2011 yılından bu yana Ankara Kısa Filmciler Derneği bünyesinde düzenlenen 'Türk İşi Fantastik Filmler Festivali' Fantastaturka’nın beşincisinin hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor ve yakında tarihi netleşecek. Fantastaturka bu yıl usta aktörler Osman Betin ve Yılmaz Köksal’ın ve yakın tarihte kaybettiğimiz Giovanni Scognamillo’nun kayıplarıyla biraz eksik ve buruk geçecek.
Türk Sinemasında önemli bir alan da Fantastik Türk Sineması’dır.Bu alanın süper kahramanlara olan bakış açısı da bir o kadar dikkat çekicidir.
Örneğin;Süpermen ve Batman Yeşilçam’a sık sık konuk olmuştur .Bu uyarlamalar içinde bir takım araştırmalar yapmış ve “Fantastaturka” Fantastik Türk Sineması Festivalinin de kurucularından olan Sinema Eleştirmeni Murat Tolga Şen şu yorumları yapmıştır.
“Ülkemizde çevrilen Tüm Süper adam filmleri, Amerikan orijinli bir çizgi roman kahramanını yerlileştirme mecburiyeti, düşük bütçe (olmayan bütçe demek daha doğru olur) ve senaryo kolaycılığı sebebiyle aşırı serbest uyarlamalardır. Yeşilçam sürprizlerle doludur. Kendi imkânlarının çok ötesinde bir deli cesaretine sahip bu sektör, seyircinin “Türk Filmi”ne olan hoşgörüsünü sonuna kadar sömürmüş ve ortaya bir sürü hilkat garibesi çıkarmıştır. Bunların en tuhafları ve belki de bu yüzden de en eğlencelileri “Süper Kahraman” filmleridir. “
İşte bu “Süper Kahraman Filmleri”inden bazıları Supermen ve Batman’in baş karakter olduğu filimlerdir ve Şen’in de dediği üzere ” Yeşilçam sürprizlerle doludur.”
Bu filmler kronolojik sırası ile;
Süper Adam İstanbul’da / Yavuz Yalınkılıç / 1972
Çılgın Kız ve 3 Süper Adam / Cavit Yürüklü / 1973
3 Dev Adam/Fikret Uçak/1973
Bedmen Yarasa Adam / Günay Kosova – Savaş Eşici / 1973
Süpermen Dönüyor / Kunt Tulgar / 1979
Süpermenler / Italo Martinenghi / 1979
Tabi Yeşilçam Süpermen’i daha çok işlemiş gibi görünse de Yeşilçam’ın “Nubar Babası” Rahmetli Nubar Terziyan’ın kötü adam olmayı başardığı Çılgın Kız ve 3 Süper Adam’ı ayrı bir paranteze almak gerekiyor. Batılı ‘kötü film’ tutkunları arasında epey tutulan bu filimde Çılgın Kız’ın bir iki şımarıklığı hariç pek de bir çılgınlığı yoktur.
Bir başka fantastik örnek de Yeşilçam’ın kötü bir karaktere dönüştürdüğü Spiderman ve Kaptan Amerika’nın birbirleriyle karşı karşıya getirdiği 3 Dev Adam filmidir. Filmde, Dünyayı Kurtaran Adam filminden de tanıyabileceğiniz Aytekin Akkaya baş rolü oynamaktadır.Spiderman ve kanlı çetesi tarihi eser kaçırmak için Türkiye’ye gelmiştir. Bu durumun önüne geçilmesi için ise Kaptan Amerika, Meksikalı El Santo ve Komiser Orhan birlikte çalışarak bu kanlı çeteyi çökertmek için yanıp tutuşmaktadırlar. Filmin konusundan da anlaşıldığı gibi, Spiderman ilk defa dünya sinema tarihinde bir kötü karakter olarak canlandırılmıştır.
Superman’ı çokça işleyen Yeşilçam’ın bu alandaki zirve noktası; 1979 tarihli Süpermenler’dir.Konusunu kısaca anlatalım. Alman profesör (Ali Şen), buluşu zaman makinesini Türkiye'de dener. Bizans hazinelerinin yerini bulurlar. Herkesin gözü bu makinededir; Süpermen dedektif Murat’ın (Cüneyt Arkın), ona kazık atan Atak’la Matrak’ın, mafya liderlerinin ve dünya güçlerinin...
Giovanni Scognamillo’nun yapım danışmanlığını yaptığı bu ilginç filmde Cüneyt Arkın başrolün yanında Yön.Yardımcısı da olmuştur. Aynı yıl Kunt Tulgar’ın yönettiği Süpermen Dönüyor ise ilginç bir başka örnek. Dantele sarılı kriptonit taşı, murat 131 modeline yakın bir arabayı kum kamyonuyla takip edilmesi, annesinin "Acıkırsan Yersin" diyerek Süpermen’e yolluk vermesi gibi tam bize özgü bir örnek bu film.
Fantastik Türk Sineması çok ilginç bir alan. O yüzden de; tek bir yazıya sığmaz. Başka dönemlerde de anlatmaya devam edeceğiz.
Başsağlığı; Pete Burns,Gönül Ülkü Özcan,Korkut Özal ve Mete Akyol yakın tarihlerde vefat eden bu 4 isim de 80’lere damga vurmuştu. Pete Burns 1980 yılında kurarak solistliğini ve şarkı yazarlığını üstlendiği Dead or Alive adlı pop grubuyla 1985 yılında yayınladığı "You Spin Me Round (Like a Record)" teklisiyle başarı kazanmış fakat ilerleyen yıllarda geçirdiği estetik ameliyatlarla adından söz ettirmişti.Ölümünün de estetik ameliyatlarla ilgili olduğu ifade edildi. Gönül Ülkü Özcan;hem sinemanızın hem de tiyatromuzun usta aktrislerinden.O ve eşi Gazanfer Özcan 1983 yılından başlayarak TRT'de uzun süre yayınlanan kült bir dizinin Kuruntu Ailesi’nin başrollerini oynadılar. 2014’de T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne layık bulunan Özcan; eşiyle birlikte Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nu da kurmuştur.Korkut Özal; 1970’lerde önce 1974'te CHP-MSP koalisyon Hükümetinde ve 1975'te kurulan I. Milliyetçi Cephe Hükümeti'nde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı, 1977'deki II. Milliyetçi Cephe Hükümeti'ndeyse İçişleri Bakanı olarak görev aldı. 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası siyasi hayattan çekildi.Kardeşi ve Ağabeyi Turgut Özal 80’lerde siyaset ve politikaya damga vururken kendisi ticarete atılmış; Özal'ın cumhurbaşkanlığı görevini yürütmekteyken, ölümü sonrası yeniden siyasete atılarak Anavatan Partisi'ne girdi ve 1995 seçimlerinde ANAP'tan İstanbul milletvekili seçilmiş ve 28 Şubat Sürecinde partisinden istifa etmişti. 2001’de ise tekrardan siyaseti bırakmış ve birkaç sene önce de oğlunu kaybetmişti. Mete Akyol İnönü ailesine çok yakındı ve Mehmet Ali Birand’ın yönettiği ve sunduğu “12 Mart :ihtilalin pençesinde demokrasi” belgeselindeki o döneme ilişkin dikkat çekici bir anlatım tarzı sergilemiştir. Çeşitli gazetelerde(Milliyet, Öncü, Hürriyet, Dünya, Günaydın, Sabah ) muhabir, roportaj yazarı, köşe yazarı, genel yönetmen ve yayın genel yönetmeni olarak değişik görevlerde bulundu Halen mütevelli heyet üyesi olduğu Başkent Üniversitesi'nce yayımlanan Bütün Dünya'nin genel yayın yönetmenliğini yapıyordu. Hasan Pulur ve Nail Güreli hocalarımızın ardından o da aramızdan ayrıldı.
Ayrıca ayakkabı sektörünün kurumsallaşmasında önemli rol sahibi olan Kemal Tanca’yı da kaybettik. Hepsininin ailelerine baş sağlığı diliyorum.