SON DAKİKA
reklam
reklam

Fıkralardan Seçmeler (l)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 1 Ocak 2019, Salı - 15:27   Okunma Sayısı:

Çok yakın bir aile dostum olan Abdullah Bey uzun süredir fıkra yazmam konusunda ısrarcıydı. Biraz da onun için biraz da değerli okuyucularımızda tebessüm oluşturabilmek için birkaç fıkrayı sizle paylaşmak isterim. Umarım sizde de tebessüm oluşturur bu fıkralarımız. ****************************
TEMEL VE AVCILAR
Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar. Temel: - "Yatın yere, tavşan deliği!" Bütün avcılar yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına. Temel: - "Yatın yere, tilki deliği!" der ve yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar. Temel de: - "Yatın yere, ayı ini!" der. Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar. Temel: - "Uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum. Ama yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza!" Ertesi gün gazetelerde şu başlık yazılır: - "Dört avcı tren altında can verdi..."..

*********************************************************

EVDEN SU BORUSUYLA GİRMEK
Adam evinin merdivenlerinden çıkarken düşüp, bacağını dört yerinden kırar. Hemen hastaneye kaldırmışlar, doktor bacağı boydan alçıya alır ve -Beyefendi bundan sonra daha dikkatli olun, en azından alçınız çıkana kadar merdivenlerden inmek çıkmak yok, der. Üç ay sonra kırıklar kaynar ve alçı çıkarılır. Adam bu arada doktora der ki: -Doktor bey artık merdivenlerden inip çıkabilir miyim, diye sordu, doktor da: -Tabiî, ancak yine de bir süre daha dikkatli olmalısınız, dedi. Adam doktorun bu cevabı üzerine sevinçle bağırır ve şunu söyler : -Oh be şükürler olsun, üç aydır eve su borusundan tırmanarak girip çıkmaktan anam ağlamıştı.
*********************************************************
OLANAĞIM YOK AMA
Erzurumlu bir öğrenci üniversite okumak için başka bir şehre gider. Arkadaşlarıyla birlikte bir öğrenci evinde ikamet eder. Ancak tatil zamanlarında memleketine döner ve yine bir tatil dönüşünde bir bavul kirli çamaşır getirir annesine. Annesi bu kadar çok kirli çamaşırı görünce sorar: -“Ola oğul hec yihamirmisan bunnari?" Oğlu ise -“Olanağım yok ana.” der. Annesi de şu cevabı verir: -“Ola oğul olanağ nedir bülmirem ama, bir galıp sabunundami yoh bunnari yihiyasan vıyh?”

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam