İtalya, çoğu Avrupa ülkesinin aksine bir davranış göstererek kendisini Geçici Devlet Başkanı ilan eden Guaido’yu tanımadığını açıklamıştı Avrupa ülkeleri Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya sekiz gün süre vermiş ve bu süre içerisinde seçim kararı almazsa Juan Guaido’yu geçici devlet başkanı olarak tanıyacaklarını açıklamışlardı.
Süre dolduğunda ise, İngiltere başta olmak üzere, Fransa, Almanya, İspanya, Avusturya, Hollanda, Letonya, İsveç, Danimarka ve Çekya, Guaido’yu geçici devlet başkanı olarak tanımışlardı. İtalya neden kendi birliği içinde alınan ortak karara uymadı?
Venezuela Savunma Bakanı
Rusya Venezuela’ya nükleer başlık atabilen iki adet uçak gönderince Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, Rus uçaklarının amacının provokasyon olmadığını belirtmek ihtiyacını duymuş ve "Biz savaş değil, barış peşindeyiz" demiştir. Maduro ise, Moskova ziyareti sonrasında Rusya'nın Venezuela’ya 6 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıklamıştı.
Rusya’nın Caracas Büyükelçisi Vladimir Zaemskiy ise, tepkileri yumuşatmak amacıyla savaş uçaklarının sevkinin, “2005'te eski Devlet Başkanı Hugo Chavez döneminde başlatılan askeri işbirliğinin güçlenmesinin bir göstergesi” olduğunu söylemek zorunda kalmıştır.
Stanford Üniversitesi’nden Venezuela uzmanı Harold Trinkunas, "Rusya’nın Venezuela’yla ortak tatbikat yapmasının yeni bir şey olmadığına ancak zamanlamanın dikkat çekici olduğuna" dikkat çekmiştir. Trinkunas, "Savaş uçaklarının gönderilmesi, Rusya ve Venezuela'nın ABD'yle gerginlik yaşadığı bir dönemde Maduro rejimine destek amacını taşıyor" demiştir.
Pentagon hastane gemisine karşılık
ABD’nin komşu ülke Kolombiya’ya kaçan Venezuelalı mülteciler için hastane gemisi gönderdiğini söyleyen Manning, "Buna karşılık Rusya, insan eliyle yaratılan bir felakette insani yardım yerine savaş uçağı gönderiyor" demiştir.
İngiliz Guardian gazetesinde, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun geçen haftaki Moskova ziyareti için Washington’a “Venezeuala’nın yalnız olmadığı mesajının verilmek istendiği” şeklinde haberler çıkmıştır.
Ordunun devreye girmesi olası mı?
Ordu belki krizin çözümünde anahtardır. Ancak bu iki şekilde olabilir. Birincisi bütünüyle geçici başkanın safında yerini alır ve Maduro çekilmek zorunda kalır. Kaldı ki, bazı generallerin daha şimdiden geçici başkanın tarafında yer aldığı haberleri basında görülmektedir.
İkinci çözüm şekli, ordunun bütünüyle geçici başkana karşı direnmesi ve Maduro’nun yanında yer almasıdır. Biraz tehlikeli olabilecek bu durum, ABD destekli iç savaşa kadar gidebilir. Neden derseniz, son birkaç yıldır Venezuela’da aralıklarla yoğun protesto gösterileri düzenlendiği görülmektedir. Bazı gösterilerin aylarca sürdüğü göz ardı edilmemelidir.
Gösteriler artarsa
2017 yılı protestoların sık yoğunlukta ve ağır dozda yaşandığı bir yıldır. Hükümet ve ordu birlikleri eylemcilere sert müdahalelerde bulunmuş, 100’den fazla protestocu ve güvenlik görevlisi hayatını kaybetmiştir. Müzmin hale gelmiş olan toplumsal kargaşa her an yeni olaylara gebedir. Geleceğin ne göstereceği kestirilemez.
Trump yönetimi, aklına taktığı her ülkeye uyguladığı ekonomik yaptırımlara başvurabilir. İnsan hakları ihlâlleriyle ilgili olarak uluslararası mahkemelere koşacağını söyleyebilir.
Venezuela bir kaosla karşılaşırsa, bazı kesimlerden müdahale çağrısı gelebilir. Bu müdahale için başta Latin Amerika olmak üzere, BM Güvenlik Konseyi de dahil çok ciddi bir uluslararası destek gerekebilir.
Ancak Rusya’nın Maduro’ya destek vermesi ve Çin’in Venezuela’ya karşı bir dış müdahaleye karşı çıkması dış müdahale imkânlarını çok düşük seviyelere çekecektir.