SON DAKİKA
reklam
reklam

Bilinmeyenli denklem

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 16 Kasım 2016, Çarşamba - 10:00   Okunma Sayısı:

Yunan alfabesindeki π (pi) sayısı beş hanesiyle ele alınır ama sonsuza dek sürüp gider. Latince yazılarda M harfi 1000 demektir. Harflere somut değerler yüklenmiştir.  Arapça vav harfine –Ebced değerleri hariç- çeşitli anlamların yüklendiğini de bilirsiniz. Yani somut ve soyutu bir harfle anlatmak mümkündür.

Değişkenlik arz edenler

Bileşenleri sürekli değişkenlik arz ettiği için ABD-IŞİD ve PKK/PYD ilişkilerinin nominal değerini, özgül ağırlığını veya direnç katsayını bilmek ya da bir formülde kullanmak çok zordur. Stratejik ortak, NATO’nun müttefiki, dost ülke gibi söylemler ayakları yere basan edimlerle kendini göstermediği sürece boş kavramlardır.

Böylesi bir ortamda demeç trafiği hızlanıyor, basında her tarafa çekilebilecek haber sayısı artıyor, halkta ve piyasalarda tedirginlik baş gösteriyor. Batılı ülkelerden birinin dediğinin aksini bir diğeri söylemiyor.

Hollande bir açıklama yapmış, Türkiye’ye destek (!) olur türden… Reuters’in haberine göre, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, önceki demeçlerinden birinde Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki askeri faaliyetlerinin ülkedeki gerginliği artırma riski barındırdığını belirtmişti. Hollande, tüm tarafları çatışmayı sonlandırmaya ve Suriye'deki barış görüşmelerine dönmeye çağırmıştı.

Sözlerini de "Türk ve Rus güçlerinin Suriye’deki müdahaleleri çatışmanın daha da tırmanmasına yol açabilir” diyen Fransız lider, Türkiye'nin IŞİD saldırılarından sonra böyle bir hamleyi yapmasının anlaşılır olduğunu, ancak Ankara'nın IŞİD haricinde IŞİD'e karşı savaşan Kürt güçlerini de hedef aldığını” diyerek tamamlamıştı.  Hollande’a böyle bir nutuk irşad edip bizleri aydınlattığı ve güçlü destek sağladığı için müteşekkiriz (!).

Bölgesel Kürt Yönetimi

Irak’ın kuzeyindeki Bölgesel Kürt Yönetimi ile ilgili olarak 12 yıl içinde 23 civarında yazı yazmışım. Ve pek de hayırlı şeyler söylememişim... Yazılarımdan birinde Irak’ın üçe bölüneceğini belirtmişim. Güneyde Şiiler, ortada Sünni Araplar ve kuzeyde Kürtler...

Kuzey hep sancılı olmuştur, yine de öyle. Liderliğini Barzani’nin yaptığı kuzeydeki Kürt Bölgesel Yönetimi; ABD,  Irak merkezi yönetimi ve Türkiye arasında taraf tutmak veya karşı durmak şeklinde ikileme düşmüştür.

Kürt Bölgesel Yönetimi, Merkezi hükümete karşı zaman zaman Türkiye’nin yanında yer almış, Türkiye’ye karşı bozuk olduğu zamanlar da ABD’nin eteklerinden tutmaya kalkmıştır. Eğer ABD, Kürt Yönetimi’nin sırtını sıvazlamış ve Türkiye’ye karşı dolduruşa getirmişse Barzani Hazretleri, Türkiye’ye posta koymaktan da geri kalmamıştır.

PKP terör örgütünün Türkiye tarafından kovalanması gündeme gelince tedirginlik yaşamış, Kandil’deki bölücübaşı yedeklerinin Kürt Bölgesel Yönetimine üfürmesi karşısında da Türkiye’ye el açmıştır. Tipik bir kaç-göç politikası...

Irak Merkezi Hükümeti

Irak Başbakanı Abadi ile C/B Erdoğan arasında bir kaç günden beri dozu gittikçe artan bir atışma olmuştu. “Ülkesini video görüntüleriyle değil savaşarak korumaya azimli olduklarını” anlatmaya çalışmış olan Irak Başbakanı, meğerse bayağı yiğitmiş (!) de haberimiz yokmuş...

Oysa Irak 1990 yılında patlayan Körfez Harekâtı’ndan beri işgal altındadır. Iraklı kadınların namusları lekelenirken, merkez bankası ve diğer bankaların hazinesi boşaltılırken, müzelerindeki değerli objeleri ülke dışına çıkartılırken, Irak resmi arşivinin dokümanları tarihi yeniden yazılmak üzere toparlanırken bu yiğit devlet adamı (!) neredeydi acaba?

Video ile çalışma yapmak o kadar zordur ki, hele  “ülke için” ise içinde bin bir zorluk vardır. Bence şimdiye kadarki konuşmalarını, Ankara’ya geldiği zamanki görüşme notlarını videoya aktarıp bir dinlese diyeceğim ama video ile bu çalışmayı da beceremez ki?

 

Neyse sonunda ya akıllandı ya da büyük abisi “fazla ileri gitme!” diye kulağını çekti ki, daha desturlu konuşmaya başladı. İmana geldi. Bizde güzel sözler vardır: “Ne olursan ol; ama sen ol!” derler…  

Elin oğlu sistemi kurmuş. “Üst akıl”ı teşkil eden dış mihraklar, çizdikleri senaryoyu oynayacak piyonları nasıl olsa buluyor, bazen para vaadiyle, bazen mevki ve imkânlar vaat ederek, bazen de tehdit ve şantajla bunları sahneye çıkarıp oynatıyor.  Adam kendisine yüklenen misyonun farkında değil. Miyop gözlüğüyle uzağa bakmaya çalışıyor.

Musul’u alsan ne olacak? Oradaki terör bitecek mi? Olaylar bitince piyonlar dünyanın başka yerlerine gidecek. Bundan AB ve ABD zarar görecek. Ne güzel işte, üst akıl hepsini oraya toplamış, çarpıştırıyor. Bir yerde kontrol altına almış oluyor.

Toprakta eşelenen tavuk yıkandığını sanırmış.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam