SON DAKİKA
reklam
reklam

Fıkralardan Seçmeler (III)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 3 Ocak 2019, Perşembe - 11:32   Okunma Sayısı:

Bir baba kızına kitap okuma alışkanlığı kazandırabilmek için ödül vermek istemiş ve: "Kızım, eğer sana verdiğim şu kitabı bitirirsen 20 lira vereceğim." demiş. Bu teklif; çocuğun çok hoşuna gitmiş ama kitap okumayla da pek arası yokmuş. O nedenle olsa gerek; "En iyisi ben bu kitabın özetini internetten araştırıp bulayım, onu iyice ezberleyeyim, babam okudun mu diye sorunca da o özeti anlatırım." diye düşünmüş. Ve çocuk gitmiş, babasının okuması için verdiği kitabın özetini bulmuş. İki sayfalık bu özeti iyi bir şekilde öğrenmiş. Tabi babası anlamasın diye bir hafta da beklemiş. Bir hafta sonra "Babacığım ben kitabı okudum, ödülümü verir misin?" diye sormuş. Babası kızından kitapta geçen konuyu anlatmasını istemiş. Genç kız güzel bir şekilde konuyu anlatmış.Ardından tekrar ödülünü istemiş babasından. Ama babası hiç beklemediği bir tepki vermiş ve kızına şu tepkiyi vermiş: "Sen bu kitabı okumamışsın, beni kandırıyorsun. Çünkü eğer okusaydın kitabın içine koyduğum 20 lirayı bulurdun.”

**********************************************************

SON MOTOR İki mühendis bir uçak seyahatine başlarlar. Havalandıktan bir saat sonra bir anons duyulur; - Sayın yolcularımız. Uçağımızın dört motorundan biri arızalanmıştır. Endişe etmeyiniz. Üç motorla uçuşu tamamlayabiliriz. Fakat beş saat sürecek yolculuğumuz yedi saate uzamıştır. Yola devam ederler. Kısa bir süre sonra yeni bir anons duyulur; - Sayın yolcularımız. Uçağımızın sağlam olan üç motorundan biri arızalanmıştır. Endişe etmeyiniz. İki motorla uçuşu tamamlayabiliriz. Fakat yolculuğumuz on saate uzamıştır. Derken az bir vakit sonra üçüncü anons duyulur; - Sayın yolcularımız. Motorlarımızdan biri daha arızalanmıştır. Fakat paniğe kapılmayınız. Tek motorla da uçuşu tamamlayabiliriz. Ancak yolculuğumuz on sekiz saate uzamıştır. Bu son anons üzerine mühendislerden biri şöyle der; - Umarım bu son motor da arızalanmaz. Yoksa sonsuza kadar burada kalacağız.

**********************************************************

ON BİN LİRAYI GÖRDÜ

Kayserili bir hayvan tüccarı ineğini satmak için pazara götürür. İnek ahırdayken ineğin gözü önünde on bin lirayı sayıp cebine koyar. Pazarda ineği on iki bin liraya satmak isteyen tüccara derler ki: - Bu inek on iki bin lira etmez. Kayserili de şöyle yemin eder: - Vallahi de billahi de bu inek sabahtan on bin lirayı gördü.

**********************************************************

TRAKYALI BULMACA ÇÖZERSE

İki Trakyalı gazetede bulmaca çözerler. Biri sorar; – Dört harfli hayvan? – Oroz'dur be ya.. – Dur, dur yazma indi de olabilir.

**********************************************************

DAĞ YÜRÜMESSE ABDAL YÜRÜR

Nasreddin Hoca'ya yapılan sataşmalar bir türlü tükenip bitmezmiş. Akşehirliler bir gün Hoca'ya sormuşlar: - Hocam, senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır? Hoca'nın böyle bir iddiası elbette yokmuş, ama bir kere soruldu ya, cevap vermiş: - Her halde öyle olmalı. - Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin, göster bir mucize de görelim! - Pekala, şimdi size bir numara yapalım. Nasrettin Hoca, karşısında durmakta olan çınar ağacına seslenmiş: - Ey ulu çınar, çabuk yanıma gel! Çınar ağacından ses çıkmayınca, Hoca da ağacın yanına gitmiş. Akşehirliler başlamışlar gülmeye: - Ne oldu Hoca? Ağacı getiremedin, kendin oraya gittin! Hoca demiş ki: - Bizde kibir yoktur; dağ yürümezse, abdal yürür.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam