Trende her sabah şahit olduğum konuşmalardan
---Biraz ilerleseniz?
---Nereye gidecez hanımefendi, yer mi var sanki
---Ben de burada mı kalayım?
---Hayır, tabii ki… Bir sonraki trene binin.
*** ****** ****
Şimdi yeni alışkanlık peydah oldu Suriyeli çocuklar arasında. Trene kaçak şekilde binen çocuklar kâğıt mendil satmak bahanesiyle özellikle genç kızlara fazla asılıyorlar. Hatta ağlama ve acındırma yöntemlerine bir de sarılmayı eklemişler.
---Abla n’olur ya?
***. ******. ****
Zamana uymak
Özgür İfade gazetesine yazı yazıyordum. Sol bacak varis ameliyatımın üzerinden 15 gün geçmişti. Evde kalmaktan sıkılmış, dışarıya çıkmaya karar vermiştim. Özgür İfade gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Hayrettin’i aradım. Kendisi Maltepe’de Beşçeşmeler bölgesinde imiş. Yarım saat sonra ofiste olacağını söyledi. İkimiz buluşma saatini kararlaştırmış olduk.
Yarım saat sonra gazetenin bürosuna gitmiş olmama rağmen Hayrettin henüz gelmemişti. Beş dakika daha bekledim. Nihayet geldi. Yine geç kaldığını söyledim. Ustaca bir söz manevrasıyla cevap verdi:
---Bacakları yaptırman iyi olmadı, artık erken gelmeye başladın.
***. ******. ****
Sabah toplantısı
Değerli kardeşim Mimar Cem Aydın ile sabah toplantısındayız. 15 dakika kadar sonra kalkmamız gerekiyordu. Kahvelerimizi içtik, Cem hesabı istedi. Garson,
---Abi neden erken kalkıyorsunuz?
---Paramız bitti, şimdi çalışmaya gidiyoruz.
Sevgili Metin Usta ile inşaatı kontrole gidecektik. Şişhane’den Taksim’e yürüyoruz. İstiklâl Caddesi’nin yol yapımı bitmiş, her taraf pırıl pırıl. Metin başladı konuşmaya;
---Böyle Sokak mı olur, yav? Cadde’nin hiçbir yeri kazılmıyor, kum yok, çukur yok, çamur yok…
Metin Baş, aynı zamanda müteahhitlik de yapıyor. Binalara bakarak konuşmaya başladı:
Bölüşülecek bir şey varsa zenginlere bırak
Ödenecek borç varsa fakire bırak
Bu yürüyüş esnasında Metin’in telefonu çaldı. Belli ki karşıdaki kişi ödeme istiyordu. Metin gayet kısa bir anlatımla cevap verdi:
---Bataryası bitti. Metin öldü. Artık ulaşılamıyor.
*** *** ***
Lazpirin
Lazpirin’in kanı sulandırmasının yanında beyni de sulandırdığı bir gerçek. Temel bir turistik yörede gezinirken bir turist İngilizce sormuş. Cevap alamayınca Fransızca ve sonra da Almanca sormuş. Temel’den tık yok. Arkadaşı,
---Ola Dursun, bi yabancı dil öğrenemeduk gitti.
---Öğrenseyduk ne olacakti? Baksana adam üç dil bileyi, yine de derduni anlatamayi
Eğitimde faaliyet sonu incelemesi
Eski sadrazamlardan biri, oğlunun tahsil ve terbiyesi işiyle meşgul olmayı lalasına bırakmıştı. Bir gün aklına geldi ve lalaya sordu:
---Oğlumun en iyi öğrendiği ders hangisi? Lala hiç tereddüt etmeden:
---Binicilik, deyince, sadrazam sebebini sorar. Lala da izahat verir:
---Efendim, öteki derslerde mahdumu aliniz dersini bilmeyince hocaları cesaret edip seslerini çıkaramıyor, hatasını yüzüne vuramıyorlar. Ama binicilikte bir hata etti mi, bindiği at derhal kendisini yere vuruyor.
Deveye sormuşlar
---Boynun neden eğri? diye,
---Medula spinalisin merkezi ilk omurun miyeli sinirlere yaptığı lokal baskıdan ötürü dorsal ve ventral motorik sinirler sıkıştığı için, demiş...