Adana’ya gelmiş, dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü (1938-1950), 16.10’da İngiliz Başbakanı’nı bir trende kabul etmiştir.

Görüşmelere İsmet İnönü ile birlikte, Başbakan Şükrü Saraçoğlu, Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu, Ortaelçi Feridun Erkin, Genelkurmay Hava Müşaviri Hv. Plt. Tuğg. Şefik Çakmak, Gnkur. Hrk. Ş. Md. Albay Fasih Kayabalı da katılmışlardır. Görüşmeler üç aşamalı bir planı içermektedir. Bu aşamalar;

 

  • Türk ordusunun modern silahlarla teçhiz edilmesi,
  • Türk topraklarından ve üslerinden müttefiklerin yararlanması,
  • Türkiye’nin müttefikler safında savaşa katılmasıdır.

 

Yine Churchill’e göre; İtalya, açılacak geniş kapsamlı bir saldırı ile savaş dışı bırakılacak ve Balkanlarda yalnız kalan Almanya’ya karşı kuzeyden Sovyetler Birliği taarruz edecekti. 2 Şubat 1943 tarihli açıklamalarında Churchill, Türkiye’nin çok kuvvetli bir piyade ordusuna ve teçhizatına sahip olduğunu belirtmektedir.

 

Ara gazını destekleyen gazete haberleri

Evet, bu kritik durum ve günlerde Türkiye, yoksul bütçesiyle bir milyon yedi yüz bin kişi civarındaki bir orduyu beslemek, ikmal ve teçhiz etmek durumunda kalmıştı. Bu yetmiyormuş gibi Daily Telegraph gazetesinin yazdığı kadarıyla Yunanistan’a gıda desteği vermişti.

Daily Mail; Başbakan’ın tarafsız bir ülkeyi hele müttefikliğine sıkı bağlı olan Türkiye’yi ziyareti Kazablanka’dan daha önemlidir. Türkiye, çevresindeki olumsuz gelişmeler ile direkt bağlantılı olması nedeniyle açık, dürüst ve tarafsızlık politikasını başarı ile aşmıştır.

Times gazetesi ise, bir durum değerlendirmesine ve sakin, tedbirli ve tecrübeli bir asker diye nitelediği Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile Churchill’in direkt temasına yer vermiştir.

Manchester Guardian gazetesi, Türkiye’nin tarafsız kalmasının Almanya’nın harekete geçmesini önlediğini ve Türkiye’nin bu görüşme ile müttefiklerin desteğini aldığını vurgulamıştır. (Devam edecek)

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam