İlk uzun metrajlı filmi Uzak İhtimal (2009) ve 2013 tarihli Yozgat Blues’un ardından sinema tarihimizin son 10 yılında iz bırakan isimleri arasına giren Mahmut Fazıl Coşkun uzun bir ara vermişti. Bu uzun ara Anons’la sona erdi. Anons; ordudan tasfiye edilmiş dört eski askerin bir gece boyunca süren sıra dışı yolculuğunu anlatan ve yılın en ilgi çeken işleri arasına giren bir film. Anons’u Mahmut Fazıl Coşkun yönetirken, Coşkun ile televizyon izleyicisinin Çukur dizisinde İdris Baba karakteriyle tanıdığı, biz sinema severlerin oyuncu ve yazar kimliğini çok daha önceden bildiği ve takdir ettiği Ercan Kesal beraber kaleme almışlar.
**********************************************************
Anons’u değerlendirmeden önce 1960 ile 1963 arasındaki Türkiye’deki karamsar ve siyasi gerilimin epey yükseldiği bir dönemi kısaca özetleyelim. 27 Mayıs 1960’ta silahlı kuvvetlerin yönetime el koymasıyla beraber demokratik siyasal yaşamda derin bir kırılma yaşanır. 1961 Anayasasının 9 Temmuz 1961'de halk oyuyla kabulünden tam üç ay sonra gerçekleşen bir secim ise 15 Ekim 1961’de gerçekleştiren ve 12.Dönem Milletvekillerinin belirlendiği Türkiye genel seçimleri de böyle bir ortamda gerçekleşir. Adalet Partisi (AP) Samsun listesinden bağımsız aday olarak Cumhuriyet Senatosu üyeliğine seçilen ünlü hukukçu ve siyaset adamı Ali Fuat Başgil Parlamento açılır açılmaz Cumhurbaşkanlığı'na adaylığını koyar. Aynı zamanda MBK Başkanı da olan Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığında ısrar eden askeri kesimden gelen yoğun tepkilerle karşılaşmasına ve 24 Ekim 1961 gecesi Fahri Özdilek ve Sıtkı Ulay tarafından götürüldüğü Başbakanlık'a bazı Milli Birlik Komitesi üyesi subaylarınca "hayatınızı garanti edemeyiz" denilerek tehdit edilmesinin ardından adaylığından vazgeçmesine yol açan sürecin yaşandığı günlerde İstanbul bir kere daha hareketli bir gündemle karşı karşıyadır. Ordu içinde Millî Birlik Komitesi kadar etkili olmaya başlayan Silahlı Kuvvetler Birliği, seçimlerin millî iradeyi tam olarak yansıtmadığı ve yeni bir darbenin gerektiğini savunmuştur. 21 Ekim'de MBK'nın İstanbul kanadına bağlı 10 general ve 18 albay toplanmış ve en geç 25 Ekim'e kadar yönetime el koyacağını kararlaştıran "21 Ekim Protokolü" imzalamıştır.
22 Ekim'de MBK'nın Ankara kanadı aynı içerikteki "Mürted Protokolü" imzalamıştır. Bu protokole göre; protokolü imzalayan subaylar 25 Ekim 1961 tarihinde 12. dönem TBMM toplanmadan önce kararları uygulatmak istemelerinin sebebi, parlamento açıldıktan sonra harekete geçip "anayasayı ihlal suçu" işleyeceklerini ancak bu tarihten önce yönetime el koyarlarsa ise anayasayı ihlal suçu işlemeyeceklerdi. Fakat SKB onursal başkanı durumunda bulunan Cevdet Sunay'ın müdahalesiyle protokoller askıya alınmış ve siyasi parti liderleriyle uzlaşma yolu tercih edilmiştir. Bunun için 24 Ekim'de Çankaya'da Ragıp Gümüşpala (Adalet Partisi), Ekrem Alican (Yeni Türkiye Partisi), İsmet İnönü (Cumhuriyet Halk Partisi), Osman Bölükbaşı (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi), Cevdet Sunay, Cemal Gürsel ve generallerın önünde Yassıada mahkûmlarına af çıkarılmayacağına, Emekli İnkılap Subaylar Derneğine bağlı subayların orduya geri alınmayacağına ve Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanı seçilmesi için çalışacaklarına dair protokolü imzalamışlardır.
(Devamı yarın)