SON DAKİKA
reklam
reklam

Yedi düvele karşı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 9 Kasım 2016, Çarşamba - 11:00   Okunma Sayısı:

Türkiye’deki darbe girişiminin ardından meydana gelen olaylar nedeniyle ABD ve Avrupa Birliği’nden peşpeşe ortak açıklamalar yapılmıştı. Hem ABD hem de AB, Türkiye’yi “hukukun üstünlüğüne saygı göstermeye” davet ediyorlardı.

Darbe girişimi sonrası ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iadesi konusunda, “Gülen’le ilgili henüz bir iade talebi almadık. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuoyu önünde ABD’den Gülen’in iade edilmesini istedi. Ben, Türkiye Dışişleri Bakanı’na iadenin, uygun kanallarla yasal zeminde ve resmi olarak istenmesi gerektiğini söyledim. Bize gönderecekleri iade dosyasında, suçlama değil kanıt göndermeleri gerektiğini söyledim.

Bizim, birçok ülkedeki hukuk sistemlerine de uyan gerekli delilleri görmemiz gerekiyor. Deliller bu standartlara uyuyorsa, Türkiye ile olan iade anlaşmalarının gereğini yerine getirmemekte herhangi bir çıkarımız yoktur. Hiç resmi bir iade istenmedi. Hiç bu konuyla ilgili böyle deliller sunulmadı. Anlaşmaların önünde duracak herhangi bir şey yapmıyoruz” demek suretiyle olumsuzluk yansıtan net görüşler belirtmiştir.

Olaylar art arda gelmeye devam ediyordu

Bir muhalefet partisi liderinin idam cezasını destekler şekilde görüş belirtmesi üzerine AB’nin saçları yine dikilmişti. Türkiye’nin idam cezasını geri getirmesi halinde AB üyesi olamayacağını söyleyen Mogherini, “İdam cezasını uygulayan hiçbir ülke AB üyesi olamaz. Türkiye Avrupa Konseyi’nin bir parçası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile bağlı” diye tepki göstermiştir.

Bu arada Cumhuriyet gazetesine yapılan polis baskını ve yazar ve yöneticilerinin gözaltına alınmaları olayı başlayınca ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Belçika’nın başkenti Brüksel’de ortak basın toplantısı düzenlemişlerdi.

Çağrılar Görüşmenin ardından Mogherini, “Türkiye'de anayasal düzene sonuna kadar uyma çağrısı yapıyoruz ve AB olarak ülkede hukukun üstünlüğünün tecelli etmesinin önemini bir kez daha belirtiyoruz” demişti.

Belki de Türkiye’nin dünya basınında manşetlere taşınması HDP milletvekillerinin tutuklanması olayıyla gerçekleşmişti. “Doğrudan, Türkiye’de seçilmiş liderliğin yanında duruyoruz” diyen ABD Dışişleri Bakanı Kerry “Türk hükümetine sükûneti koruması, hukukun üstünlüğünü muhafaza etmesi ve kurumlara saygı duyması şeklinde kuvvetli çağrıda bulunuyoruz” ifadesini kullanmıştır. Daha sonra da “Darbe girişiminde bulunanların adalet önüne çıkarılmasını destekliyoruz; ancak Türkiye’ye darbe girişiminden sonra düzenin sağlanması için çok ileri gitmemesi uyarısında bulunuyoruz” diyerek sözlerini tamamlamıştır.

Diğer tepkiler

Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği Maslahatgüzarı’nın Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier tarafından çağırıldığı ve üst düzey Kürt siyasetçilerin gözaltına alınmasını “Türkiye'deki durumun iyice şiddetlenmesi” olarak gördüğü kaydedilmiştir.

Avrupa Komisyonu Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Komiseri Dimitris Avramopulos, Türkiye’yi Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yönelen göçmenleri topraklarında kontrol etmeye çağırmıştır.

Yakında Türkiye'yi ziyaret edeceğini belirten Avramopulos, ziyaretinin önümüzdeki ay gerçekleşebileceğini, ancak bunun Türkiye’deki siyasi sorunların çözümüne bağlı olduğunu söylemiştir.

Türkiye’nin en kritik zamanında yeniden göç konusunu gündeme taşıyan ve göç alanında Türkiye ve Yunanistan arasında özellikle sahil güvenlik konusunda etkin şekilde işbirliği yapıldığını belirten Avramopulos, “Sorun, ülke içinde yaşananlarda. Maalesef tüm göçmenler Ege kıyılarına gidiyor. Türk makamları bu akışı durdurmak için bir şeyler yapmalı. Bunu görüşmek istiyoruz” ifadelerini kullanmıştır.

Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Romain Nadal, “Fransa, Türkiye’yi demokrasi ve basın özgürlüğü dahil olmak üzere, hukukun üstünlüğüne ve temel haklara saygı gösterme çağrısı yapıyor” demiştir.

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, aralarında HDP eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu 12 HDP’li vekilin gözaltına alınmasından ötürü dehşete düştüğünü belirterek, “Avrupa bunu yanıtsız bırakmaz” demek suretiyle aba altından sopa göstermek istemiştir.

New York Times, Türkiye’nin darbe girişiminin ardından önlem almakta haklı olsa da, yapılanların var olan tehdidi çoktan aştığını belirtip, ülkenin başka ülkelerde de denenmiş bir otoriterleşmeye doğru gittiğini yazmıştır.

Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Monde, Türkiye’nin giderek Avrupa değerlerinden uzaklaştığını, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yanlış hesabıyla Ortadoğu ülkelerindekine benzer bir istikrarsızlığa sürüklendiğini savunmuştur.

İç tepkiler ve Barzani

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK), HDP’li vekillerin gözaltına alınmasına ilişki yazılı bir açıklama yapmış ve “Artık sözün bittiği yerdir. Bu açıdan (sözde) Kürdistan’ın her yerindeki ve dünyadaki Kürtler de bu saldırıya karşı ayağa kalkmalıdır” demiştir.

Haa, Kamber’siz düğün olur mu? Barzani de, “HDP’li vekillerin gözaltına alınmasının endişe verici olduğunu, bu durumun sorunların derinleşmesine sebep olacağını” yumurtlamış…

Sevgili okurlar, tabii tepki gösteren ve Türkiye’ye posta koymaya kalkan daha çok kişi ve yayın organı var tabii… Türkiye’nin ne kadar çok karşıtı varmış. Sizlerden özür dileyerek yazımın başlığını değiştiriyorum: Yedi düvel X 10

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam