SON DAKİKA
reklam
reklam

İki Milli Kahramanı Anıyoruz (I)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 10 Ocak 2019, Perşembe - 10:52   Okunma Sayısı:

Hayatımızda kötücül ve çirkin niyeti olan eylem ve düşüncelere tavır koymamız gerekiyor. Vatanımız bundan yüz sene önce kötücül ve çirkin niyetlere sahip olanlar tarafından işgale uğramış; bu süreçte vatansever vatandaşlarımızın üslendikleri kahramanca cabalarla bu işgal sona ermişti.İşte bu kahramanlardan biri; İzmir’de düşmana ilk kurşunu atarak ölümsüzleşen, ardından da düşman askerlerince katledilen Hasan Tahsin’dir. Gerçek adı Osman Nevres olan Hasan Tahsin ;Mustafa Kemal Atatürk’ün de eğitim gördüğü Şemsi Efendi Okulu’unda eğtim almıştır.Daha sonra Selanik Feyziye Mektebi'ne yazılmış buradan da mezun olduktan sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından burs verilerek Paris Sorbonne Üniversitesi'ne gönderilmiştir. Bu üniversitede siyasal bilimler alanında eğitim almıştır. Paris’te okuduğu dönemde, Trablusgarp'ı işgal etmiş olan İtalya'yı protesto etmek için, Mısırlı öğrenci lideri Şeyh Dayef ile birlikte mitingler organize etmiştir. Kendisine burs sağlayan İttihat ve Terakki Cemiyeti adına Paris'te görev yapan Hasan Tahsin, Teşkilat-ı Mahsusa adına da vazifeler üstlenmiştir. İngilizler için çalışan ve dönemin Osmanlı yönetimine karşıt uygulamalarda bulunan Buxton kardeşlere Bükreş'te bulunan bir tünelde suikast düzenlemiş ve 10 sene hapis cezasına mahkum edilmiştir. 1916 senesinde Almanlar'ın Balkan ülkelerine girmesi sonucu Bükreş'ten salıverilen Hasan Tahsin, İstanbul’a geri dönmüştür. Verem hastalığın yakalanan Tahsin tedavi için İsviçre'ye gitmek zorunda kalmış ve tanınmamak için Osman Nevres yerine Hasan Tahsin ismini kullanmaya başlamıştır. Anadolu’nun dış güçlerce işgalinin ardından, bölge bölge kurulan direniş cemiyetleri, İzmir’de de kendini göstermekteydi. “Redd-i İlhak Heyeti Milliyesi” adının verildiği bir dernek, İzmir’i Yunanlılara teslim etmek istemeyen İzmirlilerce kuruldu. 14 Mayıs 1919'u 15 Mayıs'a bağlayan gece, Maşatlık Meydanı'nda toplanan kalabalığa hitap eden isimlerden biri, dönemin belediye başkanı Hacı Hasan Paşa; bir diğeri ise, “Hukuk-u Beşer” gazetesinin başyazarı olan, Hasan Tahsin'di. Bu iki önemli isim, İzmir halkını direnişe davet ediyorlardı. Tahsin, Maşatlık Meydanı'nda tarihe geçen şu sözleri söylemişti: “Burayı Yunan'a vermeyeceğiz. Vermek isteyen kuvvetle paylaşacak kozumuz var!” Konuşmalardan sonra, hemen o gece, Hasan Tahsin’in önderliğinde hazırlanan direniş bildirilerinde, İzmir halkının düşmana karşı birlik olması, isyan etmesi ve kendini göstermesi gerekliliği vurgulanmaktaydı. Yoğun geçen gecenin sabahında, takvim yaprakları 15 Mayıs 1919 tarihini göstermekteyken, sabah saat 7.30 sıralarında, gazeteci Hasan Tahsin, Konak Meydanının Kordonboyu kısmında, koyu renkli takım elbisesini giymiş vaziyette bekliyordu. Sabah saat 9a doğru, Pasaport Limanına Yunan gemileri çıkarma yapmaya başlamıştı.

(Devamı yarın)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam