Bizce de; doğrudan hak sahipleriyle bağlantılı hak sahipleri rahat bir şekilde teliflerini almalı, yalnız bakanlık fonuna da eserin satış sürecinde ufak bir pay aktarılmalı. Nasıl bilet kesilirken bu fona para geliyorsa; filmi izlerken de, satın alırken de bu fon için ufak bir kaynak sağlanmalı! 5.Taslak metinde kütüphanelerin ödünç verecekleri kitaplar için hak sahiplerinden yazılı izin alma zorunluluğu kaldırılırken zorunlu eğitime tabi okul kütüphaneleri haricindeki kütüphanelere ödünç verme karşılığında bedel ödeme yükümlülüğü getirilmiş ve bu bedele yönelik tarifeyi belirlemek ve bedeli toplamak için Ortak Lisanslama Birliği (OLB) oluşturulması zorunlu tutulmuştu. Bu duruma yayıncılar da, okurlar da “Zaten kitap okuma alışkanlığı düşük, bir de pay gelirse, okuma oranı hepten düşer. Dolayısıyla tüm kütüphanelerde bedel ödeme zorunluğu gelmesin.” diye geniş bir tepki göstermişlerdi. Okurlara ve yayıncılara katılıyor ve konunun esnek tutulması tarafları olduğunu beliriyorum. Kütüphanelerimiz göz bebeğimiz. Okuma oranının yükselmeye cabalarken, düşürülmesine dair olumsuz bir gelişmenin de karşısındayız! 6.Koruma süresi, eser sahibi yaşadığı sürece ve ölümünden itibaren 70 yıl olarak kabul edilir. Eser sahibi tüzel kişiyse, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır. Eser sahibi belli değilse, koruma süresi eserin aleniyet kazanmasından itibaren 70 yıldır. Koruma süresi eser alenileşmediği sürece işlemeye başlamaz. Koruma sürelerinin dolmasıyla birlikte eser sahibine tanınan mali haklar sona erer. Bu sebeple koruma süresi dolmuş eserler, eser sahibinden izin alınmaksızın serbestçe kullanılabilir. Bizde; telif haklarının boşa düşmesi yüzünden bunu en çok gördüğümüz ve fark ettiğimiz yazar da hiç kuşkusuz Antoine de Saint-Exupéry oldu. Yazarın hakları 2014 yılında boşa düştü ve Küçük Prens kitabı, sayısız yayınevinden çıkan farklı farklı baskılarını peş peşe gördük. Hemen ardından; yerli dizi uyarlamalarla (1974 ve 2008) hepimizin bildiği Aşk-ı Memnu(Yasak Aşk) ile bilinen usta yazar Halit Ziya Uşaklıgil'in telif hakkı 2015 yılında sonlandı ve kitapları bir çok yayın evinin baskıyla çıktı. Şimdi sıra Sabahattin Ali ve Orhan Veli’de, Sait Faik Abasıyanık ve Reşat Nuri Güntekin de 2020’lerde bu durumla karşı karşıya kalacak yazarlarımız arasındalar! Hazır telif yasası düzenlenirken birinci derece yakınlarına (eşi ve çocukları) belirli bir süre daha telif verilme imkanı sağlanabilir mi? Bizce bu konu araştırılmalı ve değerlendirilmeli.