SON DAKİKA
reklam
reklam

Bizans Saray Kültürü (Kitap tanıtımı)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 5 Ocak 2019, Cumartesi - 10:29   Okunma Sayısı:

Önsöz’den

… Ortaçağ’dan itibaren Konstantinopolis’teki imparatorluk sarayları Bizans’ın dışarıdan görünüşü açısından çok önemli olmuştur. Ancak, bilimde ve literatürdeki ününe karşın Bizans sarayını bir fenomen olarak bütünlüğüyle analiz etmeye yönelik girişimler nispeten azdır.

 

Güzel sanatlar ve törensel faaliyetler gibi saray yaşamının farklı yönlerine ilişkin önemli çalışmalar yapılsa da bu veçheler geniş bir tablo içerisinde nadiren bütünleştirilmiştir. Bu kitapta biraraya getirilen araştırmalarla Bizans saray yaşamının birbirleriyle bağlantılı bütün yönlerini sunan bütünsel bir kompozisyon sağlanması amaçlanmaktadır.

 

Yazarlar imparatorluk saraylarını, bahçe ve parklarını, tören ve ayinlerini, , giysileri ve imparatorluk sembollerini, sarayda muhafaza edilen rölikleri, saray ikonlarını, saray retoriğini, saraylıların entelektüel yaşamını, sarayın toplumsal yapısını, unvan sahiplerinin gelirleri de dahil olmak üzere ünvanlar hiyerarşisini, saray sanatı ikonografisi ve ideolojisini tartışıyor.

 

Aynı zamanda Bizans imparatorlarının saraylarıyla aynı dönemdeki Müslüman, Ermeni ve Normandiyalı hükümdarların sarayları arasındaki ilişkilere dikkat çekiliyor. Son olarak, yeryüzündeki imparatorluk sarayı ile cennetteki Yüce Saray arasındaki etkileşim, özellikle methiyeler ve sanattaki yansımaları ele alınıyor…

 

Bölüm: Ortak Nesneler Kültürü’nden

… Bizans İmparatoru Basileios Romanos’un oğlu 410 yılında (1019-1020) öldüğü zaman ardında 6 bin altın sikke Bağdadî kintar ve 54 milyon dinar değerinde mücevher bıraktı… s: 220

 

Bölüm: Retorik ve gerçeklik

… İmparatora hitap edecek kişi veya hatip, imparatorun köken yerini, doğumunu, ana babasını, eğitimini ve fiziksel görünümünü, savaşta ve barıştaki işlerini hatırlatır, onu özellikle akıl, cesaret, adalet ve ılımlılık erdemlerinin parıltılı bir örneği olarak betimlerdi.

 

Hayırseverliğini ve dindarlığını vurgulardı.  Bazı konular beklenilenden fazla detaylı anlatılırken öbürleri daha az ayrıntılı olabilirdi. Hatip, övgüye imparatoriçeyi, imparatorluk ailesinin diğer üyelerini, patriği ve başkalarını da dahil edebilirdi.

 

İmparator iyilikleri, dindarlığı, askeri kahramanlığı ve diğer geniş erdemler yelpazesinden dolayı bol miktarda övülürdü. Hatip onun hoş özelliklerinin, etkileyici endamının ve genellikle insanüstü niteliklerinin şaşkınlığına düşerdi.

 

İnsan, bu kadar onurlandıran birinin bu kadar yüzsüzce bir dalkavukluğu biraz utanç duymadan nasıl oturup dinleyebildiğini merak ediyor. Bilebildiğimiz kadarıyla bir imparator, II. Manuel, övgücüsü Demetrios Krysoloras’ı azarladı ve ölçüsüz övgüsünü kısa kesmesini emretti. Atası VIII. Mikhail Georgios ise Gregorios Akropolites’in “basilikos logos”undan o kadar sıkıldı ki, hatip konuşurken çıkıp yemeğe gitti…”   s: 231

 

“Bizans’a yelken açmak” şiirinden

Bir kez doğayı terk edince

Almayacağım doğal hiçbir şeyden beden biçimimi

Uykulu imparatoru uyanık tutmak için

Ya da altın bir dala konup

Bizanslı efendiler ve hanımefendilere

Geçmişi, yaşananı ve geleceği şakımak için,

Yunan kuyumcuların çekiçlenmiş ve minelenmiş

Altından yaptıkları gibi, bir şekil alacak bedenim.

 

Diğer bölümlerden…

Devlet hizmetine ödenen maaşlar, unvan ve gelirler, toplumsal psikoloji ve seremoni, sarayın yerleşimi, saraydaki alt gruplar, yönetici sınıf, yüksek mevki sahiplerinin ücretleri, 11’inci yüzyıl bunalımları, sanat ve teknoloji… Bütün bölümler zevkle ve ilgiyle okuyabileceğiniz türden…

Henry Maguire’nin yazdığı Bizans Saray Kültürü (829-1204) adlı kitabın çevirmeni Müfit Günay’dır. Yapı Kredi yayınlarından Baskı I, Ocak-2017

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam