Bir yalnız papatya kırda
ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Gözü, günün son ışıltılarında değil,
buluttan düşecek yağmur damlalarında
Papatyanın endişesi,
tâcı olan sarının sıcaklığını
ve serveti beyazın duruluğunu yitirmek.
Kaygılanma, zar değil ki bu,
yaşadıklarının çilesi…
Olmaz hiçbir zaman hilesi
Yağmurdan nasibini alırken çimen
Dert olmasın sinende
Cefasız sefa olmaz, bekle hele
Gecenin sabahını!
Bakarsın günün ilk ışıltılarına
Kulak verirsin rüzgârın fısıltılarına.
daha ne güneşler doğar çimenlere
halaylar çeker bulutlar simenlere
Yıldızın hali
Sonsuza akan yıldız
kavuşmak için geceye
ve sessizliğe…
Çırpınır imeceyle
dinmecesine
semayı ararcasına…
Buluşmak,
belki hazların en güzeli
Dar zamanda
ve karanlıkta
Tatlı tebessümle
semayı kucaklarcasına…
Gün ağarıyor,
ayrılık gelip çatıyor.
Yıldız, yeni bir özlemle
sevdalanıyor...
Gözyaşını silmecesine,
semayı sararcasına…