SON DAKİKA
reklam
reklam

Cebelitarık Boğazı statüsü -II-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 2 Aralık 2018, Pazar - 00:13   Okunma Sayısı:

Demokrasi ve bağlılık

İspanya, 1980’de reelpolitik bir tercih yaparak Birleşik Krallık ile Lizbon Anlaşması’nı imzalamış ve 1982’deki NATO ile 1986’daki Avrupa Topluluğu üyeliklerinin yolunu açmıştır. 1984 yılında ise Lizbon Anlaşması’nın uygulanmasını garanti altına alan Brüksel Bildirisi yayınlanmıştır. Lizbon Antlaşması’na göre İspanya’nın Cebelitarık’a uyguladığı kısıtlamaları kaldırması, düzenli ve devamlı diyaloğun sürdürülmesi öngörülmekteydi.

 

İspanyollar ve Cebelitarıklılar

Buradaki en önemli husus Cebelitarık’ta yaşayan İspanyollar ile İspanya’da yaşayan Cebelitarıklılar arasında mütekabiliyet ve eşitlik esasları temelinde kişilerin, araçların ve malların Cebelitarık ile “komşu toprak” arasında serbest dolaşımının sağlanacak olmasıydı. Egemenlik konusunun ise ilerleyen süreçte müzakere edilmesi öngörülmüştü.

Antlaşma hükümlerine tarafların uyacaklarını garanti eden Brüksel Bildirisi ile başlayan süreç 1991 yılında sınırın açılmasına kadar varmış, ancak egemenlik konusu herhangi bir platformda görüşülmemiştir.

Lizbon Antlaşması’ndan sonra İspanya 1969’da kapattığı Cebelitarık sınırını kontrollü bir şekilde açmıştır. Sınırdan sadece Britanya pasaportuyla Cebelitarık’ta ikamet eden veya İspanya vatandaşı olan yayalar geçebilmekteydi.

Cebelitarık’tan ihracat yapmak ise yasaklanmıştı. 1984 yılında imzalanan Brüksel Anlaşması, İspanya’nın kısıtlamaları kaldırması ve egemenlik için görüşmelere başlanması noktalarında kapıyı aralamıştır. İspanya 1985 yılında sınırları tamamen açmıştır.

 

Ulaşımda sorun ve ayrıcalıklar

1969 yılında durdurduğu feribot seferlerini başlatmamış ve uçuşa yasak bölge uygulamasını kaldırmamıştır. İspanya’nın Utrecht Antlaşması’nda kanalın statüsüyle ilgili bir hüküm bulunmadığını iddia etmesine rağmen, İngiltere 1938 yılında Cebelitarık’ın kanal kısmına askeri üs olarak kullanılmak üzere bir havalimanı inşa etmiştir.

İngiltere 1987 yılında bahse konu havalimanını İspanya ile paylaşmayı kabul etse de Cebelitarık egemenlik haklarının İspanya ile İngiltere arasında paylaşılmasına karşı çıkmıştır. Bunun üzerine Avrupa Topluluğu, üyeler arasında uçuş kısıtlamalarını kaldırmayı öngören Hava Hizmetleri Direktifi’ni Cebelitarık’a uygulamama kararı almıştır. Buna karşılık Cebelitarık Avrupa Adalet Divanı’na başvurarak söz konusu uygulamanın Avrupa Topluluğu Antlaşması’nın kişilerin ve malların serbest dolaşım ilkelerine dayandığını ve aksi uygulamaların hukuk dışı olduğunu savunmuştur. Ancak Divan, Cebelitarık’ın AT üyesi olmadığı gerekçesiyle AT Antlaşması’nı öne süremeyeceği kararına vararak başvuruyu reddetmiştir.

 

Sınırların belirlenmesi

1991 yılında Lüksemburg’da AT’nin dış sınırlarının belirlenmesi için düzenlenen toplantılar sırasında İspanya Cebelitarık’ın AT dış sınırına dâhil edilmesine karşı çıkmıştır. Britanya ise Cebelitarık’ın Roma Antlaşması’nın 227/4 maddesi uyarınca AT’nin bir parçası olduğunu savunmuş ve dışarıda bırakılmasının Cebelitarık’a verilmiş statüye aykırı olacağını savunmuştur.

Cebelitarık, pek çok kez BM Yirmi Dörtler Komitesi’ne kendi kaderini tayin hakkının tanınması yönünde başvuruda bulunmuştur. 1997 yılında yapılan başvuruda bir halkın kendi kaderini tayin hakkından, bir devletin (İspanya kastedilerek) toprak talepleri sonucu mahrum bırakılmasının mümkün olup olmadığı sorgulanmış ve Cebelitarık’ın kendi kaderini tayin hakkının çiğnenemez olduğunun açıkça tanınması istenmiştir.

Cebelitarık halkının, kendi kaderini tayin hakkından faydalanmasına yöneten devletin dahi itirazı bulunmazken, üçüncü bir devletin Cebelitarık halkını bu haktan mahrum bırakma çalışmalarının kabul edilemez olduğu bilhassa vurgulanmıştır.

Bu çerçevede Cebelitarık 2000 yılından itibaren sömürgeciliğin tamamen ortadan kalkmasını talep etmiştir. Cebelitarık’ın gelişmesi ve ilerlemesi isteniyorsa Komite’nin Cebelitarık halkının arzularına öncelik vermesi ve çözüm görüşmelerinde kendi kendini temsil etmesi gerektiği vurgulanmıştır.

 

BM’ye eleştiriler

Cebelitarık, 2000 yılında BM Özel Komitesi’ne yaptığı başvuruda ise BM’yi eleştirmiş ve Cebelitarık’ın dekolonizasyon sürecinin neden İspanya ve İngiltere arasındaki müzakerelere bağlı tutulduğunu sorgulamıştır. Cebelitarık, kendi geleceğini ilgilendiren bu konuda taraf olarak sürece dâhil edilmeyi talep etmiştir. 2001 yılında İspanya ve İngiltere müzakere sürecine ivme kazandırmak amacıyla görüşmelere yeniden başlamıştır. Ancak 2002 senesinde Cebelitarık’ta düzenlenen referandumda oy kullananların %99’u İngiliz-İspanyol ortak egemenliğini reddetmiştir.

Madrid yönetimi 2002 yılından bu yana Cebelitarık’a İspanya devletine bağlı olmak şartıyla bölgesel veya toplumsal özerklik tanınması teklifini sunmaktadır. 2002 senesinde Cebelitarık’ta düzenlenen egemenlik referandumunda seçmenler egemenliğin İspanya ve İngiltere arasında paylaşılması planına karşı çıkmışlardır. Cebelitarık halkı 1960 yılında Birleşik Krallık tarafından kendilerine verilmiş olan kendi kaderini tayin hakkının, BM Şartı tarafından da tüm eski sömürgelere tanınan bir hak olduğunu savunmaktadır.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam