Geçtiğimiz hafta
İngiltere, Belçika, Hollanda, Almanya, Danimarka ve Norveç’in çevrelediği Kuzey Denizi’nde bir deniz kazası oldu. MSC-Zoe isimli yaklaşık 396 m. boyundaki gemi, şiddetli fırtına nedeniyle 270 kadar konteynerini denize düşürmüştür.
İnsan kaybının olmayışı sevindiricidir, ancak deniz canlılarının nasıl bir kayba uğradığı henüz belli değildir.
MSC nerede ve zaman kuruldu?
Mediterranean Shipping Company; Türkçe açıklamasıyla “Akdeniz Denizcilik Şirketi” olarak diyebileceğimiz yarım yüzyıllık geçmişi olan bir şirkettir. 1970 yılında; deniz taşımacılığının önemini kavrayan bir iş adamı olan Gianluigi Aponte tarafından kurulmuştur.
Açık denizlerle direkt bağlantısı olmayan bir yer olan Cenevre-İsviçre’de kurulmasına rağmen MSC; yaptığı doğru hamlelerle dünyanın en önemli ve stratejik liman noktalarında iş yapmayı başarmıştır. Şirket, “Maersk Line”dan sonra dünyada ikinci büyük denizcilik şirketi unvanına kavuşturmuştur.
Gianluigi Aponte, 2014 yılında yönetim kurulu başkanlığını ve şirketin CEO’luğunu oğlu Diego Aponte’ye devretmiş ve şirketin büyümeye devam etmesi için akıl hocası olarak geri planda bulunmayı tercih etmiştir.
Geminin özelliği ve rotası
2015 yılında teslim edilen MSC ZOE, 19.224 TEU taşıma kapasitesine sahip dünyanın en büyük konteyner gemileri arasında yer alıyor. MSC ZOE gemisi, Portekiz’in Sines şehrinden Almanya’nın Bremerhaven şehrine gidiyordu.
Gemi, Kuzey Denizi’nde Hollanda ile Almanya arasındaki Borkum Adası açıklarında şiddetli fırtına nedeniyle 270 konteynerini denize düşürdü. Hollanda Sahil Güvenlik Birimi tarafından yapılan açıklamada, ilk etapta 30 konteynerin daha sonra ise diğer konteynerlerin denize düştüğü açıklanmıştır.
Denize düşen konteynerlerde elektronik eşya, araba parçaları, mobilya, giysi, oyuncaklar olduğu ve en az üçünün tehlikeli madde içerdiği belirtilmiştir.
Alınan önlemler
Kuzey Denizi’ndeki bu felâketten sonra çok sayıda yüzen konteynerin toplattırıldığı ve 220 civarında konteynerin sonar teknolojisiyle deniz dibine yerleştirildiği belirtilmiştir. Buna rağmen birkaç konteynerin toksik madde içerdiği, toz halinde 250 çuval toksik peroksit içeren bir kabın kırıldığı, 1400 kg. lityum pil içeren diğer tehlikeli madde konteynerinden ise iz bulunamadığı belirtilmiştir.
Yetkililer, konteynerlerin büyük kısmının Hollanda Wadden Denizi’nin Terschelling ve Schiermonnikoog Adalarının kuzeyindeki nakliye güzergâhı üzerinde ve bunların doğusundaki Alman Borkum Adası yönünde iki noktada bulunduğunu; ancak nakliye trafiğini engellemediğini belirtmişlerdir.
Üç sonar gemisi ve uçağı olan Hollanda Sahil Güvenlik Birimi, konteyner arama işinin aylarca sürebileceğini açıklamış, İsviçreli nakliye şirketi MSC ise, temizlik ve kurtarma için tüm masrafları ödemeyi kabul ettiğini belirtmiştir. Güvenlik Birimleri, halkı uyararak fırtınanın etkisiyle Hollanda Wadden Denizi Adalarının plajlarına sürüklenen konteynerlere ve atıklara sokulmamalarını ve değmemelerini istemiştir.
Yeniden yaklaşan fırtına nedeniyle konteyner arayışına ara verileceğini ve sonrasında yine devam edeceğini belirten yetkililer, Alman sularındaki konteynerlerin çoğunun yaklaşık 20 metre derinlikte ve Borkum’un yaklaşık 22 kilometre kuzeyinde bulunduğunu ifade etmişlerdir.
Ortaya çıkan zarar
Bremerhaven’e yanaştırılan MSC Zoe isimli geminin boşaltma çalışmalarının devam ettiği, özel ekipmanla birlikte gemiden en az 400 ila 500 hasar görmüş veya yana yatırılmış konteynerin boşaltılmasının önem kazandığı, bunu sağlamak ve hasarlı kutulara erişmek için de sağlam konteyner sıralarının boşaltıldığı açıklanmıştır.
Denize düşen konteynerlerin bir süre sonra su ile dolacağı kaçınılmazdır. Böyle olunca da ağırlıkları artacaktır. Suyun yüzünde kalan konteynerler nedeniyle diğer gemiler bölgeye girememektedir. Birkaç kurtarma şirketinin işbirliği yapması zorunluluğu söz konusudur.
Çok işlevli ve özel amaçlı bir geminin sahadaki hareketi kontrol etmesi gerekir.
Karadeniz’de meydana gelebilecek olay
Almanya gibi teknolojide son derece ileri bir ülke kaza yerine bu kadar yakın olmasına rağmen müdahaleyi Hollanda yapıyor. Başka ülkelerden yardım alınmış mıdır? Basında konuyla ilgili fazla bir ayrıntı yoktur.
İnsanlar olaylardan ders çıkarır, kendisine göre tedbirler alır. Özellikle Karadeniz, kış mevsiminde yüksek dalgalarla hatırlatır kendisini… Belki bu büyüklükte değil ama daha küçük boydaki bir gemi böylesi felâketle karşılaşırsa müdahale gücümüz ve şekli ne olabilir, diye düşünüyorum.