İran ambargo şartları yaşıyor. Parasının pul olduğunu biliyoruz. Ülkeyi yönetenler ekonominin dibe vurmaması için bazı tedbirler alıyor. Bunlardan biri de yurt dışı çıkışlarında uygulanan yüksek harçlar… Bu durum İran’a gelen turist sayısında gözle görülür bir düşmeye neden olmuş.
Turist giriş çıkışları
İran’ın çıkış harçlarını oldukça yüksek tutması ülkemize gelen İranlıların sayısında da bir azalmaya neden olmuştur. İranlı turistlerin Van’daki konaklama süreleri ve alışveriş miktarları azalmıştır. Ambargo dolaylı olarak bizim ekonomimize de etki etmektedir. Van Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva basına verdiği demeçte;
“2017 verilerine baktığımız zaman sınırlı hizmet veren Kapıköy gümrük kapısından 500 bin civarında bir giriş olduğunu gözlemledik. Bu sayının 2018 yılında 750 bin civarında kapanacağını umuyorduk. Fakat nisan ayında İran İslam Cumhuriyeti’nin kendi vatandaşının yurtdışı çıkış harçlarına bir zam uygulaması yüksek bir meblağ oluşturdu.
23 TL’ye tekabül eden yurtdışı çıkış harçları neredeyse 10 kat artırılarak 230 lira civarında bir rakama ulaşınca ülkemize giren İranlı turist sayısı 320 bin civarına düştü. Bu hakikaten kabul edilebilir bir rakam değildir. Aynı zamanda bizleri de şoke eden yaklaşım oldu" şeklinde açıklama yapmıştır.
Petrol ve doğalgaz alışverişi şimdilik kaydıyla sıkıntı yaratmazken ne kadar süreceğinin kestirilemeyeceği de açıktır.
Ekonomik daralmanı diğer etkisi
İran’ın güney batısında bulunan Huzistan eyaletinin merkezi Ahvaz’da bu yılın Eylül ayında düzenlenen askeri geçit törenine dört kişilik grup tarafından silahlı bir saldırı düzenlenmişti. Olayda askerlerle beraber sivillerin de bulunduğu 29 kişi hayatını kaybetmiş, 60’tan fazla kişi yaralanmıştı.
Eylemin Huzistan bölgesinde, İran’ın Kutsal Savunma olarak adlandırdığı İran-Irak savaşının başlangıcının yıldönümünde ve Arap milliyetçisi ayrılıkçı bir örgüt tarafından düzenlenmesi, İranlı yetkililerin de olayla ilgili ABD ve Suudi Arabistan’ı sorumlu tutmaları, dikkatleri yapılan eylemin iç boyutlarıyla birlikte uluslararası boyutlara da çekmişti.
Bu ayın içinde de İran’ın Huzistan eyaletine bağlı Şuş ilçesindeki şeker fabrikasının yüzlerce işçisi, maaşlarının 3 aydır ödenmemesini protesto ederek, "Suriye’yi bırak, bize bak", "Heft Tepe işçileriyiz, açız" ve "Tehdit ve hapishaneden korkmuyoruz" şeklinde sloganlar atmışlardır.
Birkaç gün önce yine Huzistan eyaletine bağlı Ahvaz kentindeki çelik fabrikası işçileri de dört aydan bu yana maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle gösteri düzenlemişlerdi.
Komşu ülkelerden gelenler
İran hükümeti, bunun üzerine komşu ülkelerden gelen ziyaretçilerin yağ, un, şeker, çay, nohut, fasulye, pirinç ve et gibi temel gıda ürünlerini almasını yasakladı. Halihazırda yabancıların sadece giyim, halı, meyve, sebze, hediyelik ve elektronik eşya almasına müsaade ediliyor.
Geçtiğimiz aylarda sınır eyaletleri Huzistan ve Kürdistan’a bağlı Merivan, Abadan ve Ahvaz’dan İran’a giren Iraklıların temel gıda ihtiyaçlarını bu şehirlerden karşılaması fiyatların artmasına neden olmuş ve ülkede tepkiye yol açmıştı.
Daha kuzeydeki Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nden İran’a geçen Azerbaycanlılar ise, günlük alışverişlerini sınır kenti Culfa’dan yapmaya başlamışlardır. İran’daki malların komşu ülkelere göre birkaç kat ucuz olması, ticarette cazibe odağı oluşturmaktadır.
Ambargo delinebilir mi?
İranlılar, temel ihtiyaç maddelerini Irak’tan ve Nahçıvan’dan karşılasalar bile bu ürünler Türkiye patentlidir. Doğrudan satış olmayacağı göz önüne alındığında ürünler Türkiye’den bu ülkelere gider, oradan da el değiştirir.
Ermenistan’ın bu konuda bir yardımı ve satışı olmayacağı gibi, İran’ın ucuz mallarını tercih edecektir.
İran ambargoyu hazar Denizi üzerinden Rusya, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan’dan alacağı mal ve ürünlerle delebilecektir. Doğuda ise Afganistan ve Pakistan sınırları bu iş için uygundur.
En sıkıntı yaşayacağı konu hem pahalı olan hem de sık bulunmayan ilâç, ameliyat malzemesi ve tıbbi materyaldir. Bunların bazılarını İran kendisi üretebilir, el altından bir kısmını da ithal edebilir. ABD, bütün bu gelişmeleri izleyecektir. İnsani olanlara belki gözünü kapatacak ama ticari olanlarda daha sıkı tedbirler alacak ve belki bu sıkılama çevre ülkelere de yansıyacaktır.