SON DAKİKA
reklam
reklam

Askeri harcamalardan kesitler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 10 Şubat 2019, Pazar - 16:21   Okunma Sayısı:

Pazarda satışlar azalmaya başlayınca esnaf elmayı parlatmaya, daha çok davetkâr bağırışa, fiyatları düşürmeye başlar. Dünyada da böyledir. Büyük güçlerin gelirleri azalmaya başlayınca askeri tatbikatlar yaparak devre dışı bırakacağı silahların reklamını yapmaya, müttefiklere ucuz ve uzun vadeli fiyata vermeye başlar. Bazı coğrafyalarda servet çoksa oralarda fesat çıkararak savaşa sürükler ve silah satmaya başlar.

Son dönemde Afganistan, Irak, Libya, Suriye’nin başına gelenlere bakın. Farklı bir şey var mı? Senaryo hep aynıdır. O ülkenin yöneticileri itibarsızlaştırılır, sanal tehdit ve tehlikeler yaratılır ve kucağa düşmesi sağlanır.

2012 yılında New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı’nın ‘Konvansiyonel Silah Ticareti’nin Kontrolü’ konulu konferansı yapılmıştı. Konferansın bütün dünya devletleri için bağlayıcı olan bir antlaşmayla sonuçlandırılması amaçlanıyordu. Hatta Almanya, küçük el silahlarıyla bunlara ait mühimmatın da müzakere kapsamına alınmasını istiyordu. Peki ,ne oldu?

 

BM Silah Ticareti Anlaşması

Anlaşmanın amacı, yasadışı silah ticaretinin önlenmesi çerçevesinde katılımcı ülkelere uymaları gereken düzenlemeler getirmektir. Anlaşma, hafif ateşli silahlardan tank ve roketlere kadar tüm konvansiyonel silahları kapsamaktadır.

Antlaşma 60 ülke tarafından onaylanıp yürürlüğe girmiş olmasına rağmen Çin ve Rusya tarafından imzalanmamıştı. Aralarında ABD ve İsrail’in de bulunduğu 70 ülke ise henüz onaylamamıştır.
Çin ve Rusya’nın başını çektiği silah ihracatçısı ülkeler arasında Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya bulunmaktadır.

 

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI)

SIPRI’nin açıkladığı rapora göre 2015 yılında dünyada askeri amaçlı 1 trilyon 471 milyar euroluk harcama yapılmıştır. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 1’lik artış anlamına gelmektedir.  Türkiye ise en çok askeri harcama yapan ilk 15 ülke arasındaki yerini kaybetmiştir. 2013’te en çok askeri harcama yapan 14’üncü ülke olan Türkiye 2014’te 15’inci sıraya inmiştir.

Askeri harcamalar tekrar yükselişe geçmiştir. ABD 596 milyar dolarla toplam askeri harcamaların yaklaşık dörtte birini gerçekleştirmiştir. 2014’te en çok harcama yapan ülkeler arasında 15’inci sıraya giren Türkiye ise 2015’te ilk 15 ülke arasında yer almadı.

 

Hangi ülkelerde askeri harcamalar artmış

Askeri harcamalarda en fazla artışın Doğu Avrupa ve Ortadoğu’da olduğu belirtilmiş. Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da ise askeri harcamalar hafif gerileme eğilimini 2015 yılında da sürdürmüş. Ancak raporda Batılı ülkelerin Rusya ile yaşadığı gerilim ve terör tehdidi nedeniyle askeri yatırımları artıracağı beklentisi de yer aldı. 

SIPRI’nin 17.4.2012 tarihli raporuna göre ekonomik krizin yaşandığı 2011’de askeri harcamalar neredeyse durağan hale gelmiş, tasarrufa giden Batılı ülkelerin göre Rusya ve Çin silahlanmaya milyarlarca dolar ayırmış.

Geçen yıl Afrika, Latin Amerika ve Karayipler’de askeri harcamalar azalırken ABD, Avrupa, Asya ve Ortadoğu’da artmış. ABD, 596 milyar dolarla toplam askeri harcamaların yaklaşık dörtte birini gerçekleştirmiş.

Bu ülkeyi, askeri harcamalarını yüzde 7,4 arttırarak 215 milyar dolara çıkaran Çin izlemiş. Suudi Arabistan ise, 2011’den bu yana askeri harcamalarını iki katına çıkarak 87,2 milyar dolara ulaşmış.

Rusya’nın askeri harcamaları, 2015’te yüzde 7,5 artışla 66,4 milyar dolara yükselmiş.  ABD askerlerinin geri çekilmesi ve DAEŞ’in bölgede güç kazanması üzerine silahlı güçlerini yeniden yapılandıran Irak'ın askeri harcamaları da 13,1 milyar dolara çıkmış.

Raporda, petrol fiyatlarında 2014'ten bu yana devam eden düşüşün petrol ihraç eden ülkelerde askeri harcamaların düşmesiyle sonuçlandığına işaret edilmiş. Buna göre Venezuela’nın askeri harcamaları yüzde 64 azalırken Angola’nın askeri harcamalarında yüzde 42 düşüş kaydedilmiş.

Bahreyn, Brunei, Çad, Ekvador, Umman ve Güney Sudan’ın askeri harcamaları da düşmüş; ama petrol ihracatçısı ülkelerden Cezayir, Azerbaycan, Rusya, Suudi Arabistan ve Vietnam’da artış kaydedilmiş. Rusya ve Ukrayna’nın sınır komşuları Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya ve Slovakya’nın da askeri harcamaları artmış. 

Yeni üretim ve silah satışlarında artış yeni yaralı bölgeler yaratıyor

Görülüyor ki, dünya ne kadar ekonomik kriz yaşarsa yaşasın silahlanmayı elden bırakmıyor. Ekonomik gelişmesini tamamlamış ülkeler, gelişmekte olan ülkeleri birtakım savaş senaryolarıyla uyuşturmakta ve ürettikleri savaş makinelerini satın almaları için teşvik etmekte ve “savaş bağımlısı” haline getirmektedir.

Herkesin kendine göre bir gerekçesi olduğu da kesin… ABD, dünyanın jandarmasıdır ve kendisini dünyanın her yerine demokrasiyi götürmekle yükümlü (!) görmektedir. Rusya, Amerikan yayılmasına karşı mücadele verdiğini; Çin, nüfusunu geçindirmek zorunda olduğunu söylemektedir.

Bunları anlamak mümkün de Suudi Arabistan gibi bir ülkenin dünya sıralamasında üçüncü veya dördüncü sırada yer almasını anlamak mümkün değil…

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam