SON DAKİKA
reklam
reklam

İran’ın başı yine dertte

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 10 Kasım 2018, Cumartesi - 09:02   Okunma Sayısı:

İran’ın başı ABD ile yine dertte… Nükleer tesis yapma ve nükleer araştırmalarını sürdürme isteği ABD duvarına tosladı. İran’ı rahatsız eden olayları başlıklar halinde dile getirmek gerekirse;

 

  1. Nükleer faaliyet programlarını uygulama konusunun sekteye uğraması,
  2. Nükleer faaliyet ve tesisler konusunda İsrail ile büyük bir güvensizlik yaşaması,
  3. Arap Baharı’nın Suriye üzerindeki etkileri nedeniyle Suriye’nin müttefiki olarak

dünyada yalnız kalması,

  1. Yemen konusunda ABD’nin karşısında yer alması…

ABD İran’a sadece bugün yaptırım uygulamıyor ki

Evet, ABD İran’a sadece bugün yaptırım uygulamıyor ki! Konu 1979 yılından beri adeta müzmin bir vaka haline gelmiştir.

İranlı öğrencilerin Tahran’daki ABD Büyükelçiliğini basmalarıyla başlayan serüven, İran’ın 12 milyar dolarlık nakit mevduat, altın ve mal varlığının dondurulmasıyla başlamıştı.

İran petrolü ve doğal gazıyla ilgili yatırım ve ticaret yasağı uygulayan ABD, İran’ın enerji sektörüne 20 milyon doların üzerinde yatırım yapan şirketlere de yaptırım uygulamıştı. 

Ekim 2007’de Devrim Muhafızlarını kitle imha silahları geliştirmekle suçlayan ABD, üç İran bankasına yaptırım kararı almış ve sonra listeyi genişletmişti. İran’ın kontrolünde olduğu iddiasıyla 20 petrol ve petrokimya şirketinin ABD ile ticaret yapmasını da yasaklamıştı. 

24 Ocak 2010’de İran enerji ve bankacılık sektörüne karşı sert yaptırım önlemleri uygulamış olan ABD, İran’a yılda 5 milyon dolardan fazla rafine edilmiş petrol ürünleri satan şirketlere para cezası uygulama kararı almış, İran bankalarıyla ve Devrim Muhafızlarıyla iş yapan bankaların ABD finansal sistemine girişlerini yasaklamıştı.  Bu kısıtlama ve yasakları Mayıs 2011 ve 13 Ocak 2012’deki tedbirler takip etmişti.

 

BM de İran’a karşı

İş bu kadarla kalsa iyi… BMGK de İran’a karşı Aralık 2006, Mart 2007, Mart 2008 ve Haziran 2010’da olmak üzere dört kez yaptırım kararı almıştır. Bu kararlar daha ziyade  nükleer maddelerin satışını ve nükleer program ve balistik füze geliştirmeyle ilgili şahıs ve şirketlerin mal varlıklarının dondurulmasını,  yeni silah ve finansal yatırımların durdurulmasını içermektedir.  

   2008 yılında alınan üçüncü kararla, belirli kişilere seyahat, ismi çıkan şirketlere finansal kısıtlama getirilmiştir.  2010 yılındaki karar ise, nükleer faaliyet ve füze programlarıyla ilişkisi olan İran bankalarını ve Devrim Muhafızlarına ait 15 şirketi kapsamakta ve kara listeye almaktaydı.

 

İran-Türkiye ilişkileri

Türkiye-İran ilişkileri neredeyse stabil düzeyde sayılsa da zaman zaman iniş çıkışlar olmuş, özellikle Şah Rıza Pehlevi zamanında belirgin bir nüfuz rekabeti yaşanmıştır. Şah döneminde İran, sahip olduğu zengin petrol kaynaklarından Türkiye’yi yararlandırmak istememiştir.

Türkiye’nin siyasi sistemini ve laik duruşunu tehdit eden 1979 devrimi, iki ülke arasında büyük bir güvensizlik yaratmıştır. Tahran’daki ABD Büyükelçiliğinin işgali sonrasında ABD İran’a ambargo koymuş olsa da Türkiye ABD’nin yanında yer almamıştı.

Sekiz yıl süren İran-Irak Savaşı’nda tarafsızlığını koruyan Türkiye, her iki ülkenin de yeniden güvenini kazanmıştır.

 

 

İran’ın Yemen’e ilgisi

İran, Sünniliği her fırsatta öne çıkaran Suudi Arabistan’a karşıdır. Yemen’i bu nedenle kışkırtmakta ve Yemen’e askeri malzeme ve silah yardımı yapmaktadır. Hatta silah yardımı yapan bir İran uçağı, Suudi Hava Kuvvetleri tarafından uyarılmıştı.

İran uçağı rotasını değiştirmeyince Suudi uçakları San’a havaalanına inişini önlemek için bu havaalanını bombalamışlardı.

 

Ambargodan sonrası

ABD daha önce aldığı bir kararla İran hükümetinin ABD Doları’yla alışverişini yasaklamış, altın ve diğer değerli metal ticaretini engellemiş, otomotiv ve otomotiv yedek parça ticaretini sınırlandırmıştı. Listedeki bu ürünleri İran’a satmaya devam edecek ülke ve şirketlere de yaptırımları yürürlüğe koyacağını duyurmuştu.

4 Kasım tarihinde ambargonun ikinci aşaması başlatıldı. İran’ın en çok petrol sattığı ülke Çin’dir ve bundan en çok zararı görecek olandır. Sonraki sıralamada Hindistan ve Güney Kore gelmektedir.

2017 verilerine göre Türkiye, İran’dan petrol ve doğalgaz alımı olmak üzere 7,5 milyar dolarlık ithalat yapmış olan bir ülkedir. Buna mukabil Türkiye, İran’a altın, çelik profil, lif levha ve otomotiv yan sanayi ürünleri ağırlıklı olmak üzere 3,2 milyarlık ihracat gerçekleştirmiştir.

Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler, hep başkalarının ağzından çıkacak sözlere bakarlar; acaba ambargoya biz de girer miyiz, acaba bize de saldırı olur mu, ticari kotalarımıza zarar gelir mi diye…

Türkiye iki hafta süreyle hop oturmuş hop kalkmıştır. Alternatif enerji kaynakları üretmedikçe bu ürkekliğimiz hep olacaktır. Aklımızı başımıza almalı, rüzgâr enerjisi tesisleri ve barajların yapımını arttırmalıyız. Nükleer enerji sonuçta dışa bağımlıdır. Tesisleri kursak bile dışa bağımlılıktan kendimizi kurtaramayız.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam