Naylon poşetler parayla satılacak. Gayet güzel… Dar gelirliler 25 kuruşun hesabını yaparken varlıklı olan bastıracak parayı ve belki 10 tane poşet alacak. Bu aynı zamanda varlıklı olana doğayı kirletme özgürlüğü tanıyacak demektir. Eskiden file vardı. İçinde taşınacak olanlar kese kâğıdına konurdu. Aslında biz özledik.
*** *** ***
Kadıköy'deki Karaköy vapur iskelesi akıyor. Bildiğim kadarıyla koca iskele binası daha yeni onarımdan geçti. İskele önündeki meydanın kare parkeleri ķırık… Çoğu değiştirilmiş, renkleri tutmuyor. Hem Kadıköy’de hem de Karaköy’de iskele çıkışlarında su birikintileri oluyor. Denize 10 m. mesafe var. Ne hikmetse önü alınamıyor.
*** *** ***
Havalar yağışlı. Aracı olan bazı kendini bilmezler, hızlı geçişleriyle yayaların ıslanabileceğini düşünemiyorlar. Yerdeki birikmiş veya göllenmiş sular insanları tepeden tırnağa ıslatmaya yetiyor. Özür dilemekten vaz geçtik, yavaşlama veya durma da yapmıyorlar. Ne diyeceksiniz, maganda her yerde ve her durumda görülebiliyor. Tahsili, terbiyesi, cinsiyeti, cibilliyeti olmuyor.
*** *** ***
Durun, durun! ABD Dışişleri Bakanı’nın yeni demeçleri var. Hadi gelin yurt içindeki olayları bırakıp yurt dışına dönelim: Çekilme takvimi askıya alınmış. Terör örgütünü destekler nitelikte konuşmalar yapmış. ABD’den gelen bir heyet var. Bizdeki FETÖ’cülerin duruşmalarını izleyip notlar alıyorlar.
Efendim, sonra Emniyet Genel Müdürlüğüne gitmişler. FETÖ’cülerin siber suçlarını araştırmaya başlamışlar. Güya FETÖBAŞI’nı bize iade edebilmek için delil topluyorlarmış.
*** *** ***
Ortadoğu ülkeleri ile olan ilişkilerimizi çakmak taşına benzetebiliriz. Çakmağa taktığımızda çakan bu taş, suya düşünce bir süre çakmaz. Uygun ortamda kuruyunca yine çakmaya başlar... Bakın bugüne kadarki gelişmelere, farklı bir şey var mı?
Arada bir Türkiye ile Irak’ın arasının iyi olması konusunda telkinlerde bulunan ABD, gönlümüzü almak ve belki de bazı hareketlerinde rahatlık sağlamak maksadıyla Türkiye’ye silah satar.
Pentagon’un silah satışlarından sorumlu biriminin (Savunma Güvenlik İşbirliği Ajansı) zaman zaman açıklamalar yapar ve kimlere ne kadar ve hangi cins silah sattığını, adedini, tutarını yayınlar.
Bir süre dostluk nutukları dinleyeceğimiz ortada. Yine araya girenler olacak, sivil toplum örgütleri savaşın yıkıma yol açacağını anlatacak, siyasi otorite ise muhtemel bir operasyona karşı uluslararası platformlarda destek ve haklılık aramanın zorluğunu yaşayacak.
Ne yazık ki, terör örgütü Irak’ın kuzeyinde beslenmeye ve can almaya devam edecek. Kanserli kızları kullanan terör örgütüne karşı insan hakları derneklerinin alacakları tavırları da görmek istiyoruz.
Kendi teşkilâtlanmasını Kürt milliyetçiliği olgusu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin geri kalmışlığı üzerine bina etmiş olan terör örgütü, Batılıların “Şark Meselesi” adı altında hazırladıkları senaryoyu “Kürt Sorunu” başlığıyla oynamaktadır.
Anadolu’nun saf ve fakir çocukları, kandırma, vaatler ve şantajlarla örgüte katılmaya zorlanmakta; örgüt, öğrenimini tamamlayamamış, bir nedenle devlete küsmüş, birey sayısı fazla ve işsiz ailelerin çocuklarıyla beslenmektedir. Dağdan inip devletin güvenlik kuvvetlerine sığınanların açıklamaları bu yöndedir.
Kız çocukları ise âdeta köle pazarının malları gibi olup durumları yürekler acısıdır. Bu çocuklar teröre de bulaşsalar, cahil de olsalar bizim insanlarımızdır. Adalete sığınanlardan hiç biri şefkat görmediğini söylememiştir şimdiye kadar. Örgütün lider kadrosunun başı ve yardımcısı içeride, siyasî kanat sorumluları liderliği ele geçirme peşindedir.
İran sınırını geçerek Iğdır’da askerlerimize saldıran ve bir askerimizi şehit eden PKK terör örgütü halen dış destek aldığını göstermektedir. İran, Suriye sahasından uzaklaştırıldığını hissedince ilk ateşlemeye fırsat tanımıştır. Yarın Rusya ile de ters düşme durumumuz olacaktır. Elbette o da bir yerden fitili ateşleyecektir.