OLANAĞIM YOK AMA
Erzurumlu bir öğrenci üniversite okumak için başka bir şehre gider. Arkadaşlarıyla birlikte bir öğrenci evinde ikamet eder. Ancak tatil zamanlarında memleketine döner ve yine bir tatil dönüşünde bir bavul kirli çamaşır getirir annesine. Annesi bu kadar çok kirli çamaşırı görünce sorar:
-“Ola oğul hec yihamirmisan bunnari?"
Oğlu ise -“Olanağım yok ana.” der.
Annesi de şu cevabı verir:
-“Ola oğul olanağ nedir bülmirem ama, bir galıp sabunundami yoh bunnari yihiyasan vıyh?”
*************************************************************
SARIYER’Lİ ASKER
Askerde İstanbul-Sarıyer’de ikamet eden bir genç acemiliği tamamlar ve kura çeker. Elini torbaya daldırır, bir kağıt seçer.
Komutan:
- Bu mu oğlum?
Asker de şu yanıtı verir:
- Hayır komutanım ben Sarıyer` liyim ve Sarıyer orduevini istiyorum. İçime doğdu bu kura İstanbul ama Sarıyer değil. Kâğıdı açmazsam bilemeyeceğim...
Genç torbaya atmış,karıştırmış, karıştırmış ve bir kağıt çıkartmış.
Komutan:
- Evladım bu mudur?
Asker:
-Evet komutanım budur.. Kesin hissettim bu Sarıyer Orduevi...
Komutan kağıdı açmış ve şu yanıt vermiş
-Evladım. Sarıyı tutturdun da ;Kamışı ne!
*************************************************************
BUZDOLABI TOEREMİ
Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir kimyacıyı bir ay süreliğine ayrı ayrı odalara kapatmışlar. Odalarda kilitli bir buzdolabı ve çeşitli araç gereç varmış.
Fizikçi mekanik bir makine yaparak buzdolabının kapısını kırmış ve karnını doyurmuş.
Kimyacı çeşitli elementleri karıştırarak bir sıvı yapıp buzdolabının kapısını eritmiş.
Son olarak matematikçinin odasına girmişler. Matematikçinin kurumuş cesedi duvara dayanmış bir halde yerde kanla şunlar yazılıymış:
Teorem: Buzdolabını açamazsam ölürüm.
İspat: Buzdolabını açtığımı varsayalım.
*************************************************************
BERABERE KALACAKLAR
Futbol maçı başlamadan önce iki takımdan birinin kaptanı, hakemi bir köşeye çekip:
- “Hocam!,” der “Sen bizim takımın durumunu bilmezsin… ”
- “Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilir misin?”
- “Ne yaparlar?” – “Seni parça parça ederler…”
Hakem de şöyle cevap verir;
- “Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız…”
- “Neden?”
- “Öteki takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan!…”
*************************************************************
SÖZÜNÜ TUTAN AVUKAT
Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat üç yakın arkadaşını çağırmış yanına ve özel bir ricada bulunmuş. Demiş ki : “300 bin dolarlık tasarrufum var… Bunu öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye güvenemiyorum. Size şimdi 100’er bin dolar vereceğim. Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin.”
Adam ölmüş. Üç arkadaş verdikleri sözü yerine getirmişler. Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak: “Hastanenin acil ihtiyacı vardı… Onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.” demiş.
Papaza da aynı soru sorulmuş ve demiş ki : “Ben de aynı günahı işledim… Paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum…”
En son konuşan avukat da aynen şu cümleyi kullanmış: “Ben sözümü aynen yerine getirdim… Kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum!..”