SON DAKİKA
reklam
reklam

Anons (II)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 30 Kasım 2018, Cuma - 10:28   Okunma Sayısı:

25 Ekim 1961'de 12. dönem TBMM toplanır ve askeri rejim sona erer. Albay Talat Aydemir yapılan bu anlaşmaların Albayların isteğine aykırı olduğunu, Cumhurbaşkanı ve Başbakan seçiminin askeri baskı ile gerçekleştiğini bu durumdan da eski MBK üyeleri ile Hava Kuvvetleri’ne mensup subayların “Ordu böyle istiyor” diyerek siyasal partiler üzerinde baskı kurmalarının büyük etkisi olduğunu ileri sürecektir. Bundan sonra Aydemir ve destekçileri toplantı üzerine toplantı yapar. Alınan karar nettir; yönetime el koymak ve askeri bir müdahale gerçekleştirmek. Adalet Partisi’nin kurucularından olan Nuri Beşer, 1961 seçimlerinde Zonguldak’tan milletvekili seçilerek meclise girmişti. Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları’nın ordu içindeki huzursuzlukları yatıştırmak ve ihtilal teşebbüslerini önlemek için büyük çaba gösterdikleri günlerde, 27 Ocak 1962’de Nuri Beşer, Ankara’daki Anadolu Kulübü’nde subay aileleri için ağır küfürler etmesi ile gerginlik daha da artmış ve Adalet Partisi, bu zor durumdan kurtulmak amacıyla, 31 Ocak 1962’de Nuri Beşer’i partiden ihraç etmişti. Dokunulmazlığı kaldırılan Nuri Beşer,5 Haziran 1962’de bir yıl ağır hapse ve dört ay Tatvan’da sürgüne mahkûm edilmişti. Yaşanan bu olay zaten müdahale için bir sebep arayan Aydemir ve destekçilerini hepten cesaretlendiririr. Dönemin başbakanı İsmet İnönü, olayları yatıştırmak için İstanbul ve Ankara’daki askeri birlikleri ziyaret eder. Önce İstanbul 66. Tümen Komutanlığı ile Harp Akademilerini ziyaret eden İnönü gittiği birliklerde subaylara soğukkanlı ve sabırlı olmalarını öğütlemiş ve ‘‘Hiçbir harekete izin vermeyeceğiz’’ sözleriyle Albaylar Cuntasına mesajı vermiştir. Bu mesajı hiç hoş karşılamayan cunta için müdahale kaçınılmaz hale gelmiştir. 9 Şubat 1962 tarihinde İstanbul’da Korgeneral Refik Tulga başkanlığında 59 subayın katılımıyla bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Bu toplantıda, hiyerarşik bir düzen içinde, 28 Şubat 1962 tarihinden önce olmak üzere askeri bir müdahale yapılması kararı alınmıştır.9 Şubat protokolünden haber alan İnönü bu girişimi engellemek için bir Genelkurmay Başkanı ile bir takım tedbirler almaya çalışmışlardır fakat Ankara grubunun darbe fikrinden caymadığının görülmesi üzerine, Genelkurmay Başkanı, başbakan İsmet İnönü’nün bilgisi dahilinde bir plan hazırlamıştır. Plan şöyledir:“24 Şubat 1962 gece yarısı Hava Kuvvetleri alarma geçecektir. Alarm üzerine harekete geçeceği tahmin edilen Aydemir yanlısı subayların bulunduğu birlikler sözde suçüstü yakalanacaklar ve eylemci subaylar tutuklanacaklardır. Tutuklanmalar sonrasında da eylemci subaylar orduda disiplini bozdukları gerekçesiyle emekliye sevk edilecekler ve böylece hükümete karşı muhtemel darbe girişimi doğmadan engellenmiş olacaktır.” Bu plan 20 Şubat 1962’de uygulamaya konulmuştur. Ancak verilen alarmın bir tuzak olduğunu eylemci subaylar hemen anlamışlar ve Sunay’ın öngördüğü şekilde hata yapmamışlardır. Fakat eylemci subayların kendilerine karşı kurulan tuzağı anlayarak, bu tuzağa karşı tedbirli davranmalarına rağmen,Genelkurmay başkanı Cevdet Sunay, eylemci subaylara başka yerlere nakil edileceklerini bildirmiştir. Cuntanın ikna edilemiyeceğini anlayan Genelkurmay 21 Şubat gecesi Genelkurmay Başkanlığı’nda toplantı yapılmış ve ordu içinde huzursuzluk yaratan bazı subayların Doğudaki birliklere tayin emirleri verilmişti.Talat Aydemir ve arkadaşları bu planın farkına varmışlar ve ardından Genelkurmaya üç maddelik bir muhtıra göndermişlerdir. Muhtırada şu maddeler yer alır;

(Devamı yarın)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam